Merhabalar sevgili dostlar:)
Dünkü yazıma yapmış olduğunuz tüm yorumlar için öncelikle teşekkür ederim..İyiki varsınız hepinizi çok seviyorumm:))
Birbirimizle bazen mutlu, bazen heyecanlı, bazen acı, bazen tatlı ama hep içimizden birşeyler paylaşmak gibisi yok.. İç dünyamızın kapıları peyderpey açılıyor yüreğimize dokunan herşeyi anlatabilmek, sorgulayabilmek, paylaşabilmek, öneri isteyebilmek çok güzel..Hep söylüyorum yine söyleyeceğim burada sizlerle olmak harika...
Bugün taa İsviçre-Cenevre' den aldığım bir mail beni çok mutlu etti..Sevgili Fatma Hanım beni sessizce takip ediyor ve çok beğeniyormuş..Ziyadsi ile mutlu oldum.. Sevgili Fatma Hanım' a ziyaretleri ve övgü dolu sözleri için çok teşekkür ediyorum.. Tabiiki diğer tüm sessiz takipçilerim ve sesli takipçilerime de sonsuz hürmet ve sevgilerimi sunuyorum...
Ve tarifim...
Bugün sizlerle dün görüp vurulduğum ve bugün hayata geçirip sıcağı sıcağına sizlerle paylaştığım bir tarifim var : ) Zira bugünkü misafirlerimiz de ziyadesi ile beğenip tarifini aldılar:)
Tarifimi sevgili arkadaşım Nilgün' den aldım...Kabaklı gözlemeler.. Tadı olağanüstü hatta kabak olduğu pek anlaşılmıyor bile diyebilirim ben ve komşularımız çok beğendik..Sizlere de öneriyorumm:)
Nilgün arkadaşımın diğer tariflerine ve bu tarifin orjinaline buraya bakabilirsiniz...
Malzemeler:
5 adet orta boy rendelenmiş kabak
Yarım demet dereotu
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un
Yapılışı:
Kabaklar rendelenip teflon bir tencerede üzerine biraz tuz eklenerek suyunu salıp çekene dek sotelenir. Ocaktan alınıp soğutulur..
Soğuyan kabak rendeleri derin bir kaba alınıp içerisine sıvıyağ, incecik doğranmış dereotu, karabiber eklenip karıştırılır ve zar azar un ilavesi ile yumuşak kıvamlı bir hamur elde edilir..
Hamurun üzerine nemli bir bez örtülüp yaklaşık 30 dk. dinlendirilir ve sonrasında bezecikler haline getirilip tatlı tabağı büyüklüğünde açılarak yağsız teflon tavada arkalı önlü pişirilir..
Sıcacık servis edilir..
Afiyet bal şeker olsun : )
12 Ocak 2011 Çarşamba
11 Ocak 2011 Salı
Karışık Pizza (Zeytinsiz)
Ev yapımı pizza kadar lezzetlisi yok diyorsanız, bu pizza sizler için gelsin :)
Buyrun..
Malzemeler:
Hamuru için:
6 su bardağı un
1 çorba kaşığı kuru maya
1 çay kaşığı toz şeker
2 çorba kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı tuz
Yoğurmak için ılık su
Sos Malzemeleri:
3 çorba kaşığı sıvıyağ
5 adet domates
1 tatlı kaşığı ketçap
1 çay kaşığı fesleğen
Üzeri için:
Kaşar peyniri rendesi
salam, sosis, sucuk
2 adet kırmızı biber
2 adet yeşil biber
Yapılışı:
Hamur için tüm malzemeler yoğurma kabına alınıp, ılık su ilavesiyle kulak memesi yumuşaklığında yoğrulur. 1 saat mayalanmaya bırakılır.
Sos için; sıvıyağ bir tencereye alınır, içerisine kabukları soyulup küp küp doğranmış domatesler, ketçap ve fesleğen katılıp çok az su ilave ederek pişirilir.
Üzerine eklemek için; salam, sosis ve sucuklar doğranır,Kırmızı ve yeşil biberlerde ufak ufak kıyılır hazır edilir.
Mayalanmış hamur biraz yoğurup toparlanır ve tepsi büyüklüğüne göre bezelere ayrılır. Tepsi yağlanır beze içerisine yerleştirilip el yordamı ile şekillendirilir. Üzerine büyüklüğüne göre 2 veya 4 çorba kaşığı sos sürülür, çok az kaşar peyniri serpilir ve üst malzemeleri ile zevke göre döşenir. En son tekrar kaşar peyniri rendesi serpilir.
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana ve kaşar peynirleri eriyene kadar pişirilir.
Sıcak sıcak servis edilir..
Afiyet bal şeker olsun :))
Buyrun..
Malzemeler:
Hamuru için:
6 su bardağı un
1 çorba kaşığı kuru maya
1 çay kaşığı toz şeker
2 çorba kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı tuz
Yoğurmak için ılık su
Sos Malzemeleri:
3 çorba kaşığı sıvıyağ
5 adet domates
1 tatlı kaşığı ketçap
1 çay kaşığı fesleğen
Üzeri için:
Kaşar peyniri rendesi
salam, sosis, sucuk
2 adet kırmızı biber
2 adet yeşil biber
Yapılışı:
Hamur için tüm malzemeler yoğurma kabına alınıp, ılık su ilavesiyle kulak memesi yumuşaklığında yoğrulur. 1 saat mayalanmaya bırakılır.
Sos için; sıvıyağ bir tencereye alınır, içerisine kabukları soyulup küp küp doğranmış domatesler, ketçap ve fesleğen katılıp çok az su ilave ederek pişirilir.
Üzerine eklemek için; salam, sosis ve sucuklar doğranır,Kırmızı ve yeşil biberlerde ufak ufak kıyılır hazır edilir.
Mayalanmış hamur biraz yoğurup toparlanır ve tepsi büyüklüğüne göre bezelere ayrılır. Tepsi yağlanır beze içerisine yerleştirilip el yordamı ile şekillendirilir. Üzerine büyüklüğüne göre 2 veya 4 çorba kaşığı sos sürülür, çok az kaşar peyniri serpilir ve üst malzemeleri ile zevke göre döşenir. En son tekrar kaşar peyniri rendesi serpilir.
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana ve kaşar peynirleri eriyene kadar pişirilir.
Sıcak sıcak servis edilir..
Afiyet bal şeker olsun :))
Etiketler:
Pizzalar
10 Ocak 2011 Pazartesi
Çikolatalı ve Fıstıklı Kurabiye
Merhabalar sevgili dostlar...
Gününüz güzel geçmiştir dilerim ki..Zira ben bugün çokmkıymetli bir ablamın sesini duydum çok mutlu oldum...Sevgili Filiz Ablacığım taaa Almanyalardan bana ulaştı ve beni sevince boğdu.. Bir kez daha teşekkür ediyorum kendisine o tatlı sesini duyurduğu için...
Bir de yemekteyizi izlediniz mi? Sırf şeflerin hatrına yemek yapma faslını izledim ve inanılmaz zevk aldım.. Tüm hafta takip edeceğim sanırım..
Diğer yandan canım Derya Ablamın eşi ameliyattan çıkmış ilk önce bilmediğimi yazmıştım ama öğrendim ki yoğun bakımdaymış ve oldukça moralliymiş ablacığım.. Hayırlı haberlerini bekliyoruz inşaAllah..
ve iki sevgili kardeşimin ortak yapımı olan "Pembedüşbahçesi Baştan Çıkartan Tatlar Etkinliği"..Onlar için bugün güzel bir tarif vereceğim.. Yılbaşı masamızdan bir örnek bu kurabiyeler...Çok çok beğenildiği için bu özel etkinliğe gitsin istedim...
Malzemeler:
16 adet için:
Yarım su bardağı damla çikolata
1 çay bardağı iri kıyılmış antep fıstığı
1 su bardağı un
Yarım su bardağı pudra şekeri
1 tutam tuz
2 çorba kaşığı kakao
100 gr. margarin
1 çorba kaşığı krema
Üzeri için:
dr. oetker icing
bonibon
Yapılışı:
Un, pudra şekeri, tuz ve kakao derin bir kaba elenip ortası havuz şeklinde açılır.
Oda ısısındaki margarin ve krema eklenip yoğrulmaya başlanır.
Hamur kıvam aldıktan sonra çikolata ve fıstık eklenip 2-3 dk. daha yoğrulur ve elde edilen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp yuvarlak şekillendirilir.
Yağlı kağıt serili tepsiye sıralanan kurabiyeler önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 15-20 dk. fırınlanıp çıkarılır.
Soğuduktan sonra icing ile süslenip, birr bonibonla kombin tamamlanır.
Afiyet bal şeker olsun.. :)
Etiketler:
Bisküvi ve Kurabiye,
Etkinlikler
9 Ocak 2011 Pazar
Balkabaklı Rulo Truff (Ben Buldum) ve Hediyelerim:)
Merhabalar sevgili dostlar..
Buz gibi bir ayaz var bu gece.. Hep diyorum birkez daha diyeceğim Allah müşkülde olanlara çare versin.. Sıcak bir yuvadan, bir tas çorbadan, gülenyüzden, merhametten mahrum bırakmasın..
Size bir evvelki yazımda demiştim ya hayatta bazen şaşırtıcı ve sevindiri durumlarda peyda oluyor diye.. Cuma günü elime ulaşan bir paket beni hem sevindirdi, hem hüzünlendirdi, hem de umutlandırdı.. Paket canım Derya Ablam' dan geliyordu... Eşi rahatsızlanmadan bir gün önce kargoya verilmişti..İnanamadım... Aradım meşgule atmıştı sonra da telefonu kapalıydı..Paketten çıkanlar beni öyle bir gözyaşı seline boğdu ki anlatamam.. Sebebi; malum ki büyük şehirlere nazaran küçük ve orta kesim bir şehirde yaşıyorum.. Memleketimden çok çok memnunum ama bazı şeyler ne yazıkki bulunamıyor..Bir defasında Derya Ablam ile konuşurken yapabileceği birşeyler olup olmayacağını sormuştu ben de karşılığını ödemek üzere cicili bicili bir runner ve masa örtüsü rica etmiştim.. "Bakacağım" demişti.. Çok yoğun da çalışıyor biliyorsunuz kısmet olmamıştı bir türlü.. Eşi hastahaneyken bile "işler yoluna girsin istediklerine bakacağım" diyordu şaşırmıştım "nasıl düşündün ablacım boşver" demiştim..Cuma günü de bu paketi alınca ne yapacağımı bilemedim mektubunda "düğün hediyesi düşünüyordum kalbim temizmiş ki sen rica ettin " yazıyordu O kadar sevindim o kadar sevindim ki anlatamam...Masa örtüsü ve runner ın yanına cici bir paket peçete, peçete mandalları ve buzdolabı süsleri de eklemiş ablacığım bir de hepsini bohça yapmış nasıl güzell nasıl anlatamam.. Çeyizime kaldırdım bu cicilerimi de..
