14 Ağustos 2010 Cumartesi

Bahçede Bezelye Hasadı ve Etli Bezelye

Günaydın canlarımm...
Bu gün hafif serin bir sabahtan merhaba diyorum sizlere haftanın son iş gününde..
Öncelikle mesaj yoluyla çalışan sevgili Ramazan Davulcum, anneciğim, ablacığım, kardeşceğizim, hocam,tatlişkom sevgili papatyama sevgilerimle..
Gelelim bezelyelere...Bahçemiz artık bize geri dönüşüme başladı önceki postlarımda göstermiştim sizlere kesit kesit..
Geçenlerde topladık bezelyelerimizi ve bir güzel yemeğini de yaptık fotoğrafta gördüğünüz üzere..
Efendim bezelyeler önce doldurdu içlerini..




Sonra biz onları topladık annemle beraber...
sonra ben onları ayıkladım bir bir..
tanelerini kaplara doldurdum bir yemeklik ayırdım ve fazlasını kışlık dondurucuya koydum..Yeniden çiçek açtılar bile bayrama doğru bir hasat daha yaparız...
ve sonraaa...
Malzemeler:
1 kg. bezelye
400 gr. dana kuşbaşı
1 baş soğan
3 çorba kaşığı salça
Tuz
Aldığınca ılık su
Yapılışı:
Kuşbaşı etler tencereye alınıp yağsız ve tuzsuz kavrulmaya başlanır, etler suyunu salıp çekmeye başlayınca yemeklik doğranmış soğan eklenir..Soğanlar kendinden geçince salçası  eklenip bir iki döndürdükten sonra yıkanmış bezelyeler eklenip tuzu ilave edilir.. Kısık ateşte kavrulur..
Bezelyeler de kavrulduktan sonra sebze ve etlerin üzerini üç parmak geçecek şekilde sıcak su eklenip pişmeye bırakılır..
Pişince ocaktan alınıp 15-20 dakika dinlendirilip sıcak servis yapılır..
ve sonuçç..




Afiyet bal şeker olsun....
Hoş sohbetli, bol bereketli iftarlar dilerim...:)))

13 Ağustos 2010 Cuma

Tarçınlı Bisküvi

Günaydın canlarımmm:))
Mübarek Ramazan Ayının ilk cumasından merhaba diyorum sizlere.. Canı gönülden hayırlı cumalar diliyorumm.. Kocamaann kocamaaann sevgilerimi yolluyorum:)) Neşe ile dolun diye:))
ve bugün sizlerle mis kokulu bir kurabiye paylaşmak istiyorumm:)) Tarçınlı bisküviler iftardan sonra çayınızın yanına çok yakışacak:))
Bir de mesajla çalışan bir ramazan davulcumuz var her sahurda sağolsun yalnız bırakmıyor:)) Papatyaaamm öpüyorum senii:))
Efendim en tatlı iftarlara he beraber katılmak dileği ile..
Bu arada en çok Ramazan ayında özlüyorum İstanbulu.. Havası dokusu bir başka geliyor bana.. O maneviyatı hissediyorum...

Malzemeler:
150 gr. margarin
Yarım çay bardağı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı tarçın
2 çay bardağı pudra şekeri
2 çorba kaşığı buğday nişastası
1 yumurta
1 pk. vanilin
Yarım paket kabartma tozu
Aldığınca Un

Yapılışı:
Listede verilen tüm malzemeler karıştırılıp en son un eklenerek yumuşak bir hamur yoğrulur. Elde edilen hamur yarım saat dinlendirilip, yarım saatin sonunda ikiye bölünerek unlu tezgahta kurşun kalem kalınlığında açılır..Çeşitli kalıplar ile kesilen kurabiyeler yağlı kağıt serili tepsiye sıralanıp önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında 15 dakika pişirilir.. Ilık veya soğuk servis edilir..

