Kastamonu Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kastamonu Yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2016 Salı

Kulaklı Makarna

Merhaba..
Uzunca bir aranın ardından kürkçü dükkanına geri döndüm efendim. Geri dönüşüm muhteşem olsun diye de nefis Kulaklı Makarna' mızı yaptım da geldim. Daha evvel annem yapmıştı, ben yayınlamıştım fotoğrafı da iyi değilmiş vakit güncelleme vaktidir. Artık oklava ile aramız iyi çok şükür kendi mantımı kendim yapar oldum, aman ne marifet maşallah :)
Kulaklı Makarna Kastamonu' nun özellikle sahil kesiminde çok sevilen ve meşhur bir lezzettir. Mantı Anadolu' ya mâl olmuş bir lezzet olsa da her yörenin kendine has üslûbu vardır diyelim, vesselam. 
Genellikle haşlayıp tereyağlayarak yeriz bizler ama domates sos ve yoğurt ile de nefis oluyor demedi demeyin. 

Malzemeler:
4 su bardağı un
1 tatlı kaşığı tuz
1 adet yumurta
Ilık su
İç malzemesi:
200 gr. kıyma
1 adet iri soğanın rendesi
Tuz, karabiber

Yapılışı:
Un ve tuz harmanlanıp ortası havuz şeklinde açılır yumurta kırılıp azar azar un ilavesi ile sert kıvamlı bir hamur elde edene kadar yoğrulur.Elde edilen hamurun üzeri örtülerek 15 dakika dinlendirilir.
İç malzemesi için kıymanın içine soğan rendesi, tuz ve karabiber eklenerek karıştırılır.
Dinlenen hamur bezelere ayrılarak temiz ve unlanmış tezgahta ne çok ince ne de çok kalın olmayacak şekilde açılır..3x3 boyutlarında iri iri karelere kesilir..Her karenin içine iç malzemeden paylaştırılıp her kare muska şeklinde kapatılır ve tencerede kaynayan suya atılarak yaklaşık 15 dakika orta ateşte pişirilir.
Pişen makarnalar servis tabağına alınıp üzerine bolca tereyağı gezdirilerek sıcak sıcak servis yapılır..

NOT: İsteğe göre yoğurtlanarak veya domates sosla da servis edilir,  ancak bizim yöremizde tereyağlısı en makbul olanıdır..

Afiyet bal şeker olsun..

16 Aralık 2014 Salı

Patatesli Bazlama

Merhaba..
Dün akşam annemle konuşurken köyde olsak sobayı yakarız, kestane çizeriz belki dışarda kar bile yağar diye hayaller kurduk, içimiz cız etti. Hem annemi, hem de köyü çok özlediğimi farkettim.. Gitmek istesem çok yakın 45 dk. lık yol ama annemler olmayınca neyleyim köyü.. Hepbirlikte konuşmalarımız, kahkahalarımız, sofralarımız, muhabbetimiz..
Uyudum, uyandım hala aklımda aynı şeyler.. 2010 yılındaki paylaşımlarıma baktım sabah, köyde balkonumuzda ormana karşı çekilmiş fotoğraflar, kar manzaraları, çiçekler böcekler bloğum nasıl da şenmiş..
Hasılı özledim..
Bugün farklı bir tarif verecekken bu bazlamamı paylaşayım dedim, köy kokulu :)
Bizde somun ekmek olarak adlandırılan köy ekmekleri yapılmadan evvel fırın tavı kontrol edilir. O kontrol için de bu patatesli bazlamalar yapılır. Nasıl güzel kokar, nasıl lezzetli olur anlatamam.. Evde o tadı alamasam da bir nebze hasret gidermiş olayım dedim..

Malzemeler:
3 su bardağı un
1 paket instant maya
Tuz
Yoğurmak için ılık su
Arası için:
3 adet haşlanmış Patates
1 adet soğan
Tuz, karabiber


Yapılışı:
İç harç için; soğan yemeklik doğranıp sıvıyağda pembeleştirilir, üzerine rendelenmiş patates alınıp tuzu, karabiberi verilerek kavrulur. Soğuması için bir kenara alınır.
Un elenerek geniş bir kap içerisine alınır, tuz ile harmanlanır. Ortası havuz şeklinde açılıp azar azar ılık su eklenerek yumuşak kıvamlı ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar yoğrulur.
Hazırlanan hamur üzerine nemli bir bez örtülerek sıcak bir yerde tercihen kalorifer peteğinde bir saat kadar mayalandırılır.
1 saatin sonunda mayalanan hamur mandalina büyüklüğünde bezelere ayrılıp el yordamı ile hafif açılır arasına patatesli harçtan bir kaşık konulup tekrar yuvarlanır.
Merdane ile bir parmak kalınlığında fazla bastırmadan açılır.
Kızdırılmış tavada kısık ateşte çevirerek arkalı önlü pişirilir.

Afiyet olsun.



4 Aralık 2014 Perşembe

Bazlama Tarifi


Merhabalar..
Bloglarımızın destekçisi, eşlikçisi ve hatta yerini almaya çalışan sosyal medya hesaplarımızda birçok takipçimiz var ve bizden çeşitli isteklerde bulunabiliyorlar..
Dün paylaştığım misafirlerimle kahvaltı fotoğrafımdaki bazlamaların tarifini isteyen okuyucumu da kıramadım, dün düzgün çekemediğim fotoğrafların telafisi olarak bugün tekrar bazlama hazırladım..
Şuanda hem çayımı yudumluyor, hem de bunu sizlerle paylaşıyorum :)
Bizde yani Kastamonu' da bazlama; hamurlu ekmek, pıt pıt veya yere yazma olarak bilinmekte.
Kahvaltının yanı sıra özellikle kurban bayramlarında hazırlanır ve tüketilir.
Sizde evinizde mis gibi bazlamalar yapmak isterseniz buyrun..

Malzemeler:
3 su bardağı un
1 paket instant maya
Tuz
Yoğurmak için ılık su

Yapılışı:
Un elenerek geniş bir kap içerisine alınır, tuz ile harmanlanır. Ortası havuz şeklinde açılıp azar azar ılık su eklenerek yumuşak kıvamlı ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar yoğrulur.
Hazırlanan hamur üzerine nemli bir bez örtülerek sıcak bir yerde tercihen kalorifer peteğinde bir saat kadar mayalandırılır.
1 saatin sonunda mayalanan hamur mandalina büyüklüğünde bezelere ayrılıp merdane ile bir parmak kalınlığında fazla bastırmadan açılır.

Kızdırılmış tavada kısık ateşte çevirerek arkalı önlü pişirilir.

Afiyet olsun.