İşte böyle canlarım.. Yarın veya Salı günü Derya ablacığımın kıymetli eşi ameliyata girecek çok zor ve riskli bir ameliyatmış dua ve temennim Allah abimizi ailesine bağışlasın inşaAllah...
Diğer hediyem de sevgili Ayla Abladan.. Yine Derya Ablamın önayak olduğu hediyeleşme etkinliğinde bana çıkan harika şeyler..Deri bir runner..Ben de öyle bir istemişim ki bir derken iki oldular..:)
Malzemeler:
200 gr. kabak tatlısı
Çırpılmış krem şanti
Büyük bir kase dolusu kek parçaları
1 pk. vanilyalı krem ole+2,5 su bardağı süt
Ceviz ve antepfıstığı kırıkları
Üzeri İçin: Hindistan cevizi
Yapılışı:
Kabak tatlıları patates ezicisi ile püre haline getirilir.
Kekler mini mini ufalanıp hazırlanmış kremole ile yoğrulur, elde edilen karışım alüminyum folyo üzerine bir parmak kalınlığında serilir. Üzerine çok ince bir tabaka halinde kremşanti sürülür.
Krem şanti tabakasının üzerine kabak tatlısı püresi sıvanıp ceviz ve fıstık parçaları serpilir ve dikkatlice rulo yapılır.
Rulonun her tarafı hindistan cevizi ile kaplanır ve büyük bir tabağa alınıp yaklaşık 3 saat buzdolabında dinlendirilir.
3 saatin sonunda iki parmak kalınlığında dilimlenen tatlı arkalı önlü hindistan cevizi ile mantolandıktan sonra servis tabağına dizilir ve servis anına kadar buzdolabında dinlendirilebilir..
Afiyet Bal Şeker Olsun..:)
Buz gibi bir ayaz var bu gece.. Hep diyorum birkez daha diyeceğim Allah müşkülde olanlara çare versin.. Sıcak bir yuvadan, bir tas çorbadan, gülenyüzden, merhametten mahrum bırakmasın..
Size bir evvelki yazımda demiştim ya hayatta bazen şaşırtıcı ve sevindiri durumlarda peyda oluyor diye.. Cuma günü elime ulaşan bir paket beni hem sevindirdi, hem hüzünlendirdi, hem de umutlandırdı.. Paket canım Derya Ablam' dan geliyordu... Eşi rahatsızlanmadan bir gün önce kargoya verilmişti..İnanamadım... Aradım meşgule atmıştı sonra da telefonu kapalıydı..Paketten çıkanlar beni öyle bir gözyaşı seline boğdu ki anlatamam.. Sebebi; malum ki büyük şehirlere nazaran küçük ve orta kesim bir şehirde yaşıyorum.. Memleketimden çok çok memnunum ama bazı şeyler ne yazıkki bulunamıyor..Bir defasında Derya Ablam ile konuşurken yapabileceği birşeyler olup olmayacağını sormuştu ben de karşılığını ödemek üzere cicili bicili bir runner ve masa örtüsü rica etmiştim.. "Bakacağım" demişti.. Çok yoğun da çalışıyor biliyorsunuz kısmet olmamıştı bir türlü.. Eşi hastahaneyken bile "işler yoluna girsin istediklerine bakacağım" diyordu şaşırmıştım "nasıl düşündün ablacım boşver" demiştim..Cuma günü de bu paketi alınca ne yapacağımı bilemedim mektubunda "düğün hediyesi düşünüyordum kalbim temizmiş ki sen rica ettin " yazıyordu O kadar sevindim o kadar sevindim ki anlatamam...Masa örtüsü ve runner ın yanına cici bir paket peçete, peçete mandalları ve buzdolabı süsleri de eklemiş ablacığım bir de hepsini bohça yapmış nasıl güzell nasıl anlatamam.. Çeyizime kaldırdım bu cicilerimi de..
İşte böyle canlarım.. Yarın veya Salı günü Derya ablacığımın kıymetli eşi ameliyata girecek çok zor ve riskli bir ameliyatmış dua ve temennim Allah abimizi ailesine bağışlasın inşaAllah...
Diğer hediyem de sevgili Ayla Abladan.. Yine Derya Ablamın önayak olduğu hediyeleşme etkinliğinde bana çıkan harika şeyler..Deri bir runner..Ben de öyle bir istemişim ki bir derken iki oldular..:)
ve tarifim.. Yılbaşı akşamı için hazırlamıştım elimde kalan kek parçaları, çok az kremşanti ile bir tabak kadar kabak tatlısını değerlendirmiştim..Tarifimi Ben Buldum diyorum ve sevgili arkadaşım Estergonyeşil' in Ben Buldum Etkinliğine yolluyorumm:)
Malzemeler:
200 gr. kabak tatlısı
Çırpılmış krem şanti
Büyük bir kase dolusu kek parçaları
1 pk. vanilyalı krem ole+2,5 su bardağı süt
Ceviz ve antepfıstığı kırıkları
Üzeri İçin: Hindistan cevizi
Yapılışı:
Kabak tatlıları patates ezicisi ile püre haline getirilir.
Kekler mini mini ufalanıp hazırlanmış kremole ile yoğrulur, elde edilen karışım alüminyum folyo üzerine bir parmak kalınlığında serilir. Üzerine çok ince bir tabaka halinde kremşanti sürülür.
Krem şanti tabakasının üzerine kabak tatlısı püresi sıvanıp ceviz ve fıstık parçaları serpilir ve dikkatlice rulo yapılır.
Rulonun her tarafı hindistan cevizi ile kaplanır ve büyük bir tabağa alınıp yaklaşık 3 saat buzdolabında dinlendirilir.
3 saatin sonunda iki parmak kalınlığında dilimlenen tatlı arkalı önlü hindistan cevizi ile mantolandıktan sonra servis tabağına dizilir ve servis anına kadar buzdolabında dinlendirilebilir..
Afiyet Bal Şeker Olsun..:)
7 Ocak 2011 Cuma
Portakallı Şekerpare
Merhabalar sevgili dostlar..
Bugün sevinçle üzüntüyü karışık olarak yaşadığımı belirtmek istiyorum..
Canım Derya Ablam' ın eşi fenalaşmış yine etraftan duyduğum kadarıyla böyleymiş kendisi ile konuşamadım çünkü önce meşgule atmıştı sonrasında ise kapalıydı... Ararken de çok çekiniyorum zaten derdi başından aşkın bir de konuşmak zorunda kalıyor gibi geliyor, bir yandan da diyorum içine atmaz rahatlar lakin neresinden bakarsak bakalım zor bir durum.. Dularımız ablacığım ile birlikte...
Sevinç kısmı ise şimdilik bana kalsın pazartesi günü açıklayacağım.. Yine canım Derya ablam var bu olayda da.. Canım o benim..
Dualarım her daim onunla birlikte..
Hayat öyle böyle devam ediyor değil mi dostlar..Bir yandan üzüntü, bir yandan sevinç, bir yanda heyecanlar, bir yanda umutlar.. Günlerimiz akıp gidiyor..
Bugün sizler ile bir tatlı paylaşmak istiyorum.. Haftayı herşeye rağmen tatlı kapatalım.. Olumlu düşünelim umudumuzu kaybetmeyelim ki herşey güzel geçsin..
Tatlımı sevgilim için yaptım.. Haftasonu eve geliyor ya canı tatlı istemiş telefonda söyleyince en sevdiği tatlı olan şekerpareyi yapayım dedim Yıldız Ablam' ın etkinliğini de düşünerek portakal suyu ve kabuğu rendesi ekledim.. Aşkım yarın tadına bakacak, bakalım beğenecek mi?
Bu tarifim sevgili Yıldız Ablam' ın Portakal ve Mandalinalı Lezzetler Etkinliğine gidiyor...
Herkese mutlu haftalar diliyorum ve Derya Ablam' dan dualarınızı eksik etmeyin diyorum..
Malzemeler:
500 gr. un
1 su bardağı + 2 çorba kaşığı pudra şekeri
1 su bardağından 3 parmak eksik irmik
1 pk. kabartma tozu
1 pk. vanilya
2 ad. yumurta (birinin sarısı tatlıların üzerine sürülecek)
yarım paket margarin (yumuşamış)
yarım su bardağı sıvıyağ
1 portakalın suyu ve kabuklarının rendesi
Şerbet İçin:
4 su bardağı su
1 su bardağı portakal suyu
3,5 su bardağı tozşeker
Yapılışı:
Şerbet için su, portakal suyu ve şeker kaynatılıp, ocaktan alınır. Soğumaya bırakılır.
Tüm malzemeler karıştırılıp yoğrulur oluşan hamur 15 dk. dinlendirilir.
Daha sonra hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp elips şekiller verilir.Tatlılarımız yağlanmış fırın tepsisine dizilip, üzerlerine yumurta sarısı sürülüp, çatal ile çizilir.
175 derece fırında kızarana kadar pişirilir.
Fırından çıkar çıkmaz soğuk şerbet ile şerbetlenir.
Soğuyunca buzdolabına kaldırılır servisten hemen önce hindistan cevizi, antep fıstığı, fındık yada ceviz ile süslenip servis edilir.
Afiyet bal şeker olsun :)
Etiketler:
Etkinlikler,
Şerbetli Tatlılar
6 Ocak 2011 Perşembe
Güveçte Bulgur Köftesi
Merhabalar sevgili dostlar:)
Nasılsınız bugün? Ben çok çok iyiyimbütün gün lapa lapa kar yağdı hem de aheste aheste, seyrine doyamadık annemle:)
Kış aylarının tadı bir başka köyde..Yaz ayları da bambaşka.. Kısacası köyde hayat hep bambaşka:) Lüks daireler gibi konforlu olmasa da o masum huzuru yetiyor..Dışarıya çıktığınızda duyduğunuz tek ses çam uğultusu ise sessizlik korkutmaz, keyiflendirir..
Şehirde doğmuş, büyümüş, yaşamış biri olarak nasıl buralarda durabiliyormuşum? Hep soruyorlar..İnanın öyle güzel duruyorum ki..
Yaza annem tavuk, horoz, hindi ve koyun da alacak hah bir de onlar olacak.. Çok seviyorum koyunları ben artık fotoğraflarını paylaşırım sizinle:) Evlenince anacığıma çok yakın oturacağım için haftasonlarım ve bilimum günler köyde geçecek:) Geçi oturacağı yerde 2500 nufüslu bir kasaba etrafı tarla bahçe ama köyün yeri bambaşka:)
Evet bu kadar köy muhabbeti yeter çünkü ben anlattıkça anlatıyorum uzayııp gidiyor:)
Bugün sevgili Seçil'ciğim ile telefonda konuşurken bu köfteleri hazırlıyordum.. Bana ne yapıyorsun diye sorduğunda anlattım bu köfteleri yaptığımı ikimizde şöyle bir yutkunduk sonra gülüştük:) Bende bunun anısına hemen paylaşayım dedim:)
İşte köftelerim..
