18 Mayıs 2011 Çarşamba
Papatya Buketi:)
Merhabalar:)
Nasılsınız a dostlar :)
Ben çok çok iyiyimm:) Elhamdülillahh:)
Öncelikle Atatürk'ümüzün İstiklal Mücadelesini Samsun' a çıkarak başlatmış olduğu bu kutlu günün sene-i devriyesini kutluyor olmanın hazzı içerisindeyim..
19 Mayıs Atatürk' ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'mız kutlu olsun ..
Efendim geçen cuma ben kocamann bir paket aldım:) Lamacığımın dediği gibi bir bavul aldım aslında:)
Benim canım kardeşim Papatya'm bana ne güzel ciciler hazırlamışş:) Onları kocamann bir koli yapmış yollamış:) Çok sevindimm, duygulandım, ağladımm:) Kurduğumuz gönül köprüleri ne kadar da sağlam..
Şükrettim..
Dostluklarımız hiç bozulmasın, her daim baki kalsın :)
Bakalım neler varmış kolimizdee:)
Çok cici ve tam bana göre örülmüş harika şalım..
Evimin kapısını süslemesi için bu cici kapı süsü..
Çilekli kaselerrr, pratik mutfak gereçleri :))
Kına Mumları, takı iğnedanlığı, bardak mumluklar, tülbent oyası
Kırmızı buzdolabı süsü, pembe anahtarlık:)
Beyaz peçete halkaları, turkuaz boncuklu beyaz dantelli dolap süsü
Mutfak ekipmanları, kek kapsülleri, salata kesici
İki kişilik kahvaltı çatal bıçağı ve özel yapılmış peçete halkaları
Kek kapsülleri,sarmısak rendesinden dolap süsü
Nikah Anı defteri, Kalemi ve kutusu
Nikah Anı Defterine yazdığı o güzel yazısı...
Pembe bir şal, koku keseleri, kuru gü yaprakları, tesbihlik ve tesbihi..
istanbul temalı dikişi kutusu :)
dikiş kutusunun içi :) makaradan, mezuraya, makastan, iğneye herşey..
turistik istanbul ürünleri :)
Damat Bey' e deo ve krem, anneme gözlük zinciri :)
ve son olarak daa şef papatya imzalı yemek kitabı ve dua kitapları veee cici bir not :)
işte böyle sevgili dostlar:) Rabbim herkese böyle cici bir dost, kardeş nasip etsin:)
İyiki varsın papatyam seni çok seviyorumm :))
Etiketler:
Hediyelerimm :)
17 Mayıs 2011 Salı
Pembe Tatlı Bittabii Çilekli :)
Merhabalar:))
Benim canım kardeşlerimm, arkadaşlarımmm, dostlarımm, ablalarımm ve tümm kalpkurabiye severler:)
Efendim yine kayboldum dimi :) Şimdi şöyle oldu, kardeşim sağolsun bilgisayar oyunu delisi:) ve bilgisayar ona yetmeyince birazcık takviye yaptırmaya karar verdi ve bilgisayarı Trabzon'a yolladı:) Bizde kaldık bilgisayarsız:) Aslında bunun haberini verecektim ama gereksiz meraklandırmayayım diye yazmak istemedim:) Sonuçta çok şükür kavuştuk:)
Güneş yüzünü gösterince buralarda daha bir heyecan doldu kalbim:) Mutfakta yeni tatlar ve yeni deneyimler yaşadım çok zevkli:) Bir bir paylaşacağım sizlerle:)
Sevgili Aysultan' a çok sürprizli bir parti hazırladık Papatyam ile:) Ayrıntılar burada:)
Sırada tarifim var artık :) Fotoğraflarını çilekli olduğu için ayrı bir zevkle çektiğim, tadının meyveli yoğurda benzediği söylenen nefis bir tatlı:) Yemedim bu tatlıdan ama benim için asıl önemli olan yapmak:) Nefsimi dizginlemeyi öğrendim çok şükür:)
İşte Pembe Tatlı :)
Malzemeler:
4 su bardağı süt
1 paket çilekli jöle
500 gr. çilek
4 yumurta
Yarım su bardağı tozşeker
1 kahve fincanı mısır nişastası
1 paket tek kullanımlık hazır meyveli sos
Yapılışı:
Çilekler robotta püre haline getirlip bekletilir.
Muhallebinin pişiileceği tencerede yumurtalar kabarana dek çırpılıp üzerine; süt, toz şeker, toz jöle ve nişasta eklenerek iyice çırpılıp, ocağın altı yakılır.
Orta ateşte sürekli karıştırarak pişirilir. Kaynamaya başlayan tatlının içerisine çilek püresi ilave edilip, 3-4 dk. daha pişirilerek ocaktan alınır ve uygun boyutlardaki kalıba dökülür ve buzluğa kaldırılır.
İyice sertleştikten sonra buzluktan alınan tatlı kalıptan servis tabağına çıkarılır, üzerine meyveli sos dökülüp çileklerle süslenir ve dilimlenerek servis yapılır..
Afiyet bal şeker olsun :)
Etiketler:
Sütlü Tatlılar
11 Mayıs 2011 Çarşamba
Lor Salatası
Merhabalar sevgili dostlar :)
Değişik hava reaksiyonları sonucu yine hastayımmm:)) Evett yine nezleyim:) Bırakın bir gün sıcak bir gün soğuk olmasını, gün içinde sürekli değişiyor hava burada:) Günlük güneşlik pırıl pırıl bir sabah uyanıyoruz, iki saat sonra fırtına yağmur ortalık karışıyor :) Sonra hop birden güneş açıyor yine sıcak :) Soğuk olduğunda kaloriferler yanmıyor, sıcak olduğunda yanıyor, ince mi giyelim kalın mı bilemiyoruz:) Sonunda da hasta oluyoruz:) Annem nezle oluşumu pazar günü duş alıp iki saat sonra kendimi sokağa atmama bağlasa da ben düzensiz havalardan diyorum :)
Öyle böyle ama bahar hissettiriyor kendisini :) Bizim apartmanın az ilerisinde müstakil bir evin bahçesinde tavuklar var:) Civcivleri çıkmaya başlamışlar çok şirinler:) Ben tavuklardan bahsederken eminim ki İstanbul Masal' ım gülüyor kikir kikir biliyorum :) Neyse, ağaçlar çiçekten yaprağa dönüyor yavaş yavaş :) Doğa uyanıyor, ben de köyü özlüyorum tabii :( İnşallah haziranda gidiyoruz yine köy hasret gidermeye :)
Bugün sizlerle Annecikler Günü Kahvaltısı'na hazırladığım salatam olan Lor Salatasını paylaşmak istiyorum :) Tarif sevgili Papatya'ma ait, zaten onun tarifleri için ayrı bir defter alıp oraya tutacağım tariflerini :)
Ben nasıl yaptım, işte burada;
Malzemeler:
250 gr. lor peyniri
2 dal taze soğan
2 adet kapya biber (ben eklemedim)
2 adet çarliston biber
2 adet domates (benden)
1 kase iri kıyılmış ceviz içi
Bir tutam maydonoz
Tuz, karabiber, kırmızı toz biber, kimyon
Zeytinyağı
Yapılışı:
Derin bir kaba lor peyniri dökülüp, topakları varsa ufalanır.
Üzerine incecik kıyılmış biberler, soğanlar, maydonozlar, küp küp doğranmış domatesler, cevizler ve baharatlar eklenip, zeytinyağı da ilave edilerek harmanlanır.. Servis tabaklarına alınan salata, üzeri maydonozlar ile süslenerek servis edilir..
Afiyet bal şeker olsun :)
Etiketler:
Papatya Tarifleri,
Salatalar
9 Mayıs 2011 Pazartesi
Bademli ve Limonlu Biscotti
Merhabalar :)
Nasılsınız dostlar :)
Sofram için ve ailem için ve benim için dilediğiniz tüm güzel dileklere teşekkür ediyorum :) Diğer yazımda da dediğim gibi elimden geleni yapmaya çalıştım karınca kararınca :)
Bugün ise cumartesi günü kafama göre hazırladığım biscottileri paylaşacağım sizlerle:) Önceleri çok acemice ve şekilsizce yapıyordum ama artık öğrendim sanırım daha düzgün şekilli ve daha gevrek oluyorlar:)
Bu tarifimi incelediğim değişik biscotti tarifleri ile derledim, bakalım beğenecekmisiniz :)
Malzemeler:
3 su bardağı un (250 ml. lik bardak)
3/4 su bardağı mısır nişastası
1,5 çay kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı tuz
1 su bardağı şeker
3 büyük yumurta
3 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi
3/4 su bardağı soyulmuş ve ikiye üçe kırılmış badem
40 gr. beyaz çikolata rendesi
90 gr. tereyağı
Yapılışı :
Büyük bir kapta tuz, un, nişasta ve kabartma tozu karıştırılır, ortası havuz şeklinde açılır.
Başka bir kapta, yumurtalar ve şeker iyice çırpılıp, içine limon kabukları da eklenerek unlu karışımın içine eklenir..
En son beyaz çikolata rendesi, tereyağ ve bademler de eklenip iyice yoğrulan hamur iki yada üç eşit parçaya bölünüp silindir olarak şekillendirilir ve yağlı kağıt serili tepsiye alınıp önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 20 dk. pişirilir.
20 dk. sonrasında fırından alınıp 10 dk. dinlendirildikten sonra iki parmak kalınlığında dilimlenip tekrra tepsiye dizilen biscottiler 150 derecelik fırında 15 dk. daha pişirilip, soğuduktan sonra servis yapılır..
Afiyet bal şeker olsun :)
Etiketler:
Bisküvi ve Kurabiye
8 Mayıs 2011 Pazar
Annecikler Günü Kahvaltısı :)
Merhabalar sevgili dostlar :)
Öncelikle bir gün değil her gün başımızın tacı olan canlarımız annelerimizin anneler günü kutlu olsun diyorum :) Bu yazıyı aslında sabahtan yazmalıydım ama bilgisayar başında oturmak istemedim doğrusu :)
Annelerimiz başımızın tacı :)
Allah yokluklarını göstermesin inşallah hiç birimize, anneciği yanıbaşında olanlar sarılsınlar, yanında olmayanlar tez zamanda kavuşsunlar, küs olanlar barışsınlar ve asla küsmesinler, ebediyete uğurlamış olanlarımız da var elbet dualarda buluşsunlar inşallah..
Hamurumuzda annelik var hepimizin öyle değil mi :) Allah dişi varlıklara nasıl da özel bir lütuf sunmuş.. İster insan olsun ister hayvan nasılda hakim yüreklerde bu duygu..
Rabbim herkese tattırsın inşallah vakti saati geldiğinde..
Hergün anneciğimle beraber olsak da bugün biraz daha özel olsun istedim :) Sabah 5 civarında kalktım ve annem için bu sofrayı hazırladım nacizane :) Ev ahalisinin haberi yoktu böyle bir sürprizden sabah kalkıp da masayı görünce başta anne olmak üzere herkes çok şaşırdı ve sevindi :) Yalnızca kardeşim biraz önce gördü çünkü ekmek alması için uyandırdım onu :)
Beğenilerinize..