Not: Ben bu kurabiyeleri kalıpla yapıp hafif beyaz diye tanımladığımız şekilde pişiriyorum ki beyaz görünsün.. Yuvarlak yuvarlak yaıldığında biraz daha kızarıyo ve tarçın damaklarda hafif acı bir tat bırakıyor..
Bu benim zevkim tabii isteğe bağlı olarak top top yapılıp kızartılabilir..

Afiyet bal şeker olsunn...:))

12 Ağustos 2010 Perşembe

Közlenmiş Salata ve İlk İftardan Kareler...

Günaydınn canlarımm:))
Bu sayılı ama mübarek Ramazan Günlerinin ikincisinde tüm enerjimle sizlerleyim:)) Hepinizin keyiflerinin yerinde olmasını diliyorum..
Dün akşam ilk iftarımızı yaptık balkonumuzda yaz aylarına denk gelmesi sıcaklar bağlamında zor olsa da keyifli de oluyor hani.. Dün sevgili Merveciğime de dedim sebze bol meyve bol daha ne isteyelim ki allahtan.. İftardan sonra yürüyüş yapabilecek zamanımız da var..Ne ala..
Dün akşam iftar sofrasını hazırlarken evimiz tek katlı olduğundan salonun camı önünden televizyonu duyabiliyordum... Yurdumuzun iftar heyecanını dalga dalga yaşaması ne kadar güzel birşey.. Hep birden olsak belki bu kadar zevkli olmaz:) Her yörede ayrı sofralarla ama yüreklerde aynı heyecanla ne güzel de karşıladık :))
Şimdi sıra  salatada bu salatayı Ramazan gelmeden evvel yapmıştım pazar günü yani:)) Cumartesi akşamı misafirlere yanan mangaldan geri kalan ateşlerle elime ne geçtiyse közlemiştim:)) Domates, kırmızı biber, yeşil biber ve patlıcan:)) Domatesleri dayanamayıp yediğim için kalanlardan ertesi gün bu salatayı yaptımmm:))

Malzemeler:
2 adet közlenmiş patlıcan
2 adet közlenmiş kırmızı biber
2 adet közlenmiş çarliston ve sivri biber
1 adet domates
1 tutam maydonoz
1 tutam dereotu
Zeytinyağı
Tuz ve kekik

Yapılışı:
Közlenmiş sebzelerin kabukları soyulup özenle mini mini doğranır servis tabağına sıralanır. En son küp doğranmış domatesleri eklenip zeytinyağı, tuzu, karabiberi, maydonozu ve dereotu ile birleştirilip harmanlanır.. Zevke göre süslenip servis edilir...

Afiyet bal şeker olsunn:))

ve ilk iftarımızdan kareler paylaşmak istiyorum sizinle..
Sevgili babacığım çok sevdiği çilek kızı için çilekli yaz helvası almışş, ilk kez gördüm nasıl sevindim anlatamam..Kuru meyveli olanı da nefisti..
Vazgeçilmezimiz hurmamız..
Kaynatmış olduğum bir kazan kayısı kompostosu:)) (Tarifini vereceğim)

ve Anneciğimin elinden kemalpaşa tatlısı..Çalışıyor olduğum için haftasonu hariç iftarlar anneciğimin elinden olacak sanırım genellikle ama bazen süprizler yaparım:))

Cümleden Allah kabul etsin.. Hayırlı iftarlar dilerim canlarımm..

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Milföy Hamuru ile Sahur Böreği

Günaydın sevgili dostlarımmm...:))
Hepinizi sevgiyle mutlulukla günaydın diyorumm.. Mutlu günler diliyorumm:)))
Bugün sizlerle başka bir tarfi paylaşacaktım ama dün gece sahur vakti Papatyamdan aldığım bir mesaj beni öyle sevindirdi ki kararımı değiştirdim:))
Dün akşam bu börekleri yaptığım esnada bir mesaj sesi... Allah alllaaahh dedim:)) Gecenin üçünde???
Bir de baktım şöyle yazıyor "peygamberimiz buyurmuş ki sahurda bereket vardır haydin bereketli sahurlarımız olsun dostlar.sabah namazı sonrası duada unutmayın"
Ne de alemsin papatyam aldım babamın telefonunu elime sonra bıraktım dedim bu kız gecenin üçünde yabancı bir numaranın telefonunu açmayabilir:))
Kendi kendime gülerken annem geldi coşmuşsun yine diye çünkü o arada gülerken dört adet börek yapıcam diye sekiz tane yapıvermişim:)) Bak sen Allahın işine.. Sahurda gerçekten bereket varmış...
Cümleden allah kabul etsin efendim:)))
İşte kolay böreğimizin tarifi..Sahurda hem kolay olsun hem sıcak olsun hem de tok tutsun diyorsanız bu börek sizin için geliyor:)))