Malzemeler:
Köfte için:
250 gr. kıyma
Yarım su bardağı köftelik bulgur
1 adet soğanın rendesi
2 dilim ıslatılıp sıkılmış ekmek içi
1 yumurta
Tuz, karabiber,kimyon
Yanına:
2 adet patates
Salçalı Sos için:
1 çorba kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı domates salçası
Yarım su bardağı kaynar su
Üzerine:
Kaşar peyniri rendesi
Kırmızı toz biber
Yapılışı:
Köftesi için; veriliş tüm malzemeler iyice yoğrulup misket büyüklüğünde köfteler hazırlanıp buzdolabında 25 dk. dinlendirilir.
Patataesler küp küp doğranıp kızartılır.
25 dk. sonra köfteler teflon bir tavada az yağda çevrilerek kızartılır.
Köfteler kızarırken küçük bir tavada yağ ve salça kavrulup üzerine su eklenerek özlenmesi sağlanır.
Kızarmış köftelerin üzerine, kızarmış patatesler ve salçalı sos dökülüp tavada kısık ateşte 2-3 dakika döndürülür ve karışım mini güveç kaplarına yerleştirilip üzerlerne kaşar peyniri rendesi ve kırmızı toz biber serpilerek önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında kaşar peynirleri eriyene dek fırınlanır.
Sıcak sıcak servis edilir..
Afiyet bal şeker olsun:)
Etiketler:
Ana yemekler,
Köfteler
5 Ocak 2011 Çarşamba
Fırında Karnıbahar
Merhabalar sevgili dostlarım, ablalarım, kardeşlerim, kıymetli okuyucularımmm:)
Bugün mutluyum evet..
Çünkü editörün başına geçmeden evvel Derya Ablam ile konuştum çok şüküe eşi iyi, bilinci açık, yemek yemesine izin veriliyor yarın birtakım tetkikler uygulanıp tedavisine devam edilecekmiş.. Pamuk ablamın sesi bugün çok daha iyiydi.. Çok şükür diyorumm.. Yaradan sesimizi duydu, eşini ablacığıma bağışladı..
İnsan başına gelmeden anlamıyor ya bazı şeyleri dilerim ki bizler onlardan olmayız.. Birçok şey hayatın gerçeği ama acı ama tatlı lakin herşeyin farkında olmalı ve buna göre yaşamalıyız.. Lisedeki bir öğretmenim hayat felsefeniz şu söz üzerine olsun demişti bizlere; "Hiç ölmeyecekmiş gibi çalışın, bir dakika sonra ölecekmiş gibi ibadet edin" Ne kadar doğrus bir söz değil mi? Kesinlikle öyle.. Bazı insanlar kişilerin hayatlarına bir yön bulabilmeleri için çıkıyor diye düşünüyorum zira bu sözü söyleyen öğretmenim öyle bir insandır..
Hep birlikte olmanın verdiği güveni ve içimizdeki özveriyi hiç kaybetmememiz temennisi ile bugünkü tarifime geçmek istiyorum..
Soğukların yeni başladığı zamanlarda yapmıştım bu yemeği sonrasında da defalarca yaptım ve sizlerle de paylaşmak istedim.. Ufak dokunuşlar ile basit ve klasik bir yemeklerimizden olan karnıbahar yemeğini renklendirebilir damaklarınızda hafif ve nefis bir tat bırakabiliriz:)
Nasıl mı?
Buyrun o zaman;
Malzemeler:
1 adet orta büyüklükte karnıbahar
Haşlamak için sıcak su
4-5 damla limon suyu
Tuz
Kıymalı Harç için:
200 gr. orta yağlı kıyma
1 adet kuru soğan
1 adet domates (ben melemenlik yaptıklarımızdan kullandım)
Tuz, karabiber
1,5 su bardağı sıcak su
100 gr tereyağ
Üzeri için:
Rendelenmiş kaşar peyniri ve kırmızı toz biber
Yapılışı:
Öncelikle karnıbahar parçalara bölünüp yıkandıktan sonra bir tencerede üzerini geçecek kadar su ve tuz ile haşlanır. Haşlama esnasında limon suyu damlatılır ki kokusu ortadan kalksın.
Haşlanan karnıbaharlar süzülür ve fırın kabına muntazam şekilde yerleştirilir.
Kıymalı harç için; soğan yemeklik doğranıp tereyağda sotelenir ve üzerine kıyması eklenip kavrulur, kıymalar suyunu çektikten sonra domatesler, tuz ve baharatları eklenip iyice kavrulup suyu verilir ve bir iki taşım kaynatılıp elde edilen harç karnıbaharların üzerine gezdirilir..
Önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 15 dakika pişirilip üzerine rendelenmiş kaşar peyniri ve kırmızı toz biber serpilen karnıbaharlar beş dakika daha fırınlanıp, sıcacık servis edilir..
Afiyet bal şeker olsun :))
Etiketler:
Ana yemekler
4 Ocak 2011 Salı
Kardeşiz Biz, İyi Günde de Kötü Günde de yanındayız Derya Ablacığım...
Merhabalar sevgili arkadaşlar...
Akşam aldığım bir haberle üzüntü içerisindeyim..
Canım balçiçeğim dediğim, melek yüzlü, melek ruhlu canım Derya Ablamın kıymetli eşi beyin kanaması geçirmiş..