Soframızdaki lezzetlere gelince:)
Kıymalı Mahlepli Poğaça
Çörekotlu Tulum Peynirli Poğaça
Lor Salatası (Papatyam'dan)
Kepekli Elmalı Muffin (Umutlu Hayat Berna'cığımdan)
Fırında Baharatlı Patates
Yumurta Salatası
Bu menekşemiz de kaç gündür tomurcuktu ilk kez anneler günü sabahında açtı :)
Ağzımızın tadı hiç bozulmasın inşallaahh :))
Öncelikle bir gün değil her gün başımızın tacı olan canlarımız annelerimizin anneler günü kutlu olsun diyorum :) Bu yazıyı aslında sabahtan yazmalıydım ama bilgisayar başında oturmak istemedim doğrusu :)
Annelerimiz başımızın tacı :)
Allah yokluklarını göstermesin inşallah hiç birimize, anneciği yanıbaşında olanlar sarılsınlar, yanında olmayanlar tez zamanda kavuşsunlar, küs olanlar barışsınlar ve asla küsmesinler, ebediyete uğurlamış olanlarımız da var elbet dualarda buluşsunlar inşallah..
Hamurumuzda annelik var hepimizin öyle değil mi :) Allah dişi varlıklara nasıl da özel bir lütuf sunmuş.. İster insan olsun ister hayvan nasılda hakim yüreklerde bu duygu..
Rabbim herkese tattırsın inşallah vakti saati geldiğinde..
Hergün anneciğimle beraber olsak da bugün biraz daha özel olsun istedim :) Sabah 5 civarında kalktım ve annem için bu sofrayı hazırladım nacizane :) Ev ahalisinin haberi yoktu böyle bir sürprizden sabah kalkıp da masayı görünce başta anne olmak üzere herkes çok şaşırdı ve sevindi :) Yalnızca kardeşim biraz önce gördü çünkü ekmek alması için uyandırdım onu :)
Beğenilerinize..
Soframızdaki lezzetlere gelince:)
Kıymalı Mahlepli Poğaça
Çörekotlu Tulum Peynirli Poğaça
Lor Salatası (Papatyam'dan)
Kepekli Elmalı Muffin (Umutlu Hayat Berna'cığımdan)
Fırında Baharatlı Patates
Yumurta Salatası
Bu menekşemiz de kaç gündür tomurcuktu ilk kez anneler günü sabahında açtı :)
Ağzımızın tadı hiç bozulmasın inşallaahh :))
Etiketler:
Özel Günler,
Sofralarım
5 Mayıs 2011 Perşembe
Kemalpaşa Tatlılı Kivili Muhallebi ve Hıdırellez '11
"Ay doğar aydır Allah
Her şeye kadir Allah
Ya yarime kavuştur
Yada sabır ver Allah
Karanfilim budama
Safa geldin odama
Gelirse güzel gelsin
Çirkin koyma odama
Ocakta süt pişiyor
Bülbüller ötüşüyor
Eller yarim dedikçe
Yüreğim tutuşuyor
çekmecenin kilidi
Üstünü kül bürüdü
Sen orada ben burda
Bütün ömrüm çürüdü
Parayı astım dala
Yari sordum sağa sola
Yarın Hıdırellezdir
Hepimize mübarek ola
Mâniciğim ellerde
Su çalkanır göllerde
Gönlüm güvercin olmuş
Eğlenmiyor çöllerde.
Su başında su tası,
Gümüştendir kurnası
Bugün dilek tutanın
Kabul olur duası,
Al fistanım var benim,
Bedenime dar benim,
Şu gelenler içinde
Elâ gözlü yar benim.
Tarlanın başı kaya,
Yüzü benziyor aya
Ben canımdan usandım,
Benlerin saya saya,
Hey bahtiyar, bahtiyar
Bahtiyarın vakti var.
Bir güzelin bir çirkine
Sarılmaya vakti var.
Mortufal başı mısın?
Cevahir taşı mısın?
Gel bir mani söyleyim
Cebinde taşır mısın?"
