26 Ağustos 2014 Salı

Kışlık Domates Sos


Merhaba..
Gerek rahatsızlık gerek kış hazırlıkları gerek sosyal yaşantımızla epey yoğun günler geçiriyorum.. Buralara uğrayamayışımın sebebi bunlardır..
Mevsim sonbahara doğru hızla ilerlerken evlerde yoğun bir telaş hakim, hepimiz karınca kararınca birşeyler yapmaya çalışıyoruz. Bende domates sos, domates soslu biber kızartması, taze fasülye, barbunya, kırmızı biber közlemesi, dolmalık biber kurutması, tarhana, karnıyarıklık patlıcan hazırladım hepsini sizlerle paