31 Ocak 2011 Pazartesi

Soğuk Salatalar/Mezeler 2


Merhabalar:)
Zaten hava soğuk bir de ne bu soğuk salatalar?
Mantıklı bir soru :)
Lakin elimde o kadar çok biriktiler ki, her gördüğümü, kanımın ısındığını veya ezelden beri yaptığımız salataları yapıp yapıp fotoğraflıyorum :)
Bugünlerde hep bahsettiğim gibi değişik değişik denemeler de yapıyorum zaten, onlara da sıra gelecek elbette:)
Ama istedim ki bugün salatalarla devam edelim :)
Bu arada lapa lapa kar yağıyor iki gündür hiç durmadan:) Çok zevkli:) Evimiz sıcacık, sağlığımız çok şükür iyi, sessizliğinde huzur bulduğumuz köyümüz yaşanılası biryer:) Dün kar dinmişti pazardan gelirken biz, köyümüzün iki kilometre ilerisinde küçük bir baraj gölü var.. Önceki kışlarda yüzeyinin tamamı donardı ama dün gördüğümde yarısı donmuştu bakın nasıl da buz tutmuş :)


Şimdi sıra tariflerimizde;


HAVUÇLU-KARNIBAHARLI SALATA
Malzemeler:
2 adet havuç
Yarım haşlanmış karnabahar
300 gr. süzme yoğurt
2 diş sarmısak
1 çorba kaşığı tereyağ
Kırmızı pul biber
Tuz, karabiber


Yapılışı:
Havuçlar rendelenip zeytinyağında sotelenir, sotelendikten sonra derin bir kaba alınıp, üzerine ufacık doğranmış karnıbaharlar eklenir.
Sarmısaklar havanda dövülüp yoğurt ile karıştırılır ve sebzeli karışıma eklenip tuzu, karabiberi de verilerek harmanlanır.
En son tereyağı kızdırılıp, içinde pulbiber yakılır ve servis tabaklarına pay edilmiş salataların üzerine gezdirlip servis edilir..


Afiyet Bal Şeker Olsun :)


KANLICA MANTARI YOĞURTLAMASI
Malzemeler:
250 Gr. incecik kıyılmış kanlıca mantarı tuzlaması
250 gr. yoğurt
2 diş sarmısak
1 çay kaşığı sumak


Yapılışı:
Sarmısaklar havanda dövülüp yoğurt ile karıştırılır..İncecik kıyılmış mantar tuzlamaları da eklenip sumağı da serpiştirilerek harmanlanır.
Servis tabaklarına bölüştürülüp, servis edilir..


Afiyet Bal Şeker Olsun:)




SEMİZOTU SALATASI
Malzemeler:
Yarım bağ semizotu
1 tutam maydonoz
1 çay kaşığı sumak
Tuz
Sızma Zeytinyağı
300 gr. yoğurt
2 diş sarmısak


Yapılışı:
Semiz otları güzelce yıkanarak, elle parçalanır ve az zeytinyağında çok hafif soldurulur.
Sarmısaklar havanda dövülüp, yoğurtla karıştırılıp, semizotları, incecik kıyılmış maydonoz, tuz ve sumak eklenerek iyice harmanlanır. Servis tabaklarına pay edilen salatanın üzerine zeytinyağı gezdirilip servis edilir..


Afiyet bal şeker olsun:)

TAVUKLU-KAŞAR PEYNİRLİ-SEBZELİ MAKARNA SALATASI
Malzemeler:
Yarım paket burgu makana
1 su bardağı kaşar peyniri rendesi
1 adet havuç
1 adet kabak
1 adet patates
1 çay bardağı bezelye
2 adet haşlanmış tavuk budu
500 gr. süzme yoğurt
3 diş sarmısak
Tuz
Karabiber
Kırmızı toz biber


Yapılışı:
Makarna sıcak suda haşlanıp süzülür.
Havuç ve kabaklar rendelenip ayrı ayrı zeytinyağında sotelenir.
Patatesler de rendelenip bol sıvıyağda kızartılır.
Tavuk butları didiklenip hazır bekletilir.
Sarmısaklar havanda dövülüp, süzme yoğurtla karıştırılır ve karışıma sırası ile, havuçlar, kabaklar, patatesler, bezelyeler, tavuk etleri, tuz, karabiber, kırmızı toz biber ve kaşar peyniri rendesi eklenip karıştırılıp harmanlanır.
Servis tabaklarına paylaştırılıp, üzerlerine baharat serpilerek servis edilir..


Afiyet bal şeker olsun :)

30 Ocak 2011 Pazar

Tulum Peynirli,Deniz'ce Napolitene Soslu Makarna


Merhabalar...
Sevgili dostlarım, mutlu geçirdiğinizi ümid ettiğim bir pazar gününün ardından merhabalar kocamann kocamaaannn sevgiler, selamlar, hürmetler benden size..
Size danıştığım diyabet tarifleri vakası ne çok geri dönüşe sebep oldu anlatamam.. Aldığım mailler meğer bu konuda ne sıkıntılıymışız onu kanıtladı bana..
Bir iki tarif denedim haftasonu en kısa vakitte "Diyabetik Tarifler" kategorisini oluşturacağım..
Allah korusun cümlemizi bu hastalıktan ama yine de var işte ne yapalım...
Canım babacığım tansiyonunu 22 ye çıkartmakla çok korkuttu ama çok şükür şimdi iyi..Sağlıklı beslenmeye devam ediyoruz, ve herkesten isteğim çocuklarınıza ve kendinize çok dikkat ediniz, sağlıklı besleniniz...
Bugün ise domatesli makarnalara olan aşkımın depreştiği bir günde hazırladığım nefis domatesli ve peynirli bir tarif paylaşcağım sizlere, biliyorum hepiniz çok seviyorsunuz makaranyı:) Bu tarifimi de sevmeniz dileklerimle :)
Cümleten mutlu haftalar :)


Malzemeler:
1 paket fiyonk makarna
1,5 lt. sıcak su
Tuz
Sıvıyağ
125 gr. tulum peyniri
Napolitene Sos İçin:
1,5 su bardağı domates rendesi (kışlık hazırlanmışlardan kullandım)
1 adet soğan
1 diş sarmısak
1 tatlı kaşığı fesleğen
1 çay kaşığı kekik
Kırmızı Toz biber
kara biber
Tuz

Yapılışı:
Makarna, sıcak suya tuz ve sıvıyağ eklenerek yaklaşık 8 dk. haşlanıp süzülür.
Sos için; Soğan yemeklik doğranıp, az sıvıyağda pembeleştirilir. İnce kıyılmış sarmısak, domates rendesi, tuz, karabiber ve fesleğen eklenip pişirilir.
Haşlanmış makarna eritilmiş fakat yakılmamış tereyağında kavrulup, içine rendelenmiş tulum peyniri eklenir ve harmanlanır. 
Peynirli makarna karışımı pişen domatesli harçla da harmanlanıp sıcak servis edilir.. 

Afiyet bal şeker olsun:)

28 Ocak 2011 Cuma

Tavuksuyuna Terbiyeli Tavuklu, Sebzeli,Fesleğenli Çorba


Merhabalar:)
evde, sıcak soba başında soğuk ve kar yağışlı geçen bir günün ardından kucak dolusu sevgiler hürmetler hepinize:)
Öncelikle birşey danışmak istiyorum sizlere, bahsettiğim üzere sevgili babacığım düşük seviyeli de olsa diyabetikli ve yüksek tansiyon hastası, değişik diyabetik yemek tarifleri arıyorum, çorbası, salatası, kurabiyesi, tatlısı, keki herşeyiyle.. Babam çok sever çünkü atıştırmalıkları, bende ona hem dokunmayacak, hem de mutlu edecek şeyler yapmak istiyorum.  galetalar, kurabiyeler geliştirmeye çalışsam da bu kartelayı geliştirmek iyi olacak diye düşünüyorum..
Bildiğiniz gördüğünüz, bir site veya kitap veya bloglarınızdan tarifler varsa lütfen bana yazın....
Gelelim bugüne,
Soğuk günler eşittir sıcak çorbalar:) Karşıt renkler gibi..
Çorba yapmayı bu kış çok sevmeye başladım, baharatlara olan merakım, sebzelerin bolluğu, evde oluşum, bizimkilerin sağlıklı yaşama yelken açma çabaları, benden araştırma yapmamı istemeleri, benim içimi kabartan meraklı duygularım derken birçok deneme yapıyor pek azını burada paylaşıyorum:) Neden? Çünkü bazıları beklediğim tadı vermiyor, bazıları hayır asla dedirtiyor, bazılarına birşeyler daha eklemeli dedirtiyor ve nihayetinde çok az sayıda deneme Kalpkurabiye ye çıkmaya hak kazanıyor:)
İşte o çorbalardan bir tanesi, tavuk haşlanınca tencereden çıkarıp beyaz etinin bir kısmı ile bir butunu ayırıp planlarım var diye dolaba kaldırdığım ve birkaç dakika içerisinde hemencecik tasarlayıp çorbaya dönüştürdüğüm birşey.. Aman ne başarı? Değil mi:) Sebzeli bir çorbaya renk katmak güzel bir deneyim oldu kendi adıma:)
Tatile girmiş, okul günlerinde yorgun düşmüş bebelerinize veya evdeki koca bebeklerinize yapınız diyorum bu çorbadan..Sağlıklı yaşam şart!!!
Herkese sağlık ve afiyet dolu bir haftasonu diliyorum :)

Malzemeler:
1 adet haşlanmış tavuk budu
1 parça haşlanmış göğüs eti
2,5 su bardağı tavuk suyu
2,5 su bardağı kaynar su
2 adet havuç
1 adet büyük boy patates
1 adet orta boy kereviz
1 adet yumurta sarısı
3 çorba kaşığı un
3 çorba kaşığı yoğurt
1 tatlı kaşığı fesleğen
1 çorba kaşığı tereyağ
Tuz, karabiber,kırmızı toz biber

Yapılışı:
Kereviz, havuç ve patates rendelenip fazla suları sıkılarak tencereye alınır, üzerine tavuk suyu ve sıcak su eklenip çok az tuz serpilerek pişmeye bırakılır.
Tavuk etleri küçük küçük kesilip hazır bekletilir.
Sebzeler piştikten sonra, yumurta sarısı, un ve yoğurt bir kasede çırpılıp içine bir kepçe çorba suyundan eklenip çırpılır ve hızlıca çorbaya karıştırılır.
Tavuk etleri de ilave edilip, tuz, karabiber ve kırmızı toz biberi eklenip bir iki taşım daha kaynatılır.
Küçük bir tavada tereyağ eritilip fesleğen ile kavrulur, çorba ocaktan alınmadan evvel fesleğenli yağ ile buluşturulup hamanlanır ve ocaktan alınıp sıcacık servis edilir..


Afiyet bal şeker olsun :)

27 Ocak 2011 Perşembe

Zeytinyağlı Karalahana Sarması


Merhabalar:)
Mübarek Perşembe' yi, mübarek Cuma' ya bağlayacağımız bu güzel gecede, semaya açılan tüm eller Allah tarafından boş çevrilmez,  dualarımız kabul, isteklerimiz makbul olur inşaAllah diyerek başlıyorum söze..
Nasılsınız a dostlar :)
Eski mahallemizde çok sevdiğim bir teyze vardı, bizi sokakta her görüşünde "ne yapıyorsunuz a kızlar?" derdi, biz gülüşürdük.." Edepli olun edepli derdi, çok gülüşmeyin kimse almaz sizi " derdi:)
Çocukluğunuza renk katan böyle insanlar olmuştur muhakkak, masumane tatlı birer anı olarak yer aldılar mazimizde..
Nerden esti böyle hemen cevaplayayım, efendim bugün içimdeki hamaratlık duyguları tavan yaptığından soğuk falan dinlemeden tüm evi elden geçirdim, özellikle de mutfağı:) Dolapları ince ince sildim, yerleştirdim, tozlanmış süs eşyalarını yıkadım kuruladım, bazı eşyaların yerini değiştirdim, aynı dolaplara hem yeni bir vizyon kazandırdım hem de temizlemiş oldum.. Ben bu işlerle meşgulken annem geldi yanıma ve "ne yaparsın a kız?" dedi :) Bir anda kocamannn bir kahkaha koptu ve annem "çok kikirdeme kimse almaz seni" dedi, o tatlı teyzeciği hatırladım.. Kulakları çınlasın..
Eskiler eskiler diyip duruyorum ama eski çok da eski değil benim için.. Çocukluğum çok uzakta değil.. O günlere ait olan birçok şey hala yerli yerinde orada..Oraların o halde olduğunu bilmek de huzur veriyor bana..
İşte böyle eskiler felan derken dedim ki şöyle, annelerin, ananelerin, teyzelerin ellerinden geleneksel lezzetimiz kendi adıma annemin yanında dizlerimi kırıp yer sofrasında oturup, sofra bezini belime kadar örttüğüm, ayaklarım uyuşsa da zevkle öğrenmeye çalıştığım ve artık kendi kendime rahat rahat yaptığım karalahana sarmasını paylaşayım sizlerle.. Kış mevsimindeyiz tam da zamanı :)
Buyrun afiyet olsun :)

Malzemeler:
4-5 adet kuru soğan
6 çorba kaşığı zeytinyağı
2 su bardağı pirinç
1 yemek kaşığı kuru nane
1-1,5 tatlı kaşığı karabiber
2 çay kaşığı tarçın
2 kesme şeker
yarım limonun suyu
kıyılmış maydanoz
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay bardağı kaynamış su
1 bağ kara lahana
Pişirme için:
çeyrek çay bardağı zeytinyağı
1 su bardağı kaynamış su

Yapılışı:
Kuru soğanlar yemeklik doğranıp zeytinyağında kavrulur.
Pirinçler yıkanıp soğana eklenir, az daha kavrulur. Sırası ile; nane, karabiber, tarçın, kesme şekerler, yarım limon suyu, kıyılmış maydonozlar eklenip karıştırılır. Tuzu ve suyu ilave edilip kısık ateşte pirinçler suyu çekene kadar demlendirilir.
Kara lahana yaprakları sıcak suda çok az haşlandıktan sonra tencerenin altına tabanı örtecek şekilde lahana yaprağı dizilir, Haşlanan karalahanalar boyutlarına göre tek veya ikiye bölünüp arasına iç malzeme eklenerek sarılır.
Sarma işlemi bittikten sonra dolmaların üzerine zeytinyağını gezdirip, üzerlerine yine lahana yaprağı döşeyip sıcağa dayanıklı bir tabak kapatılır ki fokurdama esnasında sarmalar zedelenmesin.. En son sıcak suyu gezdirilip tencerenin kapağı kapatılır ve pişmeye bırakılır...

Afiyet bal şeker olsunn :)

26 Ocak 2011 Çarşamba

Kuru Meyveli Zencefilli Kalp Kurabiye


Merhabalar:)
Allah ne büyük nimetler vermiş değil mi bizlere?
Blog hayatı ile tanıştığım andan itibaren kendimi atdığım yenilikçi bakış açısının hayatımı nasıl değiştirdiğini izlemekteyim.. Tuhaf bir cümle oldu ama öyle..
Artık etrafımda bir soru olsa muhakkak şu veya bu şekilde diye cevap yazabiliyorum, insanlar danışıyorlar, tanımasalar da seviyorlar, tanımak, tanışmak istiyorlar..
Ezelden beri insan canlısı ve evcimen bir yapım olduğundan en çok bu durum sevindiriyor beni..Hayatın bana sunduğu tüm nimetlerden imkanlarım dahilinde faydalanmak, bunları insanlarla paylaşmak, karşımda meraklı ve sevgi dolu gözleri görmek ne ala anlatamam..
Bu bağlamda mutluluğuma ortak olan tüm sevdiklerime ve sevenlerime teşekkürü borç biliyorum..
Lakin kendimi yeterli bulmamaktayım, sanki daha olgunluğa erişememiş, hep eksik gibiyim.. Annem gençlik heyecanından dese de herşyi bilmek,öğrenmek her an ufkumu genişletmek istiyorum, değişik yerler görmek, değişik tatlar denemek, sanatlar öğrenmek vesaire vesaire.. Ömür yetmez biliyorum ama içimdeki bu yükselişi bir türlü bastıramıyorum..:) Bir gün özendiğim geniş ufuklu insanlar gibi olurmuyum bilemiyorum..
Neyse..
Allah bize ne güzel nimetler vermiş demiştim, evet zencefil bunlardan birtanesi..
Kendisi ile çok yeni tanışmış olamama rağmen oldukça iyi bir ikili olduk:) Daha onunla ilgili bilmediğim tonlarca şey var biliyorum..Ama öğrenmeye devam ediyorum, okuyorum, düşünüyorum, tasarlıyorum..Tatlılarda, çorbalarda, kurabiyelerde deniyorum..
Bugünde sizlere zencefilin renk ve lezzet kattığı bir kurabiyemi sunmak istiyorum..
Kilere dalıp elimdeki malzemeleri didiklerken sen de gel meyve şekeri dediğim ve yılbaşı sofrasında yerini kıtır kıtır almış bir kurabiye bu..
Denemeniz dileği ile..


Malzemeler:
125 gr. yumuşatılmış tereyağı
125 gr.  pudra şekeri
3 su bardağı un
1 yumurta sarısı
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 tatlı kaşığı toz zencefil
1 çay bardağı meyve şekerleri


Yapılışı:
Tereyağı, pudra şekeri ve yumurta sarısı mikserle çırpılır. Un, zencefil,meyve şekerleri ve kabartma tozu eklenip iyice karıştırılır.
Elde edilen hamur unlanmış tezgahta 5 mm kalınlığında açılır.Kalp kalıpla kesilerek yağlı kağıt serili tepsiye sıralanan kurabiyeler önceden ısıtılmış 160 derecelik fırında yaklaşık 15 dakika fırınlanıp soğutulur..

Afiyet bal şeker olsun :)

25 Ocak 2011 Salı

Mercimekli Börek (İglo milföy ile)


Merhabalar:)
Derya Ablamın o güzell revanisini gördünüz mü?
Kıymetli eşi kendine gelince tatlı istemiş.. Bu bir işaretmidir? Bence öyledir.. Bir baba, bir eş dayanabilirmi hayat yoldaşı, kuzuları üzülsün, hemencecik ağızlarının tadları geliversin diye istemiş tatlıyı..
MaşaAllah!!!
Canım babam da geçen yıl böbreğinden büyük bir ameliyat geçirmişti, biz gidememiştik işten dolayı ama uyanır uyanmaz hemen çocuklarım demiş,anneme aratmıştı "kızım ben iyiyim kardeşinle birbirinize sahip çıkın" demişti zar zor.. kıyamam...
Evlat olmak, torun olmak ayrı, ana olmak, baba olmak apayrı..
Allah  yokluklarını acılarını göstermesin inşaAllah..
Hayat işte ne yaparsak yapalım yokluklarını da gösteriyor bazen.. Kıymetli Yıldız ablama tekrar başsağlığı diliyorum...
ve sessiz okuyucularımdan yeni tanıştığım ve çabuk ısındığım sevgili Fatma Ablam' ın anneciğine de geçmişler olsun diyorum...
Allah acılar, hüzünler veriyor ama hayata bağlanacak bir parça da muhakak veriyor..Cümle hastalarımızın, müşkülde olanların Allah yar ve yardımcısı olsun diyorum..
Bugün sizler ile nefis bir börek paylaşacağım.. Dün çorbasını yaparken birazcık ayırdım, içine maydonozunu kattı ve marketten kıtlıktan çıkmış gibi beş paket birden aldığım İglo milföylerimi denedim:) Bu zamana kadar Kastamonuya gelmediği için tüm market sahiplerini kınadım:) İyiki varsın Migros:) Pamuk gibi, nefis kıvamlı milföyler.. Hepinize öneriyorum şiddetle.. Sırada diğer ürünleri var:)Hepsini deneyeceğim.. Meraklıyım bilirsiniz:)

Malzemeler:
10 yaprak iglo milföy
1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
50 gr. kıyma
1 küçükbaş soğan
1 tutam maydonoz
Tuz, karabiber,salça, kırmızı toz biber
Sıvıyağ
Üzeri için;
1 yumurta sarısı
Çörekotu

Yapılışı:
Soğanlar yemeklik doğranıp sıvıyağda pembeleştirilir, kıyması, salçası ve baharatları ile birlikte kavrulur. En son maydonozu incecik kıyılıp eklnir ve soğutulur.
Yumuşamış olan milföy hamurları merdane ile çok az inceltilip içlerine birer çorba kaşığı iç malzemeden eklenip zarf şeklinde kapatılır.
Üzerlerine yumurta sarısı sürülüp, çörekotu serpilen börekler tepsiye sıralanıp önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında kızarana kadar pişirilir..

Afiyet bal şeker olsun :)

24 Ocak 2011 Pazartesi

Soğuk Mezeler (Yeni Başlayanlara)


Merhabalar:)
Çok bilmiş gibi yeni başlayanlara yazdım artist artist ama ben de o yeni başlayanlara dahilim:)
Soğuk mezelere hep ilgi duymuşumdur ama kurabiye kek yapmaktan onlarla ilgilenemiyordum..
Akdeniz ve Ege mutfaklarının belirgin ögesi olsa da bizim kültürümüzde de var soğuk mezeler..
Yılbaşını fırsat bilip çok güvendiğim kaynaklardan öğrendim mezeleri:) En pratik olanları tabi:) Yoksa daha neler neler var:) Onları da yaza deneyeceğim.. Hani soğuk ya yenmiyor kışın:)
En çok haydariyi sevdim çünkü babam enn çok onu beğendi:) Tıpkı gençliğinde Eskihisar'da (Gebze) akşamları toplaşıp kurdukları sofralarına aldıklaı haydarilere benzemiş:) Ah bir de fesleğen taze olsaydı:) Kurusu da makbülmüş:)
Sizlerden de öneri ve linkler bekliyorum sevgili dostlarım:) Sessiz okuyucularım siz de dahilsiniz:) Bekliyorum bildiğiniz mezeleri:) Zira bu konuda kendimi geliştireceğim.. Klasik mutfak maceraları kesmiyor beni vesselam:) Geniş ufuklara bakmayı öğrenmeliyim:)
Bahçeye bile bir sürü baharat ekeceğim bu yıl, fesleğenimi, kekiğimi kendim yetiştireceğim:) İnşallah:)
Evet başlasın artık meze geçidi..

GİRİT EZME
Malzemeler:
200 gr. izmir tulum peyniri
2 adet közlenmiş kırmızı biber
2 diş sarmısak
1 tatlı kaşığı fesleğen
1 çay kaşığı kekik
2 çorba kaşığı incecik kıyılmış maydonoz
1 tatlı kaşığı çörekotu
Tuz , karabiber
Yapılışı:
Tulum peyniri derin bir kapta çatalla iyice ezilir, Közlenmiş biberler incecik kıyılır, maydonoz, fesleğen, kekik,çörekotu, tuz ve karabiber de eklenerek iyice karıştırılan ezme servis tabağına basma yöntemi ile alınır ve çörekotları ile süslenerek servis edilir..


HAYDARİ (Lezzet Dergisinden Alıntıdır.)
Malzemeler:
500 gr. süzme yoğurt
3 diş sarmısak
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 tatlı kaşığı fesleğen
50 gr. tereyağ
Tuz
Karabiber
Yapılışı:
Sarmısaklar havanda dövülüp süzme yoğurda eklenir ve karıştırılır..
Küçük bir tavada eritilen tereyağına, nane ve fesleğen eklenip çok az kavrulur ve yoğurda eklenir.. Zevke göre tuz ve karabiberi ilave edilip karıştırılır..
Servis tabaklarına pay edilip, servis edilir..

HAVUÇ SALATASI
Malzemeler:
3 adet havucun rendesi
1 diş sarmısak
1 kase süzme yoğurt
Tuz, karabiber
Zeytinyağı
Yapılışı:
Havuç rendeleri zeytinyağda tuzlanıp sotelenir, sotelendikten sonra içine havanda dövülmüş sarmısak eklenen süzme yoğurtla buluşturulup karıştırılır.
Servis tabaklarına pay edilip, maydonozlarla süslenerek servis edilir..


KEREVİZ YOĞURTLAMASI
Malzemeler:
1 adet orta boy kereviz
2 diş sarmısak
1 kase süzme yoğurt
Tuz, karabiber, kuru nane, pulbiber
50 gr. tereyağı
Zeytinyağı

Yapılışı:
Kereviz limonla ovularak rendelenir ve zeytinyağında sotelenir, sotelendikten sonra içine havanda dövülmüş sarmısak eklenen süzme yoğurtla buluşturulur.
Tereyağı eritilip içinde nane ve pulbiber yakılıp karışıma eklenir, zevke göre tuz ve karabiber eklenip karıştırılır, servis tabaklarına pay edilip üzerine zeytinyağı gezdirilip, baharatlar ile süslenir.

Afiyet bal şeker olsun..