Efendim söze güzel mani dizileri ile başladım :) Yarın hıdırellez:) Ne kadar güzel bir milletiz değil mi? Ne güzel ananelerimiz var:) Yaz gelişini ne güzel karşılıyoruz:) Gerçi yağmurla geçiyor bu yıl hıdırellez amma olsun:) Berekettir ne yapalım:) Bugün o bereketten nasıl nasibimi aldım anlatamam size:) Çarşıya inmem gerekti, indim :) Bir yağmur bastıdı saçakların altında kalakaldım :) Ama fotoğrafçı ruhum orada da harekete geçti:) Sokağı fotoğrafladım :) Sizinle de ufak bir kesit paylaşıyorum tabiiki:)) Kimbilir belki aranızda Gümüşhane' li olup da memleketine uzak olanlar vardır...
NOT: ARKADAŞLAR BEN GÜMÜŞHANELİ DEĞİL KASTAMONULUYUM İŞ DURUMUNDAN DOLAYI BURADA YAŞIYORUM :) YANLIŞ ANLAŞILMASIN :)
Hıdırellez ve yaz mevsimi bereketi ile gelsin ve bizlere hep mutluluk getirsin diyorumm :))
Bugünkü tarifim Hıdırellez şerefine ve son derece pratik ve ani krizlere çözüm olacak bir tatlı:)
Ağzımız tatlansınn hergünümüz tatlı geçsin efendim :)
Malzemeler:
-4 kişilik-
16 adet hazırlanmış tarifine kemalpaşa tatlısı
1 paket damla sakızlı cremole+500 ml. süt
2 adet kivi
Yapılışı:
Cremole tarifine göre hazırlanıp buzdolabında 15 dakika dinlendirilir..
Tatlının sunulacağı kupların diplerine dörder adet kemalpaşa tatlısı pay edilip, üzerine cremole dökülür.. En üstü kivi parçacıkları ile süslenip dolapta bir saat dinlendirilidikten sonra servis edilir..
Aynı gün içeriisnde tüketilmesini tavsiye ediyorum çünkü, tatlıların şerbeti salınıyor ve hoş bir görüntü olmuyor :)
Afiyet bal şeker olsun:)
Etiketler:
Özel Günler,
Sütlü Tatlılar
4 Mayıs 2011 Çarşamba
Fırında Sebzeli Denizalası Keyfi :)
Merhabalar:)
Deniz' im efendim ben:) severim deniz balıklarınııı :))
Alabalık güzeldir ama nehir ile deniz arasındaki o ince çizgide yaşayan o güzelim denizalaları ayrı bir güzeldir:) Dedim ya Deniz'im ben :) Denizden babam çıksa misaliyim :)) Birazda karadenizlilikten sanırım :) Tutkunum balığa, denize, dalgaya :) Her ne kadar doktor vetosuyla deniz ve havuz bana yasak olsa da denizi seviyorumm:) Bizimkilerin "iki denizin arasında dilek tutalım heheheheh" şeklindeki bayat espirileri bile hoşuma gidiyor:)
Babamdan geliyor bu deniz sevgisi bana:) Adım niye Deniz :) Bu yüzden :))
Efendim benim deniz aşkım depreşmişken, eşsiz bir lezzet paylaşayım sizlerle:) malum havalar ısınıyor balık mevsimi kapanıyor:) Seneye kalmasın bu cânıııım tarif:)
Beğenmeniz dileği ile :)
Malzemeler:
1 kg. deniz alası fileto
Marine için:
1 çay bardağı zeytinyağı
1 çorba kaşığı kuru fesleğen
3-5 dal taze kekik
2-3 dal maydonoz
2 dal taze kişniş
1 çay kaşığı kırmızı toz biber
Yarım çay kaşığı kimyon
Tuz
Garnitür olarak:
2 adet taze patates
5-6 adet çarliston biber
5-6 adet domates
2 adet kuru soğan
Tuz
Yapılışı:
Öncelikle marine malzemeleri derin bir cam kap içerisinde karıştırılarak özleştirilir..
Yıkanan balıkalrın her yerine güzelce sürülüp, bir kap içerisine alınan balıklar buzdolabında 2 saat kadar marineye yatırılır..
Garni tür olarak belirlenmiş tüm sebzeler doğranıp hazırda bekletilir.. Kalan marine harcından sebzelere de sürülür.. Eğer harcınız artmaz ise zevkinize göre baharatlayabilirsiniz de..
2 saatin sonunda marine edilmiş balıklar fırın tepsisine dizilip aralarına garnitür sebzeleri de dizilerek önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında kızrana kadar pişirilir..
Sıcak sıcak servis edilir..
Afiyet bal şeker olsun :)
Deniz' im efendim ben:) severim deniz balıklarınııı :))
Alabalık güzeldir ama nehir ile deniz arasındaki o ince çizgide yaşayan o güzelim denizalaları ayrı bir güzeldir:) Dedim ya Deniz'im ben :) Denizden babam çıksa misaliyim :)) Birazda karadenizlilikten sanırım :) Tutkunum balığa, denize, dalgaya :) Her ne kadar doktor vetosuyla deniz ve havuz bana yasak olsa da denizi seviyorumm:) Bizimkilerin "iki denizin arasında dilek tutalım heheheheh" şeklindeki bayat espirileri bile hoşuma gidiyor:)
Babamdan geliyor bu deniz sevgisi bana:) Adım niye Deniz :) Bu yüzden :))
Efendim benim deniz aşkım depreşmişken, eşsiz bir lezzet paylaşayım sizlerle:) malum havalar ısınıyor balık mevsimi kapanıyor:) Seneye kalmasın bu cânıııım tarif:)
Beğenmeniz dileği ile :)
Malzemeler:
1 kg. deniz alası fileto
Marine için:
1 çay bardağı zeytinyağı
1 çorba kaşığı kuru fesleğen
3-5 dal taze kekik
2-3 dal maydonoz
2 dal taze kişniş
1 çay kaşığı kırmızı toz biber
Yarım çay kaşığı kimyon
Tuz
Garnitür olarak:
2 adet taze patates
5-6 adet çarliston biber
5-6 adet domates
2 adet kuru soğan
Tuz
Yapılışı:
Öncelikle marine malzemeleri derin bir cam kap içerisinde karıştırılarak özleştirilir..
Yıkanan balıkalrın her yerine güzelce sürülüp, bir kap içerisine alınan balıklar buzdolabında 2 saat kadar marineye yatırılır..
Garni tür olarak belirlenmiş tüm sebzeler doğranıp hazırda bekletilir.. Kalan marine harcından sebzelere de sürülür.. Eğer harcınız artmaz ise zevkinize göre baharatlayabilirsiniz de..
2 saatin sonunda marine edilmiş balıklar fırın tepsisine dizilip aralarına garnitür sebzeleri de dizilerek önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında kızrana kadar pişirilir..
Sıcak sıcak servis edilir..
Afiyet bal şeker olsun :)
Etiketler:
Balık
3 Mayıs 2011 Salı
Fırında Kabak Mücver :)
Merhabalar:)
Bazen şaşırtıcı tesadüfler ardarda geliyor mu hayatınız da?
Annemle hergün yürüyüşler yapmakta ve hergün yağmurda ıslanmaktayız:) Sabah uyanıyoruz günlük güneşlik pırıl pırıl hava:) Ohh diyorum:) Ev işlerini halledip alışverişe gidelim felan derken yürüyüş de yapıyoruz :) Ama gelgelelim biz sokağa çıkar çıkmaz güneşli güneşli yağmur başlıyor:) son bir haftadır hep böyle:) Kastamonu'ya gitmeden evvel de böyleydi:) Anlamadım gittii:)
Sanırım hepimiz benzer şeyler yaşıyoruz:)
Bugün sizlerle sıksık yaptığım ama blogda hiç paylaşmadığım bir tarif vermek istiyorum:) Aslında hepimiz biliyoruz amma belki bilmeyenler de vardır kim bilir?
İşte karşınızda fırın mücver :) Nefiss:) Dolma yaparken oyulan içleri değerlendirmenin en güzel yolu :))
Malzemeler:
3 adet kabak veya 1 kg. kabağın oyulnuş iç kısmı
3 adet yumurta
5 dal yeşil soğan
Bir tutam maydonoz
2 dal taze nane
1 tutam dereotu
100 gr. beyaz peynir rendesi
Tuz
Karabiber
Kırmızı toz biber
Kimyon
3 tepeleme çorba kaşığı un (artı eksi olabilir)
Yapılışı:
Kabaklar rendelenip suyu iyice sıkıdıktan sonra derin bir kap içerisine alınıp, üzerine yumurtalar kırılır, incecik doğranmış soğan, nane, maydonoz ve dereotu eklenir, Tuz, karabiber, kırmızı toz biber ve kimyonu eklenerek en son un birer kaşık şeklinde karışıma katılır ve kaşık yardımı ile karıştırılır..
Genel kıvamı krep hamurundan biraz daha yoğunca oluyor, yani ben öyle yapıyorum :)
28 cm. lik yuvarlak borcam sıvıyağ ile hafifçe yağlanıp, elde edilen karışım içerisine dökülür..
Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında altı üstü kızarana kadar pişirilen mücver, fırından çıkıp soğuduktan sonra dilimlenerek yoğurt eşliğinde servis edilir..
Afiyet bal şeker olsun:)
Etiketler:
Aperatifler
2 Mayıs 2011 Pazartesi
Sonunda Yaptım:) Şantili poğaça :)
Merhabalar:)
Sevgili blog ablalarım, kardeşlerim ve arkadaşlarımı fazlasıyla ihmal ettiği belirtmiştim ama telafi ettim sanırım:)
Zira aldığım güzel cevaplar beni ziyadesi ile sevindirdi:)
Hepinizin bildiği çılgın bir akım var bloglarda, hani bir zamanlar pudingli keklere, patlıcanlı tariflere olduğu gibi:)
Krem şantili poğaça:)
Ben tarifi sevgili Birgül Ablam' dan aldım çünkü ilk kendisinde gördüm:) Çok merak ettim, çok acaba da kaldım ama sonunda yaptımmm:)) Yağ oranı biraz fazla ama tadı çok güzelmiş:) Ben tatmadım şahsen ev ahalisinin yorumu bu:) Malumunuz yaz ayları yanaştı kapıda, toparlanmak şart:)
Ev ahalisinin kahvaltıdaki sırıtan surat ifadesine bakılırsa çok beğenilen bu poğaçayı sizlere iftiharla takdim ediyorum :)
Malzemeler:
1 paket toz kremşanti
250 gr. zeytinyağlı magarin
1 çorba kaşığı kuru maya
2 adet yumurta (1 tanesinin sarısı ayrılacak)
1 su bardağı süt
Tuz
5,5 su bardağı un
1 çay kaşığı kabartma tozu
İç malzemesi için:
1 kase tulum peyniri
1 tutam maydonoz
Üzerine: haşhaş tohumu
Yapılışı:
Margarin, krem şanti ve yumurta bir kap içerisinde birbirine iyice karıştırılır..Süt ve kuru maya eklenip yoğurmaya devam edilir.Elenmiş un ve kabartma tozu da eklenerek yumuşak kıvamlı bir hamur elde edene kadar yoğrulur.
Elde edilen hamur üzerine nemli bir bez örtülerek bir saat kadar dinlendirilir ve bir satin sonunda tekrar yoğrulur..
Tulum peynirinin içerisine maydonozlar incecik kıyılarak bir kenarda bekletilir.