Malzemeler:
8 adet milföy hamuru (4 kişi içindir)
1 su bardağı karar peyniri rendesi
1 adet domates
Üzerine 1 yumurta sarısı ile susam

Yapılışı:
Milföy hamurlarının bir tanesi alınıp merdane ile biraz açılır.( Bir kahvaltı tabağı çapında ) Açıldıktan sonra tabak ile kesilir üzerine kaşar peynir rendesi ile halka kesilmiş bir dilim domates eklenir

ve ikinci milföy hamuru aynı şekilde kesilip peynirlerin üzerine örtülür kenarları iyice sıkıştırılıp kalan hamurlardan ortasına bir gülcük yapılır..:)
Tepsiye dizilen börekcikler üzerlerine yumurta sarısı sürülüp susam serpilerek 180 derecelik fırında kızarana kadar pişirilir..

Afiyet bal şeker olsun...

Hayırlı Ramazanlar..

10 Ağustos 2010 Salı

Sevinçliyiz... Hoşgeldin Ya Şehri Ramazan ve Sinangil Köy Ekmeği

Günaydın sevgili dostlarımm... Ne kadar güzel bir güne uyandık farkındamısınız.. Bugün beni aldı bir heyecan bir telaş..
İlk sahura erişmeye saatler kaldı.. Sonra ilk iftar her Ramazan-ı Şerifte olduğu gibi bu yılda içim içime sığmamakta dün akşam kompostomuzu yaptım bu akşam da pidemizi ve diğer "hafif" yiyeceklerimizi..Sıcaklarda oruç tutacağımızdan sahurda çok dikkatli olmalıyız bol bol meyve ve sıvı tüketmeliyiz..Bakınız sahur için bir takım öneriler aşağıda...
Sahurda neler yenilmelidir?

*Protein içeriği fazla olan gıdalar (midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirirler) yumurta, süt, yoğurt, peynir gibi gıdalar,
*Kahvaltı şeklinde bir öğün olabilir.
*Bol sıvı alınmalıdır.Su içilmelidir.
*Meyve yenilebilir.
*Fazla tuzlu besinler tüketilmemelidir.
*Sadece su içerek oruç tutmak sakıncalı.Bu durumda yorgunluk, dikkatte azalmalar olur.
*Sahura kalkılmadan oruç tutulursa aç kalma süresi artacağından metabolik hız düşer ve halsizlik, baş ağrısı görülür.

İftara kavuştuğumuzda da sıcaklar bizimle olacağından özellikle ağır yemeklerden ve şerbetli tatlılardan kaçınmalıyız diye düşünüyorum porsiyon küçültmek herzaman işe yarar ve  bazı bölgelerde İftar saati geç olsa da havaların sıcak oluşu sizi sokaklara itsin diyorum akşamları iftardan sonra yürüyüş yapınız.. Hem şehrinizde mutlaka şenlikler yapılır onlara katılırsınız. Hafiflemiş bir şekilde teravih namazını icra eder.. Rahat rahat uyursunuz..:))
Bakınız bir takım öneriler iftar saatleri ve sofralarımız için..:

İftarda Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Küçük bir başlangıçla iftarımızı açmalıyız. Bu zeytin, hurma, kuru meyve, ceviz, badem veya küçük bir parça cevizli sucuk gibi tercih edilmelidir. Bol suyu yanında ihmal etmemek gerekir.
Ilık bir çorba iftar sofralarının vazgeçilmezi olarak tüketilmelidir. Çorbanın hem sıvı ihtiyacını karşılaması hem içeriğindeki besin öğeleri hem de doygunluk verici özellikleri vardır. Ayrıca sindirime de iyi gelmektedir. Yavaş bir şekilde ½ ya da 1 kâse kişiye göre değişerek tüketilmelidir.
15 -20 dakika sonrasında ana yemeğe geçmek en doğrusudur. Ana yemeği; etli veya etsiz sebze yemeği, kurubaklagil yemeği veya kızartma dışında pişirilme yöntemi uygulanarak hazırlanan et yemekleri yapabilirsiniz. Pilav ya da makarna haftada 2 max 3 kez elbette tüketilebilir. Bunu da kepekli pirinç, makarna ve bulgur pilavı tercih etmek en sağlıklısıdır.
Yemeğin yanında muhakkak 1 veya 2 dilim ekmek alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki en doğru karbonhidrat kaynağı tahıllı ekmeklerdir, sizi daha uzun süre tok tutar.
Yemeklerin yanına her akşam zeytinyağı koyulmuş bir salata yapılmalıdır. Salatayı yemenin zamanı yoktur yemeğin ilk anlarından itibaren tüketilmelidir. Çiğ sebze bol lif içeriri tokluk sağlar.
Ara Öğünü Atlamayın!
Yemekten sonra ara öğün mutlaka yapılmalıdır. 2.5 -3 sonrasında meyve ya da sütlü meyveli tatlılar ara öğün olarak tercih edilebilir. Tatlının ve hamur işi besinlerin sıklığına dikkat edilmelidir.Unutmadan yoğun egzersizlerden kaçınılmalı fakat metabolizmayı hızlandırmak için iftar sonrasında orta tempolu yürüyüşler yapılmalıdır.

Ramazan da tahıllı ekmekler tüketiniz diyorlar uzmanlar ve Ben bu Ramazan da ekmek makineme kavuştuğum için bol bol ekmeğimi yapmaya son sürat devam edeceğim...:)) İşte size bir örnek mis gibi köy ekmeği.. Kastamonuya döndükten hemen sonra yapmıştım..Yayınlamak böyle güzel bir güne kısmetmiş...
Tereyağı, yumurtalar köydeki komşularımızın hediyesidir ve naneler bahçedendir :))

malzemeler:
1 kutu Sinangil Köy Ekmeği Karışımı (mayası içinde) (500 gr.)
Yarım çay kaşığı tozşeker
1 tatlı kaşığı sıvıyağ
1,5 cup ılık süt
çok az tuz

Yapılışı:
Un karışımı makinenin kabına dökülüp üzerine, mayası, tozşekeri ve tuzu gezdirilir. Sıvıyağı ve sütü yada suyu eklenip makinenin normal pişirme programında pişirilir..(ortalama 3 saat)

Ekmek makinesi olmayanlar da verilen malzemeleri yoğurup 1 saat kadar dinlendirdikten sonra isteğe göre minik mink isteğe göre baton ekmek şeklinde yaparak 15 dakika daha tepside mayalandırark 180 derecelik fırında kızarana kadar pişirebilirler..
Afiyet bal şeker olsunnn..:))


Ayların en kıymetlisine kavuşuyor olmanın verdiği haz ve neşe ile sizlere mutlu günler diliyorumm.. Bu gece ki ilk teravih de tüm dualarınız kabul olsun diyorum..
Hepinizi çok çok seviyorum..

Sevgilerimle..

Deniz, Kalpkurabiye...