26 Eylül 2014 Cuma

Tavşan Etli Tatar Hamuru ve Kanlıca Mantarı Kızartması



Merhaba..
Salı günü facebookta Bir Kastamonu' lunun günlüğü başlığı ile yukarıdaki fotoğrafı paylaşmıştım..
Ben bu şeklini evlendikten sonra eşimin tarafından öğrendim, çünkü tavşan avlamayı pek severler, sık sık da avlarlar..
Çiftlikten de aldığımız oluyor ama çoğunlukla avlanan daha lezzetli çünkü dağda, kendi kendine yetişiyor..
Tatar hamuru ise genelikle çorbalık olarak yapılan kesme hamur.. Kurutmadan kesildiği anda yağlı suda haşlanıyor, sonra soğuk suya alınıp soğutulup suyu süzülüyor, bazı köylerde bu yüzden su böreği de deniliyor :), sonra da satırla dövülerek kıyma yapılan tavşan eti ile bütünleştiriliyor..
Kanlıca mantarı ise bizim için yağmur ve sonbahar demek.. Yağmurlar başlayıp ortalık serinlerse Kastamonu sokaklarında belirli yerler satıcılarla dolar, elinde bir sepet mantarla pazar parası çıkarmaya çalışan amcalardan alırız özellikle.. Tazecik gevrek gevrek..
Anadolu' da yaşamak güzel, hemde çok güzel..

Malzemeler:
1 kg. tavşan eti
Tuz, karabiber
Kırmızı Pulbiber
Kekik
3 çorba kaşığı sıvıyağ
Tatar Hamuru İçin:
1 kg. un
2 adet yumurta
Tuz
Su
Haşlamak için:
4 lt. su
Sıvıyağ
Tuz

Yapılışı:
Tavşan eti satırla dövülerek kıyma haline getirilir.
Kıyma haline gelen et, geniş bir tencerede kızdırılan sıvıyağa alınıp, tuz ve karabiber ile kavurmak sureti ile pişirilir.
Tatar hamur için un geniş bir kaba alınıp tuz ile harmanlanır, yumurtaları kırılıp azar azar su ekleyerek sert kıvamlı bir hamur elde edene kadar yoğrulur.
Elde edilen hamur biraz dinlendirilip, portakal büyüklüğünde bezelere ayrılır ve ara sıra un serperek oklava ile açılabildiği kadar açılır.
Açılan yufkalar kare kare kesilip unlanır.
Büyük ve yayvan bir tencerede su kaynatılıp içine sıvıyağ ve tuz ilave edilir. Kesilen tatar hamurları içine teker teker atılıp sürekli karıştırarak haşlanır. Pişen hamurlar soğuk su dolu başka bir tencereye alınıp soğuduktan sonra süzülür. Tencereye tekrar hamur konulur. Kesilen hamurlar bitene kadar aynı işlem tekrarlanır.
Tavada tereyağ eritilip kızdırılır.
Küçük bir tepsi yada borcamın içine birkaç kaşık yağ gezdirilip kavrulan tavşan etinden serpiştirilir Üzerini örtecek kadar haşlanıp süzülmüş tatar hamuru eklenip tekrar yağlanır ve tavşan eti serpilip, hamur konulur. Tepsi dolana kadar aynı işlem tekrar edilir.
En son yine tereyağı gezdirilip servise hazır hale getirilir.
Kanlıca mantarları da kızartılıp, ayran eşliğinde servis edilir.

Afiyet olsun..

21 Ağustos 2014 Perşembe

Kıymalı Tarhana Çorbası


Merhaba..
Her işin başı sağlık sevgili okuyucum, sağlık dolu günler, tüm şifa bekleyenlere şifa diliyorum Allah' tan..
Üç gündür yaz gününde mide üşütmenin sancısını çekmekteyim, bir yudum su ya da bir lokma ekmek bile şiddetli kramplar geçirmeme yetiyor.. Hareket edememek de cabası.. Bir önerisi olan varsa dinlerim, zira hastaneye gittim ama hiçbir değişiklik olmadı..
Dün sizlere Kastamonu Hamur Tarhanası' nın yapılışını anlatmıştım, bugünde sıra geldi çorbasına.. Bizlerin yaz kış severek yediği ama özellikle kışın soğuk sabahlarda içimizi ısıtan şifa kaynağı çorbamız..

Malzemeler:
2 çorba kaşığı dolusu hamur tarhana
50 gr. kıyma
1 çorba kaşığı salça
1 çorba kaşığı tereyağ
1 litre sıcak su
Tuz ve karabiber

Yapılışı:
Hamur tarhana bir kaseye alınıp bir su bardağı kadar soğuk su eklenir kaşıkla ezerek yumuşatılır.
Tencerede tereyağ eritilip üzerine kıyma alınıp kavrulur, suyunu salıp çekince salçası da verilip bir kaç kez çevrilir. Sıcak su ilave edilip kaynatılır.
Kasede yumuşayan hamur tarhana tel süzgeç yardımı ile süzülerek tencereye eklenir. Kıvam alana kadar karıştırarak kaynatılır. Gerekirse su eklenebilir. Tuzu ve karabiberi kontrol edilip iki taşım kaynatılır. Ocaktan alınır.
Sıcak sıcak servis edilir.

20 Ağustos 2014 Çarşamba

Kastamonu Hamur Tarhanası


Merhaba..
Çok sıcak geçen bu günlere büyüklerimiz "hasıl sıcakları" derler.. Eskiden makine ağırlıklı tarım olmadığından tırpanla biçilen ekinler, günlerce kurutulur, anadut denilen yaba tarzı aletlerle ters çevrilir yine kurutulurdu..Sonrada düven ile samanı ile tanesi ayrılır, ayrılan buğdayda kurutulup değirmende un, taş değirmende bulgur yapılırdı. Ez cümle hasıl sıcakları kış hazırlıkları için de bir başlangıçtır.
Memleketimiz ve Anadolu' nun heryerinde tarhana vazgeçilmez bir çorbadır. Hazırlama şekli farklılıklar gösterse de tarhana izim için vazgeçilmez, her derde deva bir mamüldür.
Bende ilk kez bu yıl kendi tarhanamı hazırladığım için bu yıl paylaşmak kısmet oldu bloğumda.. Evveli annem yapar bana da getirirdi, bu yıl bu kuralı değiştirdik :) Kızım da çok sevdiği için Ramazan ayının başında yaptım ilk tarhanamı ama deneme olduğu için az yapmıştım, şimdi tamda zamanıyken bir sefer daha hazırlıyorum hamd olsun..
Bizde tarhana kurutulmadan hamur şekilde saklanır, nohut yada bulgur konmaz, genelde acılıdır ama ben acısız yapıyorum, daha bir lezzetli oluyor bu şekilde :) Bende size hamur tarhanayı tarif edeceğim bugün..