23 Ocak 2011 Pazar

Antepfıstık Pudingli ve Damla Çikolatalı Kek


" bu sabah erken uyandım
gittim sana güller aldımm
mutlu ol diye:))) "
YALIN
*****
Sabah ezanında uyanıp, br daha uyuyamazmısınız?
Bu uykusuzluğun sebebi, uykuyu sevmeyişinizmidir?, alışkanlığınızmıdır? yada kabul edelim mutfağa olan aşkınızmıdır?
Cevap belli..
Bendeniz lise yıllarımdan bu yana sabahları erkenden kalkarım, okuldayken de, çalışırken de, şimdiki gibi nezih bir ev kızıyken de bu özelliğimden vazgeçmedim..
Öğlene doğru sızar kalırım bazen ama bazen :)
Üstte bir kaç satırını yazdığım o şarkıyı dinlemekten zevk aldığım Yalın söylemeye başladığında işte dedim bu satırlar tam benlik.. O yıllarda mutfakla hiçbirşekilde (bulaşık yıkamak da dahil) aram olmadığı için sabah kalkıp dergi okurdum:)
Ama şimdi?? Bazen kitap okurum, bazen dergi ama çoğunlukla mutfakta olurum..
Mutfak Faresi iş başında...Ev ahalisi mis kokularla uyanmaya bayılıyorlar, hatta bazen sipariş bile veriyorlar..
Kışın biraz zor oluyor aslında sobayı yakmak, mutfak ısınana kadar acayip hareketler yapıp ısınmaya çalışmak ama yine de seviyorum köyde olmayı, özlemiyorum eski şehir hayatımı, zaten o zaman mutfakta da üstün derecede beceriksizdim :)
Yaz gelse daha bir zevkli oluyor uyanmak, kuş cıvıltıları ile, önce köpekleri, sonra tavukları doyurmak, koyunlarımız varsa yine onları da doyurmak.. Bu sırada eve koşup eyvahh fırın demek.. Bahçeden domates, biber taze soğan koparmak:))
Yine bahsettiğim modellerde mutfakla tatlı anlar yaşadığım bir anda yapmaya karar verdiğim bir kek bugün paylaşacağım.. O nefis ev keki aromasının yanında bir de antepfıstığı kokusu var.. Kileri karıştırırken bulduğum o antepfıstıklı pudinge "şanslı günündesin seni de seçtim" demiştim o sabah kabartma toz, vanilin ve damla çikolatalarla birlikte :)

İşte bu kek o kek :) Paylaşma günü bugündür :)

Malzemeler:
3 adet yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı yoğurt
Yarım su bardağı sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilin
1 paket toz antepfıstıklı puding
1 su bardağı damla çikolata
3-3,5 su bardağı un

Yapılışı:
yumurta, şeker ve yoğurt iyice çırpılır, sıvıyağı eklenip çırpmaya devam edilir..
Kabartma tozu,vanilin, damla çiklata ve antepfıstıklı puding ilave edilip az daha çırpılır ve klasik kek kıvamı elde edilene kadar azar azar un eklenir..
elde edilen karışım yağlanmış kek kalıbına dökülüp önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında pişirilir, soğuduktan sonra dilimlenerek servis edilir..

Afiyet bal şeker olsun :)


21 Ocak 2011 Cuma

Velibah

Merhabalar sevgili dostlar :)
Bugün öğle vakti sevinçten kocamann bir çığlık attım..
Kargodan gelen kocaman paket bu çığlığın haklı kanıtı idi..
Paket, sevgili nişanlım tarafından özenle seçilmiş sipariş edilmiş birbirinden güzel ürünler içeriyordu.. Kalpli kek ve muffin kalıpları, çeşitli pasta şekerleri, kurabiye kalıpları, damla çikolatalar hepsini tek tek inceledim tekrar tekrar baktım..Çok güzeller çookk :))
Ürünleri fotoğraflamadım kullandıkça bu da o paketten çıkmıştı diyeceğim:) Ama kalp kalıpla ilk hedefim Havuçlu kek yapmak.. Seçilciğim çok güleceksin biliyorum "ıssız adam keki" yapacağımm :D Hahahah:)
Günlerinize gecelerinize bol neşe dolsun diyorum... Sepet sepet hepinize dağıtıyorum neşemi elimden geldiğince ..:)
Evet.. Baharı karşılayıp da bahçelere dökülene kadar bizler hafta sonlarımız hamurişleri ve yöresel ürünlerle geçecek ne yapalım:) Bahar gelince gelsin börtü böcek pozları:)
Bugün de sizlerle çok sevdiğim bir Çerkez Lezzeti olan Velibah' ı paylaşacağım.. Hakkında türlü rivayetler olan bu nefisss hamur işi mutfaklarımızda ve bizlerden olmuş vaziyette..Ama hala niye bu ismi aldığı bilinmiyormuş:)
Bu sebepten lezzetine önem vereceğiz bizde:))

Malzemeler:
Hamur için;
1 kg un
Yarım paket yaşmaya
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker
Yoğurmak için, ılık su
İçi İçin;
5-6 adet haşlanmış patates
1 adet kuru soğan
3 çorba kaşığı sıvıyağ-
Tuz
Kırmızı toz biber, karabiber, eser miktarda kimyon
Üzeri ve Arası için
TereyağYapılışı:
Un hamur yoğurma kabına alınıp tuz ile harmanlanır, ortası havuz şeklinde açılır, maya ve şeker eklenir.
Üzerine biraz ılık su dökülüp, maya kabarana kadar beklenir.
Azar azar ılık su ekleyerek, kulak memesi kıvamında bir hamur yoğurulur ve elde edilen hamur bir sat kadar üzerine nemli bir bez örtülerek dinlendirilir.
İç malzeme için; haşlanmış patatesler ezilip, içine incecik kıyılmış soğanlar, tuz ve baharatlar eklenip karıştırılır.
Mayalana hamur bezelere ayrılıp her bir beze el yordamı ile açılır ve iç malzemeden paylaştırılıp bezelerin ağızları büzdürülür.
Büzdürülen kısımlar altta kalacak şekilde unlu bir tezgahta servis tabağı büyüklüğünde açılır, ortasına erimiş tereyağ gezdirilerek yarım ay şeklinde katlanır ve yağsız teflon tavada arkalı önlü pişirilir.
İsteğ göre üzeri de yağlanarak sıcak sıcak servis edilir..

Afiyet bal şeker olsun :)

20 Ocak 2011 Perşembe

Ananaslı ve Kivili Komposto


Merhabalar sevgili dostlarım, izleyicilerim, sessiz takipçilerim, ablalarım, kardeşlerim:)
Pırıl pırıl deyim yerinde ise baharı müjdeleyen bir gün yaşadık bugün.. Kış aylarının ortasında olsak da günlerin ılık geçmesi doğayı uyandırıyor gibi ne dersiniz?
Ahh bir doğa uyansa da ben kendimi bahçelere atsam diyorum, çiçekleri ekeceğiz, sonra sebzeleri, ağaçları kireçleyeceğiz, sonra en mühimiii çileklerimiz olacakkk:)))
Rengarenk açan çiçekleri bir bir fotoğraflayıp sizleri mahrum bırakmayacağım:)
Ahhhh dedik bu kadar özlem dolu iken bahara bir de tropik bir tarif verelim:)
Şu fani ömrümde ilk kez ananas soydum ve tadına baktım:) Evett ilk kez..Babam arap ülkelerinde çok kaldığından pek haşır neşirmiş bu meyve ile markette ne zaman baksak yok iyi çıkmaz bu derdi nerden anladığı sorusuna da bir cevap vermezdi.. Geçenlerde Deniz sana müjde işte bu ananas süper dedi ve aldık:) Heyecanla Oktay ustadan öğrendiğim şekilde soydum kabuklarını ve genelde yavan olarak bahsedilen o meyve bal gibiyidi..
ve bir oturuşta yarısını yedik:) Kalanının yanına da Rize kivilerinden doğrayıp tropik bir meyvesuyu hazırladım:)
Sizlerle paylaşma günü bugündüüüürrrr :))
İşte tarifim..

Malzemeler:
1 adet ananas
5 adet kivi
1 su bardağı tozşeker (miktarını meyvelerin tadına göre azaltıp çoğaltabilirsiniz)
1,5 lt. su
1-2 damla limon suyu

Yapılışı:
Ananas ve kiviler su dolu tencereye alınıp 1-2 damla limon damlatılarak pişirilir..
Meyveler piştikten sonra şekeri verilip bir iki taşım daha kaynatılan komposto ocaktan alınıp soğuduktan sonra servis edilir..

Afiyet bal şeker olsun :)

19 Ocak 2011 Çarşamba

Balpare Tatlısı ile Gönülden Merhabalar ve Hediyelerim..