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Şeftali ve Çikolata Püreli Rulo Kek

Günaydın canlarımm:)) Yoğun, yorucu fakat keyifli bir haftasonunun ardından ışıl ışıl bir sabaha merhaba dedik:))
Bu haftasonu öyle çok misafir ağırladık ki sormayın gitsin.. Pişen keklerin poğaçaların kurabiyelerin hesabı yok.. Allah bereketini veriyor aslında.. Çok şükür misafiri seven bir aileyiz çünkü..:))
Birde üstüne aşkım bitanem hastalandı..Yaz gribi hiçbirşeye benzemiyormuş öğrendim.. Çok şükür bugün toparladı ama istirahat devam ediyor. Cumartesi akşamından beri helak olduk..Yeşimciğime de bir söz vermiştim tutamadım:( Kısmet bugüne inşallah şekercimm..:))
Ramazan da geldi allah nasip ederse bu yıl da eriştik ayların en güzeline, en bereketlisine.. Yarın ilk sahurda bir sofra donatayım diye planlar yapmaya bir hafta evvelinden başlamıştım...:)) Sıcaklarda amann kendinize dikkat edin canlarım..

Bugün sizlerle geçen hafta yayınladığım Şeftalili prenses tatlımdan kalan kek ve şeftali püresi ile yaptığım kekimi patlaşmak istiyorum..İsteğe bağlı olarak kekin tamamını iki ayrı kekte kullanabilir veya yarı reçete uygulayabilirsiniz..Şeftali ve çikolata uyumu mükemmel..

Malzemeler:
Pandispanya için:
5 adet yumurta
4 kahve fincanı şeker
1 fincan süt
6 kahve fincanı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Dolgusu için:
2 adet şeftali
1 paket sütlü çikolata

Üzeri için:
1 pk. tozşanti+ 1 su bardağı süt
Pasta şekerleri

Yapılışı:
Yumurtalar ve şeker iyice çırpılıp diğer malzemeler sırası ile eklenerek hafif koyu bir kıvam elde edilir. Büyük fırın tepsisine yağlı kağıt serilip karışım üzerine serilir..
175 dereceye önceden ısıtılmış fırında pişirilir.. Piştikten sonra tepsiden alınıp kağıdından ayrılarak soğutulur. İki eşit parçaya bölünür . Kek biraz fazla kabarıyor çünkü iki ayrı kekiniz olacak bir parçasını da başka bir meyve ile doldurabilirsiniz..
2 adet şeftali buzlu suya daldırılıp çıkarılır ve kabukları rahatça soyulur. Dörde bölünüp robota püre haline getirilir. kekin üzerine serilir.. Üzerine benmari yöntemi ile eritilmiş çikolata serilip sıkıca sarılır.. Dolapta 1 saat dinlendirilip üzeri çırpılmış şanti ile kaplanır ve bir saat kadar dinlendikten sonra dilimlenerek servis edilir..


Afiyet bal şeker olsunn..

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Bahçede Meyve ve Sebze Hasadı :))


Günaydın canlarımmm:)) Bir güzel cumartesi sabahından merhaba:)) Güzel diyorum çünkü hava üşüyecek kadar soğuk ve yağmur yağıyor kavurucu sıcaklar burda da bunaltmıştı bizi dün akşam beşten sonra sicim gibi bir başladı mübarek.... Durmadı... oohh.. dedik vallahi...:))
Dün bir takım aksilikler sebebi ile blogger kontrol paneline giremedim ve post yazamadım.. Çok da güzel bir kurabiye vardı sırada deli oldum.. Aklıma Merveciğim geldi.. Dedim ki merve yapar bu işi.. Nitekim başardı da..
Merve bir optisyen ve yeni evli 17 Temmuz da evlendi..Düğününe katılmayı çok istemiştim ama zamansız kastamonu göçümüz engel oldu.. Kendisi Trabzonda yaşıyor çünkü.. Tarifi yemek sitesindeki tariflerime yazdığı yorumlarla başlamıştı arkadaşlığımız Trabzonda devam etti:))çok yardımı dokundu bana.. Ben de ona elimden geldiğince öneriler sunup yardımcı olmaya çalışıyorum.. Dostluğumuzun aynı güzellikle devamını canı gönülden diliyorum...
Bir de geçici bir çözüm olarak şablonu değiştirdim.. Umarım sorunlar çözülür..
Gelelim bizimm bahçeyee...:)) İki hafta evvel meyvelerin hasadını yaptık.. Ağaçlarımız hem bodur tip hemde üç yıllık fidan olunca e üçer tane meyve verdi:))
Elmalarımızın fotoğrafı ilk başta:))
Şaka bir yana kiraz ağacından 4 kiraz bakın şağıda..
bakınız vişneler.... 21 adet topladık...

Dutları yeni geldiğimiz zaman çekmiştim paylaşmak istedim...
Bu kirazlarda SARI KİRAZ canlarım bilmiyorum başka biryerlerde de varmı babam Kastamonunun Pınarbaşı ilçesine götürmüştü bizi gezmeye o zaman toplamıştık.. Çokk çookk tatlı..ağacı çok yüksekti fotoğraflayamadım Recep çıkıp toplamıştı:))


Ve bahçedeki fasülyeler olmaya başladı.. Alman fasülyesi diye adlandırılan ama halk arasında çalı fasülyesi denilen uzun ve tanesi kahverengi olan bir fasülye.. Yumurtalı kavurması bir güzel oluyor sormayın gitsin:)) Öyle çok döktü ki dalları yana yatıyor:) Yarın toplayacağız annemle:))

Kabaklarda olmaya başladı sanırım bir iki güne toplarız:))
ve güzel bir manzara fotoğrafı ile bu haftaki bahçe natürel hayat yazımı sonlandırıyorum..
Seydiler ilçesi, Beyler Barajı... Bizim eve 2 km. uzakta..:))

mutlu hafta sonları dilerimm:))))

6 Ağustos 2010 Cuma

KAKAOLU UN KURABİYESİ



    Böyle güzel bir günde, haftanın son günün de herkese günaydınlar...hepinize hayırlı cumalar...bugün teknik bir sorundan dolayı güzel tatlı meleğimiz, kalp kurabiyecimiz, denizimizzz  bloğunu giremiyor.ben arkadaşı  merve, benden rica etti biz takipçilerini bugün yalnız bırakmamak için vermiş olduğu tarifi kendi sitesinden ben yayınlıyorum.bunu benden rica etmesi çok güzel birşey çünkü bu bize vermiş olduğu önemi gösteriyor.Giremese de bizi burada yalnız bırakmama ya çalışıyor.

     Deniz için söylenecek çok şey var ama yazsam zaman yetmez.bizim onunla tanışmamız internette başladı ve yüzyüze görüştük iyi ki onu tanımışım.arkadaşımı kardeşimi çok seviyorum....Hakikatten bu zaman da böyle insan bulmak zor ben şanslıyım :)
     Çok gevezelik ettim buyrun kokaolu un kurabiyesi tarifine...

Arkadaşlar Deniz ben merveciğimin güzel yazısı altına yazıyorum:)) Geldimm:)) Bloğa ne oldu anlamış değilim açıkçası.. niye hata veriyor çözemedim:(( herzaman yapmıyor farklı bilgisayarlardan denedim:( bilenlerden yardım istiyorum ..:(((
mervecimm tekrar teşekkür ederim kardeşimm:))
    
Malzemeler:
250 gr. yumuşamış margarin
1 su bardağı mısır nişastası
1,5 su bardağı pudra şekeri
1 pk. vanilin
4 çorba kaşığı kakao
2 - 2,5 su bardağı un (Kıvama göre fazlalaşabilirde)

Yapılışı:
    Margarin iyice yumuşatılıp üzerine un haricindeki tüm malzemeler eklenip karıştırılır .. Un eklemesi yavaş yavaş yapılıp yumuşak kıvamlı bir hamur elde edilir.Elde edilen hamur ikiye bölünür tezgahta rulo şekline gitirilir kenarlarına bastırarak dikdörtgen şekli verilir. Bıçakla üç parmak  kalınlığında yan yana keserek yağlı kağıt serili tepsiye dizilir.kurabiyelerimiz 160 dereceye önceden ısıtılmış fırında 15 dakika pişirilip ılınınca meyve suyu eşliğinde servis edilir .. 
  
     Denizin dediği gibi bal şeker olsun... 