Malzemeler:
5 kg. yoğurt
1,5 kg. kuru soğan
1 kg. kırmızı biber
1 kg. domates
Yarım kg. sivri biber
1 bağ darak dalı (tohuma gitmiş dereotu)
Yarım bağ reyhan
Yarım bağ maydonoz
1 komposto kasesi tuz
2 çorba kaşığı pul biber
Karabiber
5 kg. un

Yapılışı:
Yoğurt büyük kapaklı bir leğene alınır.
Soğanlar iri iri doğranıp yoğurda eklenir. Aynı şekilde domatesler, kırmızı ve sivri biberler, darak dalı, maydonoz ve fesleğen de doğranarak yoğurda ilave edilir. Tuzu, pulbiberi ve karabiberi de eklenip karıştırılır. Leğenin kapağı kapatılıp 3-4 gün ekşiyene kadar bekletilir. Hava çok sıcak olduğundan bu süre fazla uzun tutulmamalıdır.
Ekşiyen yoğurtlu karışıma azar azar un ekleyerek tarhana yoğrulmaya başlanır. Ele yapışsa da kıvamlı bir hal alana kadar un eklemeye devam edilir.
Yoğrulan tarhana mayalanacağından büyükçe başka bir kaba da pay edilir ki taşmasın iki üç gün mayalanmaya bırakılan tarhana cam kavanozlara üstü boş kalacak şekilde doldurulup üzerine bolca tuz eklenir, ağızları kapatılır. Serin ve ışık almayan bir yerde saklanır. İlk birkaç gün kontrol etmekte fayda var tarhana kavanozlarda mayalanıp taşabilir..
10 ila 15 gün bekleyen tarhana kullanıma hazırdır.
Yarın tarhana çorbasını da paylaşacağım..

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Cizlembe


Merhaba..
Mutlu ve bereketli haftalar dilerim..
Memleketin her yerinde sıcaktan kavruluyoruz, Rabbim yardımcımız olsun, bize bir kuple serinlik göndersin inşallah..
Haftaya Kastamonu' da özellikle kahvaltılarda çok sevilen Cizlembe' yi paylaşacağım..
E bildiğimiz krep bu demeyin bu bizim yöresel kahvaltılığımız :)))

Malzemeler:
3 adet yumurta
1 su bardağı süt
1 çay kaşığı karbonat
1,5 su bardağı un
1 çay kaşığı tuz
İsteğe bağlı olarak 1 su bardağı taze peynir (köy peyniri, beyaz peynir) rendesi

Yapılışı:
Yumurtalar tuz ile çırpılır.
Üzerine süt ve karbonat eklenip çırpmaya devam edilir. En son un eklenip hamur özleşene kadar çırpılır. Akışkan kek hamuru kıvamında bir harç elde edeceğiz..
İstenirse peynir rendesi de bu aşamada eklenir.
Tavaya çok az sıvıyağ konulup kızdırılır. Kızgın tavaya cizlembe harcından bir kepçe dökülüp tavanın her yerine eşit şekilde yayılır. arkalı önlü kızartılır.
Bütün harç bitene kadar işlem tekrarlanır.
Servis tabağında üst üste dizilen cizlembeler 4 eşit parçaya kesilip servis edilir.

Afiyet olsun..

12 Ocak 2014 Pazar

Kastamonu Kaşık Helvası ve Mevlid Kandili


Selamlar sevgili dostlar..
Bu mübarek ve kutlu güne erişmenin mutluluğu içindeyim..
Dünyaya ve tüm alemlere rahmet olarak gelen kıymetli Peygamberimiz Hz. Muhammed Salallahü Aleyhi Vessellem' in doğum günü, Mevlid (veladet) Kandilimiz Mübarek Olsun..
Sevgili Peygamberimiz' in doğduğu bu güzel gün başka aydınlık, başka bereketli hamd olsun..
O' na layık bir ümmet olabilmek için gayretimiz, inşallah şefaatine erişir, gölgesine sığınanlardan oluruz. Bu mübarek günde O' na bol bol selavat getirerek tesbih edebilir, O' nun ve ebediyete göçmüş tüm ümmetinin ruhuna Yasin-i Şerif okuyabilir, kaza namazları kılabiliriz. Tüm bu ibadetler aracılığı ile inşallah O' na bir kum tanesi kadar yaklaşabilir, merhametine, şefaatine erişebiliriz.. (Amin)

Rabbimiz Kuran-ı Kerim' de ne güzel müjdelemiş Peygamber Efendimizi..

"Size kendi aranızdan öyle bir Peygamber geldi ki zahmete uğramanız ona ağır gelir.Kalbi üstünüze titrer, müminlere karşı pek şefkatli ve merhametlidir.
Tevbe Suresi, 128

" De ki: "Ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah tarafından gönderilen Peygamberim. O ki, göklerin ve yerin hakimiyeti O'na aittir. O'ndan başka ilah yoktur. Hayatı veren de, ölümü yaratan da O'dur.Öyleyse siz de Allah'a ve O' nun bütün kelimelerine iman eden o ümmî Nebîye, o Resule inanın.Ona tâbi olun ki doğru yolu bulasınız."
Araf Sûresi, 158

"Nitekim, size âyetlerimizi okuması, Sizi tertemiz hale getirmesi, size kitap ve hikmeti ve bilmediğiniz nice şeyleri öğretmesi için sizden birini elçi gönderdik."
Bakara Suresi, 151

Bu mübarek günde evimizi bereketlendirmek adına hepimiz helvalar, lokmalar yada kandil simitleri yapıp komşularımıza, sevdiklerimize dağıtır, mutluluklarımızı çoğaltırız. Bende bu güzel güne memleketimizn bir lezzetini katayım istedim..

Malzemeler:
3 su bardağı un
250 gr. tereyağ
2 su bardağı pudra şekeri

Yapılışı:
Tereyağ tencereye alınıp eritilir, hafif kızardıktan sonra un eklenip kavurmaya başlanır. Un kokusu çıkıp hafif pembeleştikten sonra pudra şekeri verilip şeker eriyip, kaybolana dek kepçe ile eze eze yedirilir.
Şeker eridikten sonra ocağın altı kapatılıp helva harmanlanır, ılındıktan sonra çorba kaşığına helvadan alıp, diğer bir kaşık üzerine kapatılıp şekillendirilir. Servis tabağına sıralanır.
Üzerine antep fıstığı gezdirilip servis edilir.

Afiyet olsun..

21 Kasım 2013 Perşembe

Kanlıca Mantarı Kızartması


Merhaba..
Artık Kastamonu' lu olduğumu bilmeyen yok sanırım. Eşimin işi sebebi ile Gümüşhane' de yaşıyoruz malum memleket kokusuna hasret kaldık. Eşim kurban bayramında Kastamonu' ya gittiğinde sağolsun poşet poşet memleket kokusu getirdi bana.. Tereyağ, ekmek, bazlama, bandumalık yufka, simit ve miss gibi kanlıca mantarı. Hamd olsun yağışlar bol olunca kanlıca da çok olmuş bu sene, her köşe başında satılıyormuş küçük sepetlerde..
Gelir gelmez mantarlar ilk önce kızartmasını yaptım aşağıdaki soframda birde simit tiridi yaptım ki off değmeyin tadına :)

Kalan mantarlarımı da burada tarif ettiğim gibi salamura yaptım, böreklerde vs kullanmak için..
Burada da sofram var :)

Malzemeler:
Kanlıca mantarı
Tuz
Sıvıyağ

Yapılışı:
İstenilen miktarda kanlıca mantarı yıkanıp temizlenir, kağıt havlu yardımıyla fazla suyu çektirilir.
Bol miktarda sıvıyağ kızdırılıp tuzlanan mantarlar yağda kızartılır.

Afiyet olsun..


21 Temmuz 2013 Pazar

Ecevit Çorbası-Yayla Çorbası ve Tarihi Ecevit Hanı


Merhaba :)
Bu güzel pazar gününe sımsıcak bir çorba ile başlayayım istedim.. Hepimizin bildiği ve benim arşivimde bulunmayan çorba :)
Neden Ecevit Çorbası?
Bu çorba Kastamonu, Küre ilçesi Ecevit kasabasındaki meşhur yolcu hanında pişirilir ve gelip geçen yolcular ile çevre halkı tarafından tüketilirmiş.  Anlatıla anlatıla ünlenen bu çorba zamanla "Ecevit Çorbası" olarak ünlenmiştir. Kastamonu genelinde bu isimle bilinir..
Ecevit Hanı; özellikle İstiklâl Yolu üzerinde yer alması, kağnı kollarının konaklamasını, yeme-içme ihtiyaçlarını karşılamasından dolayı anlam ve önemini çoğaltmıştır.
Tarihi han günümüzde Kastamonu il özel idaresi tarafından restore edilip tekrar açılmıştır. Bugün el değmemiş tertemiz doğası, tarihi dokusu ve leziz Kastamonu Mutfağı ile ziyaretçilerine hizmet vermektedir. Bilgi için;
http://www.kastamonuturizm.com/kastamonu/kure-ecevit-hani-h464.html
Ecevit Hanı:

Gelelim çorbanın yapılışına:

Malzemeler:
1 çay bardağı pirinç
2 su bardağı et suyu
3 su bardağı su
Tuz
Terbiyesi için:
3 çorba kaşığı yoğurt
1 su bardağı süt
3 çorba kaşığı un
1 yumurtanın sarısı
3-4 damla limon suyu
Üzeri için:
2 çorba kaşığı tereyağ
Nane

Yapılışı:
Et suyu ve su tencereye alınıp kaynatılır, üzerine pirinç eklenip tuz eklenerek pirinçler pişirilir.
Terbiyesi için yoğurt, süt, yumurta sarısı, un ve limon suyu bir kasede çırpılır ve kaynamakta olan pirinçlerin üzerine hızlıca karıştırılarak eklenir. 10-15 dakika kaynatılan çorbaya kıvamına göre su ilave edilebilir. Kaynayan çorbaya nanesi de eklenip bir taşım daha kaynatılır.
Tereyağı bir tavada kızdırılıp çorbanın üzerine eklenir, harmanlanır ve ocağın altı kapatılır.
Sıcak sıcak servis edilir..

Afiyet olsun..

4 Haziran 2012 Pazartesi

Cincile Mantarı Yemeği


Merhabalar:)
Bereketli ve mutlu bir hafta olsun diyorum:)
Benim köy tutkumu artık bilmeyen yok gibi:) Yaz geldimi köy hasretim daha bir depreşiyor..Köyde yaşamayı eşiminde çok istemesi emeklilik yıllarımızı ömrümüz yeter de görebilirsek köyde yaşayacağız demek oluyor :)
Bugün köy kokan bir yazı yazıyorum sizlere mis gibi çayırlarda çıkan bu cici mantarların tam zamanı, Bizde bu mantara cincile derler ve de çok severler :)) Toplaması hayli zor lakin yemesine doyum olmaz :)
Sizlerle kendi suyunda pişen nefis yemeğini tarif edeceğim bugün:))

Malzemeler:
Yarım kg. cincile mantarı
1 adet kuru soğan
2 adet domates
2 adet sivri biber
1 çorba kaşığı salça
Tuz,karabiber, kekik
Sıvıyağ

Yapılışı:
Mantarlar iyice yıkanıp bir kenarda bekletilir.
Soğanlar piyazlık doğranıp sıvıyağda pembeleştirilir, üzerine doğranmış biberler, kabuğu soyulup küp küp doğranan domatesler ve salça sırayla eklenip baharatları da ilave edilerek kavrulur en son mantarlar eklenip harmanlanır ve orta ateşte pişmeye bırakılır.
Su ilavesi yapmadan pişirdim ben kendi zaten ziyadesi ile sulanıyor..

Afiyet bal şeker olsun :)

28 Şubat 2012 Salı

Tiridine Bandım :)

"Manda yuva yapmış sööğüt daaaalııına amann amannn
Yavrusunu sinek kapmış gördün mü amanını yandım
Amanın amanın amanın yandım "tiridine tiridine tiridine bandım"
Bedava mı sandın para vedim aldım :)"

Es-selam! sevgili dostlar:)
Bir haftadır yoktum, bir takım rahatsızlıklar sonucu çok şükür geri dönebildim..
Sizlere güzel bir merhaba diyeyim istedim memleketimin güzel türküsü ile :) Bir gün buradan ayrı kalacağım aklıma gelse için yanar, eminim... İstanbul'da doğup 19 yaşına kadar orada yaşayıp, sonra asli vatanına memleketine dönen ben bu kadar mı severim memleketimi? Evet bu kadar severim..
Sevgili Necla ablamın Kastamonu Yemekleri istekleri zaman zaman yankılanıyor kulağımda:) Aklıma geldikçe, öğrendikçe paylaşıyorum lezzetlerimizi:)
Bugünde tirit var huzurlarınızda :)

Malzemeler:
4 kişi için:
4 adet susamsız simit
3 su bardağı et suyu
1 su bardağı su
100 gr. kıyma
3 adet kuru soğan
3 çorba kaşığı salça
Tuz
sıvıyağ
Üzerine:
100 gr. tereyağ
Pulbiber
2 su bardağı yoğurt
isteğe göre 2 diş sarmısak

Yapılışı:
Simitler ince ince dilimlenir bir tepside veya tek tek servis tabaklarına bölüştürülür.

Küçük bir tencerede soğanlar yemeklik doğranıp sıvıyağda pembeleştirilir, kıyması ve salçası eklenerek kavrulur üzerine et suyu ve su eklenip kaynatılır.. Aslında kuyruk yağı ile yapılır ama biraz ağır oluyormuş sanırım..
Kaynatılan kıymalı su tepsideki simitlerin üzerine gezdirilir,

az ılındıktan sonra sarmısaklı veya sarmısaksız yoğurt gezdirilip üzerine içinde pul biber yakılmış erimiş tereyağ gezdirilerek hemen servis yapılır..


Afiyet bal şeker olsun :)

17 Kasım 2011 Perşembe

Ekşili Pilav - Kastamonulular Buraya :D

Günaydınn:)
Nasılsınız sevgili dostlar.. Buz gibi bir sabaha uyandık ama gönlümüz sımsıcak çok şükür:)
Bugün sizlerle yöremin memleketimin en güzel tariflerinden birini paylaşacağımm..
Benden Kastamonu Mutfağından birşeyler bekliyoruz diyen Necla Ablama gelsin bu tarif özellikle.. Sonrada tümm Kastamonulu hemşehrilerime ve tümm okuyucularıma:)
Ekşili pilav bizim köyden tarafta pek sık yapılmazdı ama tadını bilirdik ben pek sevmem ama ekşili pilav tüm hanım toplantılarında ve özel günlerde baş köşede oluyor evlenince gördüm bunu..
Yapımını kayınvalidemden öğrendim.. Eşimin köyüne dede ve babannemizi ziyarete gittiğimizde yapmışlardı mevsimden ve iklimden dolayı ebegümeci bulunamadığından taze ısırgan, kuzukulağı ve asma yaprakları kullanılmıştı:) Ama asıl olanı ebegümeci otu.. Deneyecekseniz eğer muhakkak bu otla deneyin derim..Bir de köyde yapılırken ekşili pilav yayık ayranı koyuyorlar içine tadı yoğurda nazaran çok daha güzel oluyor..
Adını içine eklenen otlardan ve hafif ekşi yayık ayranından alan bu pilavı eminim sizler de çok seveceksiniz..
Malzemeler:
3 su bardağı bulgur (yörede siyezlik bulgur)
2 su bardağı yoğurt (bulunabiliyorsa yayık ayranı)
3 adet kuru soğan
2 çorba kaşığı domates salçası
3 adet yeşil biber
1 adet domates
Bir tutam maydonoz
1 demet ebegümeci otu (bulunamazsa ısırgan,asma yaprağı,kuzukulağı vs gibi otlar)
1 tatlı kaşığı tozşeker
Tuz,karabiber,kırmızı pulbiber
Sıcak su
3 çorba kaşığı tereyağ
2 çorba kaşığı sıvıyağ

Yapılışı:
Bulgurlar güzelce yıkanıp bir köşede bekletilir..
Soğanlar yemeklik doğranıp sıvıyağda salça ile sotelenir, üzerine kıyılmış biberler ve kabuğu soyulup küp doğranmış domatesler eklenip sotelemeye devam edilir. Karışıma bulgurlar eklenip üzerini geçecek kadar su ve baharatları ilave edilerek bulgurlar pişmeye burakılır..
Bulgurlar piştikten sonra tekrar sıcak su ilavesi yapılır bu kez su ilavesini fazla yapmayacağız ki çorba gibi sulanmasın pilavımız..Biraz daha kaynayan pilavın üzerine çırpılmış yoğurt (veya yayık ayranı) hızlıca eklenir ve iki taşım daha kaynatılıp incecik kıyılmış otları ilave edilir.. Yaklaşık 15 dk. sonra ocaktan indirilir, ocaktan almadan evvel bir tavada tereyağ ve pulbiber kızdırılıp pilavın üzerine gezdirlir ve sıcacık servis edilir..

Afiyet bal şeker olsun:)

28 Şubat 2011 Pazartesi

Kanlıca Mantarlı Açma Börek


Merhabalar :)
Gününüz/geceniz aydın olsun, bereketli olsun, mutltlu olsun e mi:)
Bana misafir olmak istermisiniz?
Bakın börekler de açıyorum :) Kuzinede pişiriyorum, çayım da hazır çorbam da:) Bizde böyle derler hadi buyrun gelin:)
Evet dün börek açma maceramın ikincisini başarıyla atlatmış bulundum :) İlkini taa Gümüşhane'deyken yapmıştım hatırlarsanız patatesliydi :) Şimdi de yöremizin enn sevilen mantarı olan kanlıca ile yaptım:) Nefis olduu, parmaklar ısırıldı harikaydı:) Cheesecakeler, börekler Allah sonumuzu hayretsin inşAllah :) Ama ben yemedimm ı ıhh:) Biliyorum Nuray Ablam görürse diyecek ki "aman Deniz'cim sakın!" Merak etme ablacım böreğin bir gülünden yarım parça yedim, cheesecake hiç yemedim:)
Böreğe dönecek olursak, geçen sefer yaptığım böreğimin tipik olarak aynısı, sadec mantarlısı:) En önemli ayırt özelliği ise kuzinede pişmiş olmasıı:)) Odun kokusu üzerine bir sinmiş ki yememek için ne yapacağımı bilemedim:) Nefisti:)
Dediğim gibi; çayım, çorbam, böreğim hazır:) Misafir olun gelin bana:) Melikeciğim sana göz kırpıyorum:)
Tarifim cafemis' in etkiniğine gitsin:)

Malzemeler:
6 su bardağı Un
Tuz
Ilık su
1 adet yumurta
Ara katlara:
1 su bardağı süt
1 çay bardağı yoğurt
Azıcık tuz
2 yumurta
İç Malzemesi:
500 gr. haşlanmış kanlıca mantarı
3 adet kuru soğan
Tuz, karabiber,kırmızı pul biber
Üzerine:
erimiş tereyağ


Yapılışı:
Hamur için un derin bir kaba elenir, tuz ile karıştırılır, yumurtası kırılıp azar azar su ilavesi ile mantı hamuru gibi hafif sert bir hamur elde edilir. Hamurumuz üzerine nemli bir bez örtülüp yarım saat dinlendirilir..
Hamur dinlenirken haşlanmış kanlıca mantarları robottan geçirilir, yemeklik doğranmış kuru soğan ve baharatları ile kavrulup kenara alınır.
Ara malzemesi için süt, yoğurt, yumurtalar ve azıcık tuz çırpılır..
Hamurumuz bezelere bölünür, her beze unlanarak açılabildiği kadar açılır .
Hamur açıldıktan sonra yoğurtlu karışımdan sürülüp mantarlı içten serilir ve rulo yapılarak bir güzel sarılır.. Gül yapılır.. Tepsiye dizilen böreklerimiz ki bir tepsi 4 adet alıyor tereyağı ile yağlanıp 180 dereceye önceden ısıtılmış fırında pişirilir..


Afiyet bal şeker olsun :)

14 Ocak 2011 Cuma

Peynirli :)

Mutlu haftasonları diliyorum şimdiden : ) Bugün kuzine maceralarımızın bir diğeri olan "Peynirli" ile kaşınızdayım:)
Peynirli yapımını özel bir zevki vardır bizim evde..
Şöyle ki;
"Her zaman ki gibi önce önlüğünü takıp, yemenisini bağlıyor başına o kız ve tezgahın üstü tamamen temizleniyor..
Kuzine çam kozalakları ile tutuşturuluyor, çıranın mis kokusu çekiliyor genizlere..Sonra yanan meşe ve çamların çıtırtısı yayılıyor evin içine sıcaklığı ile birlikte, dışarıya da kokusu...
Çaydanlık ve güğüm yerini alıyor kuzinenin üzerinde..
sonra hamur teknesine un eleniyor, bu arada o kızın eli yüzü un oluyor muzurluk ediyor çünkü.. Ak pak oldum diye seviniyor..Un gibisi var mı? Mübarek...
Sonra o kız elediği unu tuzlayıp ortasına bir yumurta kırıp ılık su ile yoğuruyor hamuru özlü özlü..
Hamuru da koyuyor kuzinenin yanına dinlensin diye..
Sonra peynirlerini incecik kıydığı maydonozları ile buluşturuyor, bir yumurta ve tuz da katılıyor bu buluşmaya..
Kız sacı yıkayıp kuruluyor ve yerleştiriyor kuzinenin üzerine..
Sonra hamurunu bezeliyor, başlıyor merdanesi ile açmaya..
İlk peynirliyi verince sacın üzerine bakıyor ki kaynamış çaydanlık ötüyor.. Hemen demliyor çayı.. Meşe kokusuna bir de taze çay kokusu karışıyor..
Peynirli arkalı önlü pişerken kız ikinciyi hazırlıyor..
Peynirli pişince alıyor bir tepsiye sonra da çatalına batırıp bir topak tereyağını, tereyağlıyor üzerini peynirlinin.. Peynirli pırıl pırıl görünüyor artık..
Sofrayı hazır ediyor kız bu arada, sofra dediğimiz de bir iki domates ve salatalık söğüşü ve zeytin..
Sımsıcak peynirli ve çay ile değme ziyafetlere taş çıkarıyor peynirli keyfi..
Sıralanıyor peynirliler..


Dayanamıyor ahali, pişeni alıyor bölüyor ikiye paylaşıyor yanındaki ile..Mutluluğu sarıyor kalpleri evde olmanın, evde hep beraber olmanın !!!!
Peynirli masalı bu ailenin şen kahkahaları ile son buluyor ve hep aynı şaka yapılıyor..
"Ben yedim Allah artırsın, sofrayı Deniz kaldırsın"
işte böyle sevgili dostlar..Dilerim bir gün sizleri de burada bu şekilde ağırlamak nasip olur bana..Kapılarım herdaim açık bilesiniz..
ve tatmak isteyen herkese reçeteyi düzenli olarak vermek istiyorum:)

Malzemeler:
Hamur İçin:
5 su bardağı Un
1 tatlı kaşığı tuz
1 yumurta
Ilık su
İç Malzemesi:
300 gr. yumuşak beyaz peynir
Yarım demet maydonoz
1 yumurta
Tuz


Yapılışı:
Hamur için verilen tüm malzemeler karıştırılıp azar azar un ilavesi ile ele yapışmayan ve hafif sert kıvamlı bir hamur elde edene kadar yoğrulur. Hamur üzerine nemli bir bez örtülerek yarım saat dinlendirilir.
İç malzemesi için yumuşak beyaz peynir ezilip içine ince  ince doğranmış maydonozlar, yumurta ve tuz eklenerek karıştırılır.
Dinlenen hamur yumurta büyüklüğünde bezelere ayrılıp üstlerine bolca un serpilir. Bir beze oklava veya merdane ile incecik açılıp arasına iç harçtan kaşık ile sürülüp yarım ay şeklinde kapatılır ve yağsız teflon tavada veya sacda arkalı önlü pişirilir..
Pişen her ekmek tereyağı ile yağlanır..

Afiyet bal şeker olsun.. : )

6 Kasım 2010 Cumartesi

Yazdan Kalma Günler ve Kuzinede Ter Ekmek

Merhabalar:))
Mutlu haftasonları dilerim herkese...:))
Mis gibi ter ekmek yaptım bugün sizleree:)Ter ekmek nedir ? Aslında bilindik lavaş ekmeği..Ama bizde ter ekmek derler... Babam hep anlatır rahmetli babannem her kurban bayramında iki arada bir derede yapar kurban kavurmasını ter ekmeklere sarıp ikram edermiş tabii mis koyun yoğurdundan ayranla.. Babam istanbulda doğup büyümüş olmasına rağmen köy yaşantısının içinde imiş istanbulda.. Çeliktepeyi bilirsiniz eski evler vardır halen plazaların eteğinde:)) İşte oralarda geçmiş çocukluğu.. Bazen canı çeker yaparız, haydi der yak bakalım şu kuzineyi, hazırla hamurunu..Ben açarım merdanemle o pişirmeye geçer hep anılarını canlandırır.. Sıcak sıcak yemek isterken babannemden ellerine, başına yediği oklavaları güle güle anlatır.. Gözleri uzaklara dalar sonra haydi derim bende pişti ekmeğin..
Bugün babam yanımızda olmasa da bayramda yapmaya söz verdim tabii ki... Ama annemle kahvaltımıza renk katalım dedik babamsız yaptık ter ekmeğimizi...
Sadece bununla kalmadı bugünün hikayesi elbet...Devamı nasıl mı.. İşte böyle;
Yazdan kalma günler yaşıyoruz bu günlerde.. Bugün de böyle başladı benim için pırıl pırıl bir güneşle uyandık evimizin dört yanı güneş aldığından her köşesine sinmiş sımsıcak ışıkları...
Tabii durmadan atıverdim kendimi sokağa, annem uyuyordu.. İlk gözüme çarpan yan taraftaki yonca bahçemizin otları oldu.. Hafif çiğ ıslaklığı ile güneş ışıklarının pırıl pırıl yansıdığı otlar tam objektifime göre idi..
Sonra hayvan sahibi komşularımız yavaş yavaş çıktılar sokaklara, anneciğim de uyandı bu arada, bizim yaramazların havlama sesleri ile yine sokağa çıktım ufacık boyları ile kocaman inekleri kovalıyorlardı:))
Sonra yoruldular tabii dayanamadı minik bedenleri o tempoya:) Uyudular..
Onlar uyurken biz acıktığımız için kolları sıvadım tabii yaktım kuzinemizi, hava sıcak ta olsa onun sıcaklığı hiç fazla gelmiyor insana..
Kuzine soba yanıp mis gibi çam meşe kokularını yayarken ortalığa ben;
2 su bardağı un
1 tatlı kaşığı tuz
1 yumurta
1 paket instant maya
Aldığınca ılık suyu karıştırıp yumuşak kıvamlı bir hamur elde ettim.. Sonra hamurdan yumurta gibi parçalar kopardım merdane ile unlayarak servis tabağından biraz büyükçe açtım...
Elde ettiğim ter ekmeğimi kuzine sobanın üzerine yerleştirdiğim sacın üzerinde arkalı önlü pişirdim...
Güneş gökyüzünde pırıl pırıl parlarken bizde annemle kuzinemizin sıcağında miss gibi kahvaltımızı etiik...

ve gün sona ererken bir kez daha şükrettik.. Ne güzel bir gündü dedik.. Sımsıcak evimize kapandık...
Hepinize mutlu hafta sonları diliyorum...
Sevgilerimle..

4 Kasım 2010 Perşembe

Kesme Çorbası ve Çorbalık Hazırlama Macerası


Merhabalar :))
Kucak dolusu sevgiler, selamlar, lezzetler sizlere benden:)) Çok beğeneceğinizi düşündüğüm bir yazımla karşınızdayım bugün..
Bir ana kız düşünün şimdi..
Mutfaklarına öğleden sonra güneşi tüm kuvveti ile yansımış kızıllığına hayran hem anası hem kızı..
Anası kuzineyi yakıyor, kızı hamur yoğuruyor..Unu eliyor tahtadan yapılmış eleği ile kabına ve  açıyor ortasını elleri miss gibi un kokusu, tuzla harmanlıyor ununu.. Bir yumurtayı bırakıyor içine sonrada sıcak suyunu. Yoğuruyor yoğuruyor.. Anası yakmış kuzineyi.. Çıtırtıları çam çırasınınhem kokuyor hem yanıyor için için.. Duman koklamak bile hoşlarına gidiyor.. Dumanı bile bir hoş kokuyor dışarıda çünkü..Kuruluyor yer sofrası köy örtüsü serilip yere.. Kızı başlıyor beze yapmaya patates büyüklüğünde anacığı açıyor unlaya unlaya oklavası ile..Kızı oklava ile küs ya ne yapsın... Kızı unu serpiştiriyor anacığı açıyor..Güneş ışığına yansıyan un zerrecikleri ve hamurunun kokusu anacığının kokusu..Missss gibi..
Anacığı açıyor kızı alıp diğer tarafa kesiyor kare karebol bol unla buluşturup bir güzel seriyor tepsilere.. Sonra kurutuyorlar onları güneşte üstüne örterek bembeyaz tülbentleri..

Sonra elleri ile diktikleri bez keselere dolduruyorlar.. Kışın soğuğunda el emeğinin sıcağını çeksinler diye içlerine...
Şimdi o anacığın o kızı sizlere bir seferliğin tarifini verecek...Tadı damaklara, kokusu ruhlara iyi gelecek.. Şifasını mevla verecek, kullarda ona biiznillah şükredecek....
İşte böyle canlarım, anacığımla beraber yaptık kesmelerimizi, ilk çorbasını da pişirdik üstüne tereyağ gezdirdik.. Şimdi sıra paylaşmasında sizlerle..









Malzemeler:
5 su bardağı un
1 yumurta
1,5 tatlı kaşığı tuz
Aldığınca ılık su
Sosu için:
3 diş sarmısak
Tereyağı
1,5 su bardağı yoğurt
Haşlamak İçin:
Kaynar su

Yapılışı:
Öncelikle kesmeleri hazırlamak için un yoğurma kabına elenip tuz eklenerek harmanlanır, ortası havuz şeklinde açılıp yumurtası kırılır ve ılık su ilavesi ile sert bir hamur yoğrulur..Elde edilen hamur iri iri bezelere ayrılarak oklava ile açılabildiği kadar açılıp üzeri bol bol unlanarak şerit şerit kesilir, eldeki şeritler de kare kare kesilip yine bol bol unlanarak tepsilere yayılır..2-3 gün kadar üzerine temiz tülbent bezi örtülüp kurutulur.

kuruyan hamurlardan 2 su bardağı kadarı alınıp (kişi sayısına göre çoğaltılabilir) kaynar suda makarna haşlar gibi suyuna çok az sıvıyağ ve tuz eklenerek haşlanır. Sonrasında ocaktan alınıp ılınması beklenir..
Bu esnada yoğurdun içine sarmısaklar havanda dövülüp eklenir ve parmak dayanacak kadar ılınan çorbaya hızlıca karıştırarak eklenir..

Üzerine kızdırılmış tereyağı ve karabiber gezdirilen çorbamız servise hazırdır..

Afiyet bal şeker olsunn :))