Merhabalar sevgili dostlar..
Sözün bittiği o anları bana birkez daha yaşattınız sağolasınız.. Her daim sıcaklığınızı dualarınızı, kıymetli fikirlerinizi okumak, dinlemek, anlamaya çalışmak öyle mutluluk verici ki..
Hayat insana olmadık anda/zamanda birşeyler yaşatabiliyor..
Kendimce 23 yıllık ömrümün en zor sınavlarından ikincisini verdim.. Çok şükür Rabbime ki huzurla, tatlılıkla, hoşgörüyle, sevgiyle fazla birşeyler kaybetmeden ailecek sevgi yumağı olup çıktık işlerin içinden..
Çok şükür..
Hayat bazen kazandırıyor, bazen kaybettiriyor ama her zaman dersin içinden ders veriyor.. Muhakeme yapmayı öğrendim bu derste ben.. Kendimi ve etrafımdakileri olumlu olumsuz dışa vurmayı, içimde yaşadıklarımı dışa anlatmayı öğrendim ve yanımda olan dostlarım, kardeşlerim ve ablalarım sayesinde kendimi çok çabuk toparlamayı başardım ve karşınızdayım..
Allah beterinden saklasın diyorum, korusun bizleri lakin iyisi de kötüsü de bizler için değilmidir?
Herşeyi yaşamalı ve tecrübe etmeli, sonuçta kendimize birşeyler edinebilmeliyiz..
Bu temenni ile yoluma devam ediyorum..
Sevgili Yıldız Ablamın anneciği Hakkın rahmetine kavuşmuş öğrendim ki, Allah' tan rağmet, kalanlara sabırlar diliyorum.. Mekanı nur dolsun inşaAllah!!!!
Bir de cuma günü aldığım hediyeler.. Ne cici ne güzel şeyler.. Bloğu olmasa da beni sessizce takip eden, bayramda üşenmeden ziyaretimize gelen ama bizi bulamayan, her daim yanımda olan canım Şükran ablam ve kıymetli annesine bu hediyeler için çok teşekkür ediyorum..

Eldiven lifler ne kadar cici değil mi :)













havlum da yine çok cici:) hemde lila renginde:))


ve yemeniler ne kadar özenliler pırıl pırıl..
************************************
Kalpkurabiye' niz tüm neşesi, pozitifliği ve heyecanları ile macerasına devam ediyor sevgili dostlarım...
bugün sevgili kardeşlerimden Balparem' in bloğunda tatlı faaliyetlerin ikincisinin başladığını okudum.. Dönüşüme yakışsın diye tatlısını pişirdim ve zevkle tattım.. Ertesi gün daha da güzelleşiyormuş ama taze taze bile bayıldım ben tatlıma:) İçine renk katsın diye hamuru ikiye böldüm ve limon aroması ekledim pek de güzel yakıştı.. Hamurun diğer yarısını tarife sadık kalarak yaptım ki gerçek lezzetini de alabilelim:) Bir de un miktarını yarım bardak artırdım çok cıvık gibi geldi bana..
Yayılmasın diye de önce 200 derece de fırınladım sonra düşürdüm dereceyi:)
Sonuç olarak ben ziyadesi ile beğendim tatlımızı..
Orjinal Adı ; "İrmikli Top Top Tatlı" ama ben O' na "Balpare Tatlısı" adını yakıştırdım nacizane..

Malzemeler:
125 gr. margarin
2 çorba kaşığı sıvıyağ
1 yumurta
1,5 su bardağı irmik
2,5 su bardağı un
1 su bardağı oda sıcaklığında yoğurt
Yarım su bardağı tozşeker
1 pk. kabartma tozu
1 pk. vanilin
1 tüp limon aroması

Şerbet için:
4 su bardağı şeker
4 su bardağı su
1-2 damla limon suyu

Üzeri İçin:
Hindistan cevizi
Antep fıstığı

Yapılışı:
Tatlıya şerbet soğuk verileceğinden öncelikle şerbet malzemeleri kaynatılıp bir kenara alınır soğutulur..
Hamur için verilen malzemeler sırası ile derin bir kaba alınıp yoğrulur ve elde edilen hamurdan ceviz büyüklüğünde toplar yapılır.
Yağlı kağıt serili tepsiye sıralanan tatlılar önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 10 dk, sonra derecesi düşürülerek 160 dereceye getirilen fırında iyice kızarana  kadar pişirilip fırından çıkar çıkamz soğuk şerbetle buluşturulur.
Bir gece dinlendirilen tatlılar üzerlerine hindistan cevizi veya fıstık serpilerek servis edilir..

Afiyet bal şeker olsun..

17 Ocak 2011 Pazartesi

Kepekli Kurabiye

"Kara çalı gibi girdin aramıza,
 Kara çalı girdin aramıza
 Al kızını koy çuvala
 Al kızını koy çuvala
Sala salla vur duvaraaa" Hobaaaaaaa:))
Evet belli oluyor değil mi? Dün izledik ailecek "eyyyvah eyvah 2" yi:) Annemle baamı da götürdük harika eğlendik, sonuna doğru ağladık azcık ama finalde tüm salon fasülye şarkısının yeni versiyonu ile oynadı:) Harikaydı:)
Haftaya çok mutlu başladık, güzel bir kurabiye ile devam edelim değil mi:)
Tümm sevdiklerime, ziyaretçilerime, dostlarıma mutlu mutlu haftalar diliyorummmm:)))
Tarifim lezzet dergisinden, hafif ve az şekerli bir tarif tavsiye ediyorum sizlere:)

Malzemeler: 
 1 su bardağı un
 Yarım su bardağı kepek
 1 yumurta
 Yarım su bardağı toz şeker
 1 paket kabartma tozu
 3 yemek kaşığı yumuşatılmış tereyağı
 1 çay kaşığı tarçın
 Üzeri için
 İri dövülmüş fındık
 
Yapılışı:
Tüm malzemeler derin bir kapta yoğrulup kurabiye hamuru hazırlanır..
Elde edilen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp yuvarlak şekillendirilir, üzerine dövülmüş fındık serpilip yağlı kağıt serili tepsiye sıralanan kurabiyeler önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 15 dk. pişirilir..
 
Afiyet bal şeker olsun:)

14 Ocak 2011 Cuma

Peynirli :)

Mutlu haftasonları diliyorum şimdiden : ) Bugün kuzine maceralarımızın bir diğeri olan "Peynirli" ile kaşınızdayım:)
Peynirli yapımını özel bir zevki vardır bizim evde..
Şöyle ki;
"Her zaman ki gibi önce önlüğünü takıp, yemenisini bağlıyor başına o kız ve tezgahın üstü tamamen temizleniyor..
Kuzine çam kozalakları ile tutuşturuluyor, çıranın mis kokusu çekiliyor genizlere..Sonra yanan meşe ve çamların çıtırtısı yayılıyor evin içine sıcaklığı ile birlikte, dışarıya da kokusu...
Çaydanlık ve güğüm yerini alıyor kuzinenin üzerinde..
sonra hamur teknesine un eleniyor, bu arada o kızın eli yüzü un oluyor muzurluk ediyor çünkü.. Ak pak oldum diye seviniyor..Un gibisi var mı? Mübarek...
Sonra o kız elediği unu tuzlayıp ortasına bir yumurta kırıp ılık su ile yoğuruyor hamuru özlü özlü..
Hamuru da koyuyor kuzinenin yanına dinlensin diye..
Sonra peynirlerini incecik kıydığı maydonozları ile buluşturuyor, bir yumurta ve tuz da katılıyor bu buluşmaya..
Kız sacı yıkayıp kuruluyor ve yerleştiriyor kuzinenin üzerine..
Sonra hamurunu bezeliyor, başlıyor merdanesi ile açmaya..
İlk peynirliyi verince sacın üzerine bakıyor ki kaynamış çaydanlık ötüyor.. Hemen demliyor çayı.. Meşe kokusuna bir de taze çay kokusu karışıyor..
Peynirli arkalı önlü pişerken kız ikinciyi hazırlıyor..
Peynirli pişince alıyor bir tepsiye sonra da çatalına batırıp bir topak tereyağını, tereyağlıyor üzerini peynirlinin.. Peynirli pırıl pırıl görünüyor artık..
Sofrayı hazır ediyor kız bu arada, sofra dediğimiz de bir iki domates ve salatalık söğüşü ve zeytin..
Sımsıcak peynirli ve çay ile değme ziyafetlere taş çıkarıyor peynirli keyfi..
Sıralanıyor peynirliler..


Dayanamıyor ahali, pişeni alıyor bölüyor ikiye paylaşıyor yanındaki ile..Mutluluğu sarıyor kalpleri evde olmanın, evde hep beraber olmanın !!!!
Peynirli masalı bu ailenin şen kahkahaları ile son buluyor ve hep aynı şaka yapılıyor..
"Ben yedim Allah artırsın, sofrayı Deniz kaldırsın"
işte böyle sevgili dostlar..Dilerim bir gün sizleri de burada bu şekilde ağırlamak nasip olur bana..Kapılarım herdaim açık bilesiniz..
ve tatmak isteyen herkese reçeteyi düzenli olarak vermek istiyorum:)

Malzemeler:
Hamur İçin:
5 su bardağı Un
1 tatlı kaşığı tuz
1 yumurta
Ilık su
İç Malzemesi:
300 gr. yumuşak beyaz peynir
Yarım demet maydonoz
1 yumurta
Tuz


Yapılışı:
Hamur için verilen tüm malzemeler karıştırılıp azar azar un ilavesi ile ele yapışmayan ve hafif sert kıvamlı bir hamur elde edene kadar yoğrulur. Hamur üzerine nemli bir bez örtülerek yarım saat dinlendirilir.
İç malzemesi için yumuşak beyaz peynir ezilip içine ince  ince doğranmış maydonozlar, yumurta ve tuz eklenerek karıştırılır.
Dinlenen hamur yumurta büyüklüğünde bezelere ayrılıp üstlerine bolca un serpilir. Bir beze oklava veya merdane ile incecik açılıp arasına iç harçtan kaşık ile sürülüp yarım ay şeklinde kapatılır ve yağsız teflon tavada veya sacda arkalı önlü pişirilir..
Pişen her ekmek tereyağı ile yağlanır..

Afiyet bal şeker olsun.. : )

13 Ocak 2011 Perşembe

Kuru Meyveli Truff


Merhabalar sevgili dostlar..
Perşembe' niz mübarek, Cuma' nız hayırlı olsun dostlar : )
Yine süperim ben günüm harika geçti diyebilirim.. Gün geçmiyor ki güzel haberler almayayım.. Çok şükür Yarabbi' me..
Bugün 2010 yılının Haziran ayında evlenen ve izmirde bulunmam sebebi ile düğününe katılamadığım liseden arkadaşım, kan kardeşim, can dostum yaklaşık 10 yıldır arkadaşım olan canım Zeynep'ciğimin hamile olduğunu öğrendim :)) Nasıl bir mutluluk anlatamam...O' nu kardeşim gibi severim ve ayırt etmem, o da beni aynı şekilde.. Bu haberi alınca sevinçten çığlık çığlığa bağırdım :) Daha çok ufak miniğimiz, biraz daha zaman geçsin, cinsiyeti belli olsun öreceğim yeleğini patiğini hazırlayacağım bohçasını yeğenimin : ) Hayırlısı ile inşaAllahhhh :)) Allah tüm isteyenlere versin vakti zamanı geldiğinde..
O kadar güzel günler yaşadık ki beraber hatta birimizin kızı birimizin oğlu olursa beşik kertmesi yapacağız diye şakalaşırdık lisedeyken:) Göbeklerimiz bir kesilmiş bizim derdik:) Hepsi dün gibi aklımda hepte öyle olacak dilerim ki..
ve tarifim...:)
Yılbaşı sofrasından kalma bir tarif de olsa, yeğenimin şerefine tatlı birşeyler yayınlayalım değil mi:)
Buyrun bakalım :)

Malzemeler:
2 pk. kakaolu baton kek veya evde kalmış kek
1 pk. çikolatalı fındıklı krem-ole
5 adet mini mini doğranmış kuru kayısı
1 avuç mini mini doğranmış kuru yaban mersini
1 avuç mini doğranmış kuru üzüm
1 avuç hafif ıslatılmış dut kurusu
1 avuç ince çekilmiş ceviz
1 avuç ince çekilmiş antep fıstığı
2-3 damla vanilya aroması
Üzeri için:
Hindistan cevizi

Yapılışı:
Kekler robottan geçirilip hazırlanmış cremole ile harmanlanıp yoğrulur ve içine sırası ile kuruyemişler, kuru meyveler ve vanilya aroması eklenerek iyice yoğrulur ve ceviz büyüklüğünde yuvarlanarak hindistan cevizi ile mantolanır..
1-2 saat dinlenen truflar servise hazırdır:)

Afiyet bal şeker olsun:)

12 Ocak 2011 Çarşamba

Kabaklı Gözleme

Merhabalar sevgili dostlar:)
Dünkü yazıma yapmış olduğunuz tüm yorumlar için öncelikle teşekkür ederim..İyiki varsınız hepinizi çok seviyorumm:))
Birbirimizle bazen mutlu, bazen heyecanlı, bazen acı, bazen tatlı ama hep içimizden birşeyler paylaşmak gibisi yok.. İç dünyamızın kapıları peyderpey açılıyor yüreğimize dokunan herşeyi anlatabilmek, sorgulayabilmek, paylaşabilmek, öneri isteyebilmek çok güzel..Hep söylüyorum yine söyleyeceğim burada sizlerle olmak harika...
Bugün taa İsviçre-Cenevre' den aldığım bir mail beni çok mutlu etti..Sevgili Fatma Hanım beni sessizce takip ediyor ve çok beğeniyormuş..Ziyadsi ile mutlu oldum.. Sevgili Fatma Hanım' a ziyaretleri ve övgü dolu sözleri için çok teşekkür ediyorum.. Tabiiki diğer tüm sessiz takipçilerim ve sesli takipçilerime de sonsuz hürmet ve sevgilerimi sunuyorum...
Ve tarifim...
Bugün sizlerle dün görüp vurulduğum ve bugün hayata geçirip sıcağı sıcağına sizlerle paylaştığım bir tarifim var : ) Zira bugünkü misafirlerimiz de ziyadesi ile beğenip tarifini aldılar:)
Tarifimi sevgili arkadaşım Nilgün' den aldım...Kabaklı gözlemeler.. Tadı olağanüstü hatta kabak olduğu pek anlaşılmıyor bile diyebilirim ben ve komşularımız çok beğendik..Sizlere de öneriyorumm:)
Nilgün arkadaşımın diğer tariflerine ve bu tarifin orjinaline  buraya bakabilirsiniz...

Malzemeler:
5 adet orta boy rendelenmiş kabak
Yarım demet dereotu
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un

Yapılışı:
Kabaklar rendelenip teflon bir tencerede üzerine biraz tuz eklenerek suyunu salıp çekene dek sotelenir. Ocaktan alınıp soğutulur..
Soğuyan kabak rendeleri derin bir kaba alınıp içerisine sıvıyağ, incecik doğranmış dereotu, karabiber eklenip karıştırılır ve zar azar un ilavesi ile yumuşak kıvamlı bir hamur elde edilir..
Hamurun üzerine nemli bir bez örtülüp yaklaşık 30 dk. dinlendirilir ve sonrasında bezecikler haline getirilip tatlı tabağı büyüklüğünde açılarak yağsız teflon tavada arkalı önlü pişirilir..
Sıcacık servis edilir..

Afiyet bal şeker olsun : )

11 Ocak 2011 Salı

Karışık Pizza (Zeytinsiz)

Ev yapımı pizza kadar lezzetlisi yok diyorsanız, bu pizza sizler için gelsin :)
Buyrun..
Malzemeler:
Hamuru için:
6 su bardağı un
1 çorba kaşığı kuru maya
1 çay kaşığı toz şeker
2 çorba kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı tuz
Yoğurmak için ılık su
Sos Malzemeleri:
3 çorba kaşığı sıvıyağ
5 adet domates
1 tatlı kaşığı ketçap
1 çay kaşığı fesleğen
Üzeri için:
Kaşar peyniri rendesi
salam, sosis, sucuk
2 adet kırmızı biber
2 adet yeşil biber

Yapılışı:
Hamur için tüm malzemeler yoğurma kabına alınıp, ılık su ilavesiyle kulak memesi yumuşaklığında yoğrulur. 1 saat mayalanmaya bırakılır.
Sos için; sıvıyağ bir tencereye alınır, içerisine kabukları soyulup küp küp doğranmış domatesler, ketçap ve fesleğen katılıp çok az su ilave ederek pişirilir.
Üzerine eklemek için; salam, sosis ve sucuklar doğranır,Kırmızı ve yeşil biberlerde ufak ufak kıyılır hazır edilir.
Mayalanmış hamur biraz yoğurup toparlanır ve tepsi büyüklüğüne göre bezelere ayrılır. Tepsi yağlanır beze içerisine yerleştirilip el yordamı ile şekillendirilir. Üzerine büyüklüğüne göre 2 veya 4 çorba kaşığı sos sürülür, çok az kaşar peyniri serpilir ve üst malzemeleri ile zevke göre döşenir. En son tekrar kaşar peyniri rendesi serpilir.
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana ve kaşar peynirleri eriyene kadar pişirilir.
Sıcak sıcak servis edilir..

Afiyet bal şeker olsun :))

10 Ocak 2011 Pazartesi

Çikolatalı ve Fıstıklı Kurabiye


Merhabalar sevgili dostlar...
Gününüz güzel geçmiştir dilerim ki..Zira ben bugün çokmkıymetli bir ablamın sesini duydum çok mutlu oldum...Sevgili Filiz Ablacığım taaa Almanyalardan bana ulaştı ve beni sevince boğdu.. Bir kez daha teşekkür ediyorum kendisine o tatlı sesini duyurduğu için...
Bir de yemekteyizi izlediniz mi? Sırf şeflerin hatrına yemek yapma faslını izledim ve inanılmaz zevk aldım.. Tüm hafta takip edeceğim sanırım..
Diğer yandan canım Derya Ablamın eşi ameliyattan çıkmış ilk önce bilmediğimi yazmıştım ama öğrendim ki yoğun bakımdaymış ve oldukça moralliymiş ablacığım.. Hayırlı haberlerini bekliyoruz inşaAllah..
ve iki sevgili kardeşimin ortak yapımı olan "Pembedüşbahçesi Baştan Çıkartan Tatlar Etkinliği"..Onlar için bugün güzel bir tarif vereceğim.. Yılbaşı masamızdan bir örnek bu kurabiyeler...Çok çok beğenildiği için bu özel etkinliğe gitsin istedim...

Malzemeler:
16 adet için:
Yarım su bardağı damla çikolata
1 çay bardağı iri kıyılmış antep fıstığı
1 su bardağı un
Yarım su bardağı pudra şekeri
1 tutam tuz
2 çorba kaşığı kakao
100 gr. margarin
1 çorba kaşığı krema
Üzeri için:
dr. oetker icing
bonibon

Yapılışı:
Un, pudra şekeri, tuz ve kakao derin bir kaba elenip ortası havuz şeklinde açılır.
Oda ısısındaki margarin ve krema eklenip yoğrulmaya başlanır.
Hamur kıvam aldıktan sonra çikolata ve fıstık eklenip 2-3 dk. daha yoğrulur ve elde edilen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp yuvarlak şekillendirilir.
Yağlı kağıt serili tepsiye sıralanan kurabiyeler önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 15-20 dk. fırınlanıp çıkarılır.
Soğuduktan sonra icing ile süslenip, birr bonibonla kombin tamamlanır.

Afiyet bal şeker olsun.. :)

9 Ocak 2011 Pazar

Balkabaklı Rulo Truff (Ben Buldum) ve Hediyelerim:)

Merhabalar sevgili dostlar..
Buz gibi bir ayaz var bu gece.. Hep diyorum birkez daha diyeceğim Allah müşkülde olanlara çare versin.. Sıcak bir yuvadan, bir tas çorbadan, gülenyüzden, merhametten mahrum bırakmasın..
Size bir evvelki yazımda demiştim ya hayatta bazen şaşırtıcı ve sevindiri durumlarda peyda oluyor diye.. Cuma günü elime ulaşan bir paket beni hem sevindirdi, hem hüzünlendirdi, hem de umutlandırdı.. Paket canım Derya Ablam' dan geliyordu... Eşi rahatsızlanmadan bir gün önce kargoya verilmişti..İnanamadım... Aradım meşgule atmıştı sonra da telefonu kapalıydı..Paketten çıkanlar beni öyle bir gözyaşı seline boğdu ki anlatamam.. Sebebi; malum ki büyük şehirlere nazaran küçük ve orta kesim bir şehirde yaşıyorum.. Memleketimden çok çok memnunum ama bazı şeyler ne yazıkki bulunamıyor..Bir defasında Derya Ablam ile konuşurken yapabileceği birşeyler olup olmayacağını sormuştu ben de karşılığını ödemek üzere cicili bicili bir runner ve masa örtüsü rica etmiştim.. "Bakacağım" demişti.. Çok yoğun da çalışıyor biliyorsunuz kısmet olmamıştı bir türlü.. Eşi hastahaneyken bile "işler yoluna girsin istediklerine bakacağım" diyordu şaşırmıştım "nasıl düşündün ablacım boşver" demiştim..Cuma günü de bu paketi alınca ne yapacağımı bilemedim mektubunda "düğün hediyesi düşünüyordum kalbim temizmiş ki sen rica ettin " yazıyordu O kadar sevindim o kadar sevindim ki anlatamam...Masa örtüsü ve runner ın yanına cici bir paket peçete, peçete mandalları ve buzdolabı süsleri de eklemiş ablacığım bir de hepsini bohça yapmış nasıl güzell nasıl anlatamam.. Çeyizime kaldırdım bu cicilerimi de..

İşte böyle canlarım.. Yarın veya Salı günü Derya ablacığımın kıymetli eşi ameliyata girecek çok zor ve riskli bir ameliyatmış dua ve temennim Allah abimizi ailesine bağışlasın inşaAllah...
Diğer hediyem de sevgili Ayla Abladan.. Yine Derya Ablamın önayak olduğu hediyeleşme etkinliğinde bana çıkan harika şeyler..Deri bir runner..Ben de öyle bir istemişim ki bir derken iki oldular..:)
ve tarifim.. Yılbaşı akşamı için hazırlamıştım elimde kalan kek parçaları, çok az kremşanti ile bir tabak kadar kabak tatlısını değerlendirmiştim..Tarifimi Ben Buldum diyorum ve sevgili arkadaşım Estergonyeşil' in Ben Buldum Etkinliğine yolluyorumm:)

Malzemeler:
200 gr. kabak tatlısı
Çırpılmış krem şanti
Büyük bir kase dolusu kek parçaları
1 pk. vanilyalı krem ole+2,5 su bardağı süt
Ceviz ve antepfıstığı kırıkları
Üzeri İçin: Hindistan cevizi

Yapılışı:
Kabak tatlıları patates ezicisi ile püre haline getirilir.
Kekler mini mini ufalanıp hazırlanmış kremole ile yoğrulur, elde edilen karışım alüminyum folyo üzerine bir parmak kalınlığında serilir. Üzerine çok ince bir tabaka halinde kremşanti sürülür.
Krem şanti tabakasının üzerine kabak tatlısı püresi sıvanıp ceviz ve fıstık parçaları serpilir ve dikkatlice rulo yapılır.
Rulonun her tarafı hindistan cevizi ile kaplanır ve büyük bir tabağa alınıp yaklaşık 3 saat buzdolabında dinlendirilir.
3 saatin sonunda iki parmak kalınlığında dilimlenen tatlı arkalı önlü hindistan cevizi ile mantolandıktan sonra servis tabağına dizilir ve servis anına kadar buzdolabında dinlendirilebilir..

Afiyet Bal Şeker Olsun..:)

7 Ocak 2011 Cuma

Portakallı Şekerpare



Merhabalar sevgili dostlar..
Bugün sevinçle üzüntüyü karışık olarak yaşadığımı belirtmek istiyorum..
Canım Derya Ablam' ın eşi fenalaşmış yine etraftan duyduğum kadarıyla böyleymiş kendisi ile konuşamadım çünkü önce meşgule atmıştı sonrasında ise kapalıydı... Ararken de çok çekiniyorum zaten derdi başından aşkın bir de konuşmak zorunda kalıyor gibi geliyor, bir yandan da diyorum içine atmaz rahatlar lakin neresinden bakarsak bakalım zor bir durum.. Dularımız ablacığım ile birlikte...
Sevinç kısmı ise şimdilik bana kalsın pazartesi günü açıklayacağım.. Yine canım Derya ablam var bu olayda da.. Canım o benim..
Dualarım her daim onunla birlikte..
Hayat öyle böyle devam ediyor değil mi dostlar..Bir yandan üzüntü, bir yandan sevinç, bir yanda heyecanlar, bir yanda umutlar.. Günlerimiz akıp gidiyor..
Bugün sizler ile bir tatlı paylaşmak istiyorum.. Haftayı herşeye rağmen tatlı kapatalım.. Olumlu düşünelim umudumuzu kaybetmeyelim ki herşey güzel geçsin..
Tatlımı sevgilim için yaptım.. Haftasonu eve geliyor ya canı tatlı istemiş telefonda söyleyince en sevdiği tatlı olan şekerpareyi yapayım dedim Yıldız Ablam' ın etkinliğini de düşünerek portakal suyu ve kabuğu rendesi ekledim.. Aşkım yarın tadına bakacak, bakalım beğenecek mi?
Bu tarifim sevgili Yıldız Ablam' ın Portakal ve Mandalinalı Lezzetler Etkinliğine gidiyor...
Herkese mutlu haftalar diliyorum ve Derya Ablam' dan dualarınızı eksik etmeyin diyorum..