Dinlenen hamur bezelere ayrılıp, her beze el yordamı ile açılıp içerisine peynirli iç konulduktan sonra yarım ay şeklinde kapatılarak yağlı kağıt serilmiş tepsiye sıralanır..
Poğaçaların üzerine yumurta sarısı sürülüp, haşhaş tohumu serpilerek önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında kızarana kadar pişirilir..
Afiyet bal şeker olsun :)
Etiketler:
Bloglardan Seçmeler,
Poğaçalar
1 Mayıs 2011 Pazar
Çilekli ve Çikolatalı Tart
Merhabalar:)
Mutlu pazarlar ve mutlu haftalar sevgili dostlar :)
Memleket hasretlerini dindirdiğim okurlarımdan aldığım birbirinden güzel mailler keyfimi iyice yerine getirdi:) Meğer Kastamonu' ya hasret ne çok okurum varmış:) İyiki varsınız..
Şu anda ben de memleket hasreti ile yanıp tutuşuyorum ama ne yaparsınız, dünya hayatı, ekmeğin nerede ise oradasın..Dilerim ki Allah tüm hasretlik çekenlerin hasretlerini dindirir tez elden..
Efendim bahar kah sıcak, kah soğuk şekilde geldi:) Hıdırelleze kaldı beş gün:) Yaz başlayacak artık:)
Çileklerde tezgahlarda mis kokulu:)Elime geçen heryerde kullanmak, o güzel kıpkırmızı hallerini fotoğraflamak istiyorum sürekli:)
Bu kez bir tart yapayım istedim.. Çilekle çikolatayı ben çok yakıştırdığım için çikolata da kullandım bol bol:) Nefis bir tart oldu:) Şiddetle tavsiye ediyorum sizlere de:)
Bir de ziyaret etmeyi ihmal ettiğim arkadaşlarım:) kusuruma bakmayınız.. Telafi edeceğim inşallah:) Bugünlerde biraz yoğun ve heyecanlıyım :)
Malzemeler:
Tart Hamuru İçin:
125 gr. margarin
1 su bardağı pudra şekeri
1 su bardağı toz fındık
1 adet limonun kabuğunun rendesi
1 yumurta
2,5-3 su bardağı un
Kreması için:
3 su bardağı süt
2 çay bardağı şeker
1 çay bardağı un
2 tatlı kaşığı tepeleme mısır nişastası
1 yumurta sarısı
1 limonun kabuğunun rendesi
Arasıne ve üzerine:
Çikolata parçacıkları
Çilek
Çikolatalı kremşanti
Glazür çikolata
Islatmak İçin: Meyve Suyu
Yapılışı:
Tart hamuru için; Margarin ve pudra şekeri derin bir kap içerisinde yoğurulup içine sırası ile, yumurta, limon kabuğu rendesi, fındık ve un eklenerek iyice yoğrulur..
28 cm. lik kalıp içerisine el yordamı ile açılark yayılan hamur, önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında 20-25 dk. pişirilip soğutulur.
Fırından çıkıp soğuyan tart hamuru meyve suyu ile ıslatılır.
Kreması için; Tüm malzemeler karıştırılıp karıştıra karıştıra pişirilir..Ilınması için bir kenara alınır..
Çikolatalı kremşanti çırpılıp, bir kısmı süsleme için ayrılır. Kalan şanti, pişip soğumuş olan tart hamurunun üzerine sıvanır.
Şantinin üzerine çilek ve çikolata parçacıkları serpilir, hazırlanan muhallebi meyvelerin üzerine dökülür.. En üst kısmı da çilek parçacıkları ile süslenip, eritilen glazür ile zevke göre süslenir.
12 saat buzdolabında dinlendirilen tart, dilimlenerek servis yapılır..
Afiyet bal şeker olsun :)
Etiketler:
Tartlar ve Turtalar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










