5 Ağustos 2010 Perşembe

Patates Pizzası Namı-ı Diğer Kumpirin Kuzeni

Günaydınn canlarımmmm:)) Gününüz güzel geçsin diyorumm:)) Zira bizim sabahımız yukarıda gördüğünüz fotoğrafla çokk çookk güzel başladı:))
Tarifim papatya prensesimden bu aralar ona dadanmış durumdayım..Ama tarifler çok güzel gerçekten.. Pratik, lezzetli ve ustaca:))
Tarifin papatyam tarafından yorumuna bakmak isterseniz buraya buyrun...
Sabah çok erken kalktığımız için ben  patatesleri hep akşamdan haşlıyorum.. Kendimizi şımartmak için harika bir şey bu tarif:)) Yada biz öyle hissediyoruz bilemiyorum:))
Hazır önümüzde ramazan nefis bir sahurluk olacak ailecek karar verik buna:)
Neyse gelelim tarifimize..

Malzemeler:
5 adet haşlanmış patates
1 tepeleme çorba kaşığı tereyağ
1 çorba kaşığı ketçap
2 çorba kaşığı su
Kaşar peyniri rendesi
Salan-Sosis-Sucuk
Yeşil zeytin taneleri
Mısır
Tuz

Yapılışı:
Patatesler haşlanıp tuz eklenip ezilir, tereyağı eklenip biraz daha ezilir ve borcam tepsinin içine yerleştirilir. Üzerine iki çorba kaşığı suda açılmış ketçap serilir..
Doğranmış malzemeler üzerine paylaştırılıp kaşar peynr rendesi ve mısır gezdirilerek 180 derece fırında kaşarları eriyene kadar pişirlir..
Sıcak sıcak servis edilir...

Kumpir tadındaki bu lezzet sizi şımartmaya yetecek efendim:))

Afiyet bal şeker olsun..

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Zeytinyağlı Semiz Otu Bahçeden:))

Günaydın canlarımmm:)) Ağzım burnum derken haftayı ortaladık yine:)) Ay sonu olmasından ötürü baya bir yoğun günler yaşadım hadi bakalım bugün nasıl olacak:)) İyi geçmesini umuyorum:))
Bugün sizlerle bahçenin ilk hasadı semizotu ile yaptığım nefisss semizotu yemeğimi paylaşacağım..Semizotlarını makasla özenle kestim, bir güzel oldular anlatam.. Sırada fasülyeler var dün akşam fotoğraflarını çektim.. Salatalıkları da toplamaya başladık iki adette kabağımız var.. Hiç yalancı çiçek vermediler dolma yapacaktık halbuki:( Neyse bizde kendisinden yaparız değil mi ama:)) Gelelim semizotuna.. missss... yoğurduda döktük mü üzerine off tabak tabak yerim hiç anlamam:))
Bakın bakalım tadına güzel olmuş mu hım?? :))
Birde sevgili gelibolu 17 arkadaşım beni mimlemiş ama ben yemekteyiz mimini cevapladığım için tekrarlamadım.. Kendisine ince davranışı için teşekkür ediyorum..

Malzemeler:
1 kg. semizotu
1 adet kuru soğan
1 adet domates küp doğranmış
1 adet domates rendesi
Yarım kahve fincanı pirinç
Tuz, karabiber
Zeytinyağı
1 su bardağı sıcak su

Yapılışı:
Semizotları ayıklanıp ılık tuzlu sirkeli suda yarım saat bekletilir..
Yarım saat sonra tekrar yıkanıp doğranır. Tencerede yemeklik doğranmış soğanlar zeytinyağında  tuzla pembeleştirilir, üzerine domates rendesi eklenip kavrulur..Küp doğranan domatesler de eklendikten sonra semiz otları eklenip kavurmaya devam edilir.. Otlar suyunu salıp çekince yıkanmış pirinçleri eklenip suyu yavaşça verilir.. Tuzu biberi kontrol edilip pişmeye bırakılır..
Kaymaklı yoğurtla servis edilir...

Afiyet bal şeker olsunn:))