Malzemeler:
500 gr. un
1 su bardağı + 2 çorba kaşığı pudra şekeri
1 su bardağından 3 parmak eksik irmik
1 pk. kabartma tozu
1 pk. vanilya
2 ad. yumurta (birinin sarısı tatlıların üzerine sürülecek)
yarım paket margarin (yumuşamış)
yarım su bardağı sıvıyağ
1 portakalın suyu ve kabuklarının rendesi
Şerbet İçin:
4 su bardağı su
1 su bardağı portakal suyu
3,5 su bardağı tozşeker

Yapılışı:
Şerbet için su, portakal suyu ve şeker kaynatılıp, ocaktan alınır. Soğumaya bırakılır.
Tüm malzemeler karıştırılıp yoğrulur oluşan hamur 15 dk. dinlendirilir.
Daha sonra hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp elips şekiller verilir.Tatlılarımız yağlanmış fırın tepsisine dizilip, üzerlerine yumurta sarısı sürülüp, çatal ile çizilir.
175 derece fırında kızarana kadar pişirilir.
Fırından çıkar çıkmaz soğuk şerbet ile şerbetlenir.
Soğuyunca buzdolabına kaldırılır servisten hemen önce hindistan cevizi, antep fıstığı, fındık yada ceviz ile süslenip servis edilir.
 
Afiyet bal şeker olsun :)

6 Ocak 2011 Perşembe

Güveçte Bulgur Köftesi


Merhabalar sevgili dostlar:)
Nasılsınız bugün? Ben çok çok iyiyimbütün gün lapa lapa kar yağdı hem de aheste aheste, seyrine doyamadık annemle:)
Kış aylarının tadı bir başka köyde..Yaz ayları da bambaşka.. Kısacası köyde hayat hep bambaşka:) Lüks daireler gibi konforlu olmasa da o masum huzuru yetiyor..Dışarıya çıktığınızda duyduğunuz tek ses çam uğultusu ise sessizlik korkutmaz, keyiflendirir..
Şehirde doğmuş, büyümüş, yaşamış biri olarak nasıl buralarda durabiliyormuşum? Hep soruyorlar..İnanın öyle güzel duruyorum ki..
Yaza annem tavuk, horoz, hindi ve koyun da alacak hah bir de onlar olacak.. Çok seviyorum koyunları ben artık fotoğraflarını paylaşırım sizinle:) Evlenince anacığıma çok yakın oturacağım için haftasonlarım ve bilimum günler köyde geçecek:) Geçi oturacağı yerde 2500 nufüslu bir kasaba etrafı tarla bahçe ama köyün yeri bambaşka:)
Evet bu kadar köy muhabbeti yeter çünkü ben anlattıkça anlatıyorum uzayııp gidiyor:)
Bugün sevgili Seçil'ciğim ile telefonda konuşurken bu köfteleri hazırlıyordum.. Bana ne yapıyorsun diye sorduğunda anlattım bu köfteleri yaptığımı ikimizde şöyle bir yutkunduk sonra gülüştük:) Bende bunun anısına hemen paylaşayım dedim:)
İşte köftelerim..

Malzemeler:
Köfte için:
250 gr. kıyma
Yarım su bardağı köftelik bulgur
1 adet soğanın rendesi
2 dilim ıslatılıp sıkılmış ekmek içi
1 yumurta
Tuz, karabiber,kimyon
Yanına:
2 adet patates
Salçalı Sos için:
1 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı domates salçası
Yarım su bardağı kaynar su
Üzerine:
Kaşar peyniri rendesi
Kırmızı toz biber

Yapılışı:
Köftesi için; veriliş tüm malzemeler iyice yoğrulup misket büyüklüğünde köfteler hazırlanıp buzdolabında 25 dk. dinlendirilir.
Patataesler küp küp doğranıp kızartılır.
25 dk. sonra köfteler teflon bir tavada az yağda çevrilerek kızartılır.
Köfteler kızarırken küçük bir tavada yağ ve salça kavrulup üzerine su eklenerek özlenmesi sağlanır.
Kızarmış köftelerin üzerine, kızarmış patatesler ve salçalı sos dökülüp tavada kısık ateşte 2-3 dakika döndürülür ve karışım mini güveç kaplarına yerleştirilip üzerlerne kaşar peyniri rendesi ve kırmızı toz biber serpilerek önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında kaşar peynirleri eriyene dek fırınlanır.
Sıcak sıcak servis edilir..

Afiyet bal şeker olsun:)

5 Ocak 2011 Çarşamba

Fırında Karnıbahar


Merhabalar sevgili dostlarım, ablalarım, kardeşlerim, kıymetli okuyucularımmm:)
Bugün mutluyum evet..
Çünkü editörün başına geçmeden evvel Derya Ablam ile konuştum çok şüküe eşi iyi, bilinci açık, yemek yemesine izin veriliyor yarın birtakım tetkikler uygulanıp tedavisine devam edilecekmiş.. Pamuk ablamın sesi bugün çok daha iyiydi.. Çok şükür diyorumm.. Yaradan sesimizi duydu, eşini ablacığıma bağışladı..
İnsan başına gelmeden anlamıyor ya bazı şeyleri dilerim ki bizler onlardan olmayız.. Birçok şey hayatın gerçeği ama acı ama tatlı lakin herşeyin farkında olmalı ve buna göre yaşamalıyız.. Lisedeki bir öğretmenim hayat felsefeniz şu söz üzerine olsun demişti bizlere; "Hiç ölmeyecekmiş gibi çalışın, bir dakika sonra ölecekmiş gibi ibadet edin" Ne kadar doğrus bir söz değil mi? Kesinlikle öyle.. Bazı insanlar kişilerin hayatlarına bir yön bulabilmeleri için çıkıyor diye düşünüyorum zira bu sözü söyleyen öğretmenim öyle bir insandır..
Hep birlikte olmanın verdiği güveni ve içimizdeki özveriyi hiç kaybetmememiz temennisi ile bugünkü tarifime geçmek istiyorum..
Soğukların yeni başladığı zamanlarda yapmıştım bu yemeği sonrasında da defalarca yaptım ve sizlerle de paylaşmak istedim.. Ufak dokunuşlar ile basit ve klasik bir yemeklerimizden olan karnıbahar yemeğini renklendirebilir damaklarınızda hafif ve nefis bir tat bırakabiliriz:)
Nasıl mı?
Buyrun o zaman;

Malzemeler:
1 adet orta büyüklükte karnıbahar
Haşlamak için sıcak su
4-5 damla limon suyu
Tuz
Kıymalı Harç için:
200 gr. orta yağlı kıyma
1 adet kuru soğan
1 adet domates (ben melemenlik yaptıklarımızdan kullandım)
Tuz, karabiber
1,5 su bardağı sıcak su
100 gr tereyağ
Üzeri için:
Rendelenmiş kaşar peyniri ve kırmızı toz biber

Yapılışı:
Öncelikle karnıbahar parçalara bölünüp yıkandıktan sonra bir tencerede üzerini geçecek kadar su ve tuz ile haşlanır. Haşlama esnasında limon suyu damlatılır ki kokusu ortadan kalksın.
Haşlanan karnıbaharlar süzülür ve fırın kabına muntazam şekilde yerleştirilir.
Kıymalı harç için; soğan yemeklik doğranıp tereyağda sotelenir ve üzerine kıyması eklenip kavrulur, kıymalar suyunu çektikten sonra domatesler, tuz ve baharatları eklenip iyice kavrulup suyu verilir ve bir iki taşım kaynatılıp elde edilen harç karnıbaharların üzerine gezdirilir..
Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 15 dakika pişirilip üzerine rendelenmiş kaşar peyniri ve kırmızı toz biber serpilen karnıbaharlar beş dakika daha fırınlanıp, sıcacık servis edilir..
Afiyet bal şeker olsun :))