Bir an da elim ayağım boşandı, ama toparlandım ablamı aradım nasıl mahsundu sesi, kıyamadım kendimi zor tuttum ve o haline rağmen hala bana"bıcırığım" demesi, olmaz böyle birşey dedim kendi kendime..Biz kesinlikle öylesine yazışan, konuşan, paylaşan arkamızı dönünce birbirimizi unutan insanlar değiliz.. Biz gerçekten KARDEŞİZ... Öz ablam olsa bu kadar sever sayar kıymet verirdim sanıyorum ..
Ama şuna kesinlikle eminim ki o benim manevi ablam.. Gerçekten ablam..
Ablamla olan konuşmamızdan hemen sonra da blog kardeşlerime hemen mesaj attım biliyorum ki boşa çıkarmadılar bir şekilde destek oldular ablama..
Dualarımız bir gönüllerimiz bir ablam için..
Allah müşkülde olanlara çare, şifa versin inşaAllah..Ellerimiz onlar için açılsın yaradana sığınalım yine yardım, şifa, çare dileyelim..
Tertemizliğimizi, içtenliğimizi kaybetmediğimiz sürece Hak yanımızda olacaktır biliyorum..Yaradanın kudretine sığınıyor, şifa dilemek için el açıyorum..Sizleri de davet ediyoum..
Allah bizi sevdiklerimizle sınamasın İnşaAllah..
Bibirimizin kıymetini bilelim, üzmeyelim, kırmayalım.. Bunu yalnızca başımıza bir felaket geldiğinde değil her daim yapalım...
Dilerim ki Allah kıymetli abimize tez elden şifa verecektir..
Keşke yakın olabilsek yanında olabilsek ablamın lakin elden gelen dua etmek, arayıp sesimizi duyurmak, derdine ortak olmak..
Allah yardımcıları olsun inşaAllah!!!
Seni çok seviyorum canım Ablacığım..
Akşam aldığım bir haberle üzüntü içerisindeyim..
Canım balçiçeğim dediğim, melek yüzlü, melek ruhlu canım Derya Ablamın kıymetli eşi beyin kanaması geçirmiş..
Bir an da elim ayağım boşandı, ama toparlandım ablamı aradım nasıl mahsundu sesi, kıyamadım kendimi zor tuttum ve o haline rağmen hala bana"bıcırığım" demesi, olmaz böyle birşey dedim kendi kendime..Biz kesinlikle öylesine yazışan, konuşan, paylaşan arkamızı dönünce birbirimizi unutan insanlar değiliz.. Biz gerçekten KARDEŞİZ... Öz ablam olsa bu kadar sever sayar kıymet verirdim sanıyorum ..
Ama şuna kesinlikle eminim ki o benim manevi ablam.. Gerçekten ablam..
Ablamla olan konuşmamızdan hemen sonra da blog kardeşlerime hemen mesaj attım biliyorum ki boşa çıkarmadılar bir şekilde destek oldular ablama..
Dualarımız bir gönüllerimiz bir ablam için..
Allah müşkülde olanlara çare, şifa versin inşaAllah..Ellerimiz onlar için açılsın yaradana sığınalım yine yardım, şifa, çare dileyelim..
Tertemizliğimizi, içtenliğimizi kaybetmediğimiz sürece Hak yanımızda olacaktır biliyorum..Yaradanın kudretine sığınıyor, şifa dilemek için el açıyorum..Sizleri de davet ediyoum..
Allah bizi sevdiklerimizle sınamasın İnşaAllah..
Bibirimizin kıymetini bilelim, üzmeyelim, kırmayalım.. Bunu yalnızca başımıza bir felaket geldiğinde değil her daim yapalım...
Dilerim ki Allah kıymetli abimize tez elden şifa verecektir..
Keşke yakın olabilsek yanında olabilsek ablamın lakin elden gelen dua etmek, arayıp sesimizi duyurmak, derdine ortak olmak..
Allah yardımcıları olsun inşaAllah!!!
Seni çok seviyorum canım Ablacığım..
Etiketler:
Denizin Kaleminden
3 Ocak 2011 Pazartesi
Terbiyeli Ispanak Çorbası
Merhabalar :)
soğuk ve kar yağışlı bir akşamdan kucak dolusu sevgiler tüm okuyucularıma, arkadaşlarıma, kardeş ve ablalarıma..
soğuktan yana bir şikayetim yok benim çok şükür mevsimin gereğini yaşıyoruz.. Tek dileğim Allah müşkülde olanlara çare versin..
İçiniz sımsıcacık bir çorba ile ısınsın istemezmisiniz okuldan, işten, dışarıdan eve geldiğinizde..
Çocukluğumda annem hep çorbasını hazır ederdi sobalı evimizin odasında.. Okuldan gelince hemen sarılırdı bana buz gibi olmuş ellerimi ovuşturarak ısıtırdı,sıcak su hazır ederdi elimi yüzümü yıkamak için, elbiselerimde hazır beklerdi sıcacık, sonra çorba içirirdi içine ekmek doğrayıp, sobanın arkasına masayı hazırlardı ders çalışayım diye televizyonun sesini iyice kısardı örgüsünü örerken sadece görüntüleri izlerdi, akşamları ayakkabılarımı ve paltomu çamurlu sokakların çamurundan temizleyip sobanın arkasına koyardı okula giderken sıcacık giyeyim diye..Kardeşimle beraber uyumayı çok severdim yine sobanın yanındaki kanepeye açardı yatağımızı sımsıcacık uyuturdu bizi..