16 Eylül 2010 Perşembe

Döğme (dövme) Etten Etli Ekmek

Günaydınn canlarımm:))
Hepinize kucak dolusu sevgiler selamlar:)) Bugün güne baya bir hızlı başladım açıkçası erkenden ve irkilerek birden uyandım baktım ki gün doğmamış aslında doğmuş da sisten gün görünmemekte..İrkilmemin sebebini yüzümü yıkayınca anladım benim bıdıklarım uyanmışş:)) Sabah sütlerini istiyorlar:)) Kulübelerinin kapısını açtım sütlerini verdimm.. Ağızlarından aka aka süt içmelrini seyrettim.. Sonra kahvaltı için mutfağa geçtim.. Çünkü evdeki bıdıklar da uyanacaktı.. ve karınları aç olacaktı:)) Bu sabah anneme verdim uyku sırasını kahvaltı hazırladım hazırlarken işe hazırlandım ama herşeye rağmen iyiyim süperim:))Gençlik diyeceksiniz biliyorumm.. ama sadece gençlik değil temiz hava.. bahçeden kopardığım domatesler, salatalıklar, biberler, maydonozlar..Bıdıklarımın süt içişleri.. Güne daha ne kadar güzel başlanabilir ki...
Lafı yine uzattımm:)) Gelelim bugünün tarifine.. Bayrama özel yaptığımız akşam yemeği yöresel tadımız:))
Efendim Kastamonumuzda Daday ilçesinde özellikle etli ekmek döğme etten yapılır.. etler ultra mini şekilde doğranır veya kasaptan özel döğmelik alınır.. Saatlerce dövülüp kıyma haline getirilir..Ama tadına da doyum olmaz.. Bakınız yukarıdaki fotoğraf döğme etten bir görünüm içermekte.. Şimdi sizlere anlatayım kısaca bakalım beğenecekmisiniz..İsterseniz bilindik kıyma ile de deneyebilirsiniz.. Biz birde sac da değil tavada yaptık.. Daha sobalar kurulmadı..Kışın kuzine sobanın üstüne koyarız sacımızı miss gibi üzerinde kızartırız.:))
Vereceğim tarifte hamur maya içermekte aslında maya konulmaz ama hamur işinin midenize oturmasını istemiyorsanız şayet maya koyun derim.. Çok rahatsız etmiyor çünkü..

Malzemeler:
Hamur İçin:
5 su bardağı Sinangil Böreklik Un
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı instant maya
1 yumurta
Ilık su

İç Malzemesi:
1 kg. döğme kıyma
3 adet soğan
2 domates
Tuz, karabiber
su

Yapılışı:
Öncelikle döğmelik et veya küçük parçalanmış dana kuşbaşısı et döveceği ile yaklaşık iki saat dövülüp kıyma haline getirilir.. Buzdolabına kaldırılır.
Hamur için verilen tüm malzemeler karıştırılıp azar azar un ilavesi ile ele yapışmayan ve hafif sert kıvamlı bir hamur elde edene kadar yoğrulur. Hamur üzerine nemli bir bez örtülerek yarım saat dinlendirilir.
İç malzemesi için hazırlanan kıymanın içine soğanlar yemeklik doğranıp eklenir, kabuğu soyulmuş domatesler mini mini doğranıp veya rendelenip eklenir, tuzu, karabiberi eklenip katı muhallebi gibi bir kıvam alana kadar su eklenerek iç harç elde edilir.
Dinlenen hamur yumurta büyüklüğünde bezelere ayrılıp üstlerine bolca un serpilir. Bir beze oklava veya merdane ile incecik açılıp arasına iç harçtan kaşık ile sürülüp yarım ay şeklinde kapatılır ve yağsız teflon tavada arkalı önlü pişirilir..
Bakın pişerken nasıl kabarıyor:)
(Yağ koymuyoruz çünkü ekmeğin iç malzemesi pişerken yeterli nemi sağlıyor ve ekmekler kuru olmuyor.. )Pişen her ekmeğin üzeri tereyağ ile hafif yağlanıp sıcacık servis yapılır..

Afiyet bal şeker olsunn:))

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Kiren (Kızılcık) Kompostosu


Günaydın canlarımmm... Hepinize kucak dolusu sevgilerr getirdim yine umarım keyifler iyi yüzler gülücük pozisyonundadır:))
Biliyorsunuzki sevgili Aslıcığım ile hukukumuz çok sağlam bizim.. İlk blog arkadaşıyız birbirimizin ve hep bambaşka biryerde dostluğumuz.. Kendii facebook alemine yeni katıldı ve bende buna istinaden pembe tatlar için bir hayran sayfası oluşturdum..Aslıcığıma çok büyük sürpriz oldu ama çok sevindi onun o şen kahkahalarını duymak ne kadar güzel anlatamam:)) Güle güle kullansın Aslıcığım sayfasınıı:))
Hepinizin beğenilerini bekliyor:))
Gelelim tarifimize; bizim buralarda kuşburnudan sonra en çok sevilen yaban meyvesidir kiren yani kızılcık..Pazarlarda satılır köylüler tarafından... Marmelatta, tarhanada, kompostoda kullanılır..Ben Ramazan Günlerinde olduğumuzdan bugün sizlerle kompostosunu paylaşacağım tabii ki..:))

Malzemeler:
500 g. kiren (kızılcık)
2,5 lt. su
2,5 su bardağı tozşeker
1-2 damla limon suyu

Yapılışı:
Kirenler güzelce yıkanıp tencereye alınır ve üzerine soğuk suyu dökülüp orta ateşte kaynatılır, kaynadıktan sonra suya iyice rengini verip meyveleri yumuşadığında şekeri ilave edilip bir iki damla limon suyu damlatılır ve 15 dakika daha kaynatılıp ocaktan alınarak iyice ılıyana kadar dinlendirilir. Ilındıktan sonra buzdolabına alınıp iftarda buz gibi servis edilir..

Afiyet bal şeker olsun..

Kiren ile ilgili kısa bir bilgi de paylaşmak istiyorum sizlerle..

"Kızılcık (Cornus mas), kızılcıkgiller (Cornaceae) familyasından bir ağaç türü. Isparta ve Eskişehir'de Ergen, Sinop, Kastamonu ve Samsun çevresinde Kiren olarak anılır.

En fazla 5-8 m boy yapar. Yapraklar koyu yeşil, her iki yüzü tüylü, damarlar paralel, damarlar boyunca tüylüdür. Şubat-Mart ayında açan sarı renkli küçük Çiçekleri vardır, meyveleri kırmızı renkli, eliptik şekillidir. Kızılcık ağacı kuru, balçıklı topraklarda yetişir, çoğalması tohumlar yardımıyla gerçekleşir.
Kızılcık meyvelerinin tadı ekşi olup, taze ya da kurutulmuş olarak tüketildiği gibi, tarhana, hoşaf, reçel ve marmelat yapımında da kullanılmaktadır.
Çiçek kurulu Odunu lifli olup çok esnek ve dayanıklıdır, yoğunluğu fazla olduğundan suda batar. Baston ve sopa yapımında kullanılır. Kabuğundan boya, yapraklarından tanen elde edilir. Bahçe ve parklarda süs bitkisi olarak da yetiştirilir.
Kızılcık meyvesi şeker ilave edilmiş suda kaynatılıp, kapalı kaplarda uzun süre saklanabilir ve yemek arasında içecek olarak tüketilebilir.
Kızılcık yükseklik çok artmadıkça meyve verir.Ayrıca çok fazla su isteyen bir yapısı vardır."
KAYNAK: WIKIPEDIA