İşte bir tas çorba der geçeriz ya bende çorbaların öyküsü böyle.. Çocuk aklıma böyle yer etmiş..Şimdi ben de aynı hayaller içerisindeyim.. Belki bir gün benimde elleri soğuktan üşümüş bir yavrum olur da çorbasını hazır ederim.. Ama şuanki önceliğim annem, babam ve kardeşim onlar bensiz bir yere gittilerse muhakkak sıcak çorbalarını hazır ediyorum döndüklerinde evde içleri ısınsın diye..
İçinizi ısıtacak çorbanız veya çorba pişireniniz eksik olmasın başınızdan..
Bugünkü çorbamın tarifi Sevgili Aylinciğimden.. Bloğunda gördüğümde çok beğendiğim nefis bir çorba bu denediğimde çok çok beğenildi defalarca yaptım:) Tek fark ise Aylinciğim ıspanak kökleri ile yapmış bu çorbayı ben yapraklarını kullandım.. Aylinciğimin tarifi burada.. Benim penceremden olanını aşağıda veriyorum:)
Malzemeler:
1 adet havuç
250 gr. ıspanak
3 çorba kaşığı sıvıyağ
1 iri diş sarmısak
3 su bardağı su
1 çay kaşığı tuz
Terbiye İçin:
1 adet yumurta sarısı
3 çorba kaşığı yoğurt
1,5 çorba kaşığı un
yarım çay bardağı su
yarım limon suyu
Üzeri için:
Tereyağ
kırmızı toz biber
Yapılışı:
Küçük bir tencerede sıvıyağ ve rendelenmiş havuçlar sotelenir. İnce ince doğranmış ıspanaklar ve rendelenmiş sarmısak da tencereye eklenip biraz sotelendikten sonra üç su bardağı suyu eklenip ıspanak ve havuçlar pişinceye kadar orta ateşte kaynatılır.
Terbiyesi için; verilen malzemeler derin bir kasede çırpılıp, bir kepçe çorba suyundan eklnip alıştırılır ve hızlıca karıştırılarak tüm karışım çorbaya eklenir. Tzu kontrolü yapılıp bir iki taşım daha kayntılan çorba sıcacık servis hazırdır.
İsteğe bağlı olarak üzerine tereyağı yakışılıp kırmızı toz biber serpilebilir..
Afiyet bal şeker olsun :)
soğuk ve kar yağışlı bir akşamdan kucak dolusu sevgiler tüm okuyucularıma, arkadaşlarıma, kardeş ve ablalarıma..
soğuktan yana bir şikayetim yok benim çok şükür mevsimin gereğini yaşıyoruz.. Tek dileğim Allah müşkülde olanlara çare versin..
İçiniz sımsıcacık bir çorba ile ısınsın istemezmisiniz okuldan, işten, dışarıdan eve geldiğinizde..
Çocukluğumda annem hep çorbasını hazır ederdi sobalı evimizin odasında.. Okuldan gelince hemen sarılırdı bana buz gibi olmuş ellerimi ovuşturarak ısıtırdı,sıcak su hazır ederdi elimi yüzümü yıkamak için, elbiselerimde hazır beklerdi sıcacık, sonra çorba içirirdi içine ekmek doğrayıp, sobanın arkasına masayı hazırlardı ders çalışayım diye televizyonun sesini iyice kısardı örgüsünü örerken sadece görüntüleri izlerdi, akşamları ayakkabılarımı ve paltomu çamurlu sokakların çamurundan temizleyip sobanın arkasına koyardı okula giderken sıcacık giyeyim diye..Kardeşimle beraber uyumayı çok severdim yine sobanın yanındaki kanepeye açardı yatağımızı sımsıcacık uyuturdu bizi..
İşte bir tas çorba der geçeriz ya bende çorbaların öyküsü böyle.. Çocuk aklıma böyle yer etmiş..Şimdi ben de aynı hayaller içerisindeyim.. Belki bir gün benimde elleri soğuktan üşümüş bir yavrum olur da çorbasını hazır ederim.. Ama şuanki önceliğim annem, babam ve kardeşim onlar bensiz bir yere gittilerse muhakkak sıcak çorbalarını hazır ediyorum döndüklerinde evde içleri ısınsın diye..
İçinizi ısıtacak çorbanız veya çorba pişireniniz eksik olmasın başınızdan..
Bugünkü çorbamın tarifi Sevgili Aylinciğimden.. Bloğunda gördüğümde çok beğendiğim nefis bir çorba bu denediğimde çok çok beğenildi defalarca yaptım:) Tek fark ise Aylinciğim ıspanak kökleri ile yapmış bu çorbayı ben yapraklarını kullandım.. Aylinciğimin tarifi burada.. Benim penceremden olanını aşağıda veriyorum:)
1 adet havuç
250 gr. ıspanak
3 çorba kaşığı sıvıyağ
1 iri diş sarmısak
3 su bardağı su
1 çay kaşığı tuz
Terbiye İçin:
1 adet yumurta sarısı
3 çorba kaşığı yoğurt
1,5 çorba kaşığı un
yarım çay bardağı su
yarım limon suyu
Üzeri için:
Tereyağ
kırmızı toz biber
Yapılışı:
Küçük bir tencerede sıvıyağ ve rendelenmiş havuçlar sotelenir. İnce ince doğranmış ıspanaklar ve rendelenmiş sarmısak da tencereye eklenip biraz sotelendikten sonra üç su bardağı suyu eklenip ıspanak ve havuçlar pişinceye kadar orta ateşte kaynatılır.
Terbiyesi için; verilen malzemeler derin bir kasede çırpılıp, bir kepçe çorba suyundan eklnip alıştırılır ve hızlıca karıştırılarak tüm karışım çorbaya eklenir. Tzu kontrolü yapılıp bir iki taşım daha kayntılan çorba sıcacık servis hazırdır.
İsteğe bağlı olarak üzerine tereyağı yakışılıp kırmızı toz biber serpilebilir..
Afiyet bal şeker olsun :)
Etiketler:
Bloglardan Seçmeler,
Corbalar
2 Ocak 2011 Pazar
Pizza Kurabiye
Merhabalar:)
Uzun ve çok renkli bir yılbaşı tatilinin ardından bloğuma ve dostlarıma kavuşmanın neşesi içerisindeyim:))
Yeni yıla nasıl girdiniz??
Biz çok komiktik.. Lapa lapa kar yağışı altında önce nar kırdık tanelerini etrafa uçurduk, sonra içeriden gelen ankara havası ile oynadık hem de ne oynama:) Diliyorum ki tüm yıl böyle gülerek oynayarak geçer:)
Pastama yaptığınız kıymetli yorumlardan ötürü çok çok teşekkür ediyorum:) İnanın zerresi kalmadı:) Şimdi tarifini vereceğiim kurabiyeleri de yılbaşı gecesi için hazırlamıştım.. Çam şekli olmasından belli sanırım:) Tam anlamıyla pizza kurabiye oldu çünkü içine domates rendesi, çörekotu vesaire ekledim.. Limonlu mahlepli kurabiye tarifimden yola çıktım ve ortaya bu kurabiyeler çıktı:) Çok lezzetli çok güzel bir kurabiye denemek isteyenlere tavsiyemdir..
Malzemeler:
125 gr. margarin
Yarım çay bardağı sıvıyağ
Çeyrek çay bardağı üzüm sirkesi
3 çorba kaşığı yoğurt
1 çorba kaşığı limon suyu
1 domates rendesi
1 pk. susam-mahlep aromalı kabartma tozu
1 yumurta sarısı
1 çay kaşığı susam
1 çay kaşığı çörekotu
1 çay kaşığı fesleğen
1 çay kaşığı kırmızı toz biber
Yarım çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
4 su bardağı un
Üzeri için:Yumurta akı
Yapılışı:
Oda sıcaklığında margarin ufak ufak doğranıp sırası ile; sıvıyağ, sirke, yoğurt,limon suyu, domates rendesi, baharatlat ve yumurta sarısı eklenerek karıştırılıp en son un elenerek ilave edilir ve orta yumuşaklıkta bir hamur elde edene dek yoğrulur. Bu aşama da un takviyesi yapılabilir. Elde edilen hamur iki parçaya bölünüp merdane ile kurşun kalem kalınlığında açılır ve kalıplarla kesilerek oluşan kurabiyeleryağlı kağıt serili tpsiye sıralanıp üzerlerine yumurta akı sürülerek önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 20 dk. pişirilip ılınınca servis edilir..
Afiyet bal şeker olsunn :))
Uzun ve çok renkli bir yılbaşı tatilinin ardından bloğuma ve dostlarıma kavuşmanın neşesi içerisindeyim:))
Yeni yıla nasıl girdiniz??
Biz çok komiktik.. Lapa lapa kar yağışı altında önce nar kırdık tanelerini etrafa uçurduk, sonra içeriden gelen ankara havası ile oynadık hem de ne oynama:) Diliyorum ki tüm yıl böyle gülerek oynayarak geçer:)
Pastama yaptığınız kıymetli yorumlardan ötürü çok çok teşekkür ediyorum:) İnanın zerresi kalmadı:) Şimdi tarifini vereceğiim kurabiyeleri de yılbaşı gecesi için hazırlamıştım.. Çam şekli olmasından belli sanırım:) Tam anlamıyla pizza kurabiye oldu çünkü içine domates rendesi, çörekotu vesaire ekledim.. Limonlu mahlepli kurabiye tarifimden yola çıktım ve ortaya bu kurabiyeler çıktı:) Çok lezzetli çok güzel bir kurabiye denemek isteyenlere tavsiyemdir..
Malzemeler:
125 gr. margarin
Yarım çay bardağı sıvıyağ
Çeyrek çay bardağı üzüm sirkesi
3 çorba kaşığı yoğurt
1 çorba kaşığı limon suyu
1 domates rendesi
1 pk. susam-mahlep aromalı kabartma tozu
1 yumurta sarısı
1 çay kaşığı susam
1 çay kaşığı çörekotu
1 çay kaşığı fesleğen
1 çay kaşığı kırmızı toz biber
Yarım çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
4 su bardağı un
Üzeri için:Yumurta akı
Yapılışı:
Oda sıcaklığında margarin ufak ufak doğranıp sırası ile; sıvıyağ, sirke, yoğurt,limon suyu, domates rendesi, baharatlat ve yumurta sarısı eklenerek karıştırılıp en son un elenerek ilave edilir ve orta yumuşaklıkta bir hamur elde edene dek yoğrulur. Bu aşama da un takviyesi yapılabilir. Elde edilen hamur iki parçaya bölünüp merdane ile kurşun kalem kalınlığında açılır ve kalıplarla kesilerek oluşan kurabiyeleryağlı kağıt serili tpsiye sıralanıp üzerlerine yumurta akı sürülerek önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 20 dk. pişirilip ılınınca servis edilir..
Afiyet bal şeker olsunn :))
Etiketler:
Bisküvi ve Kurabiye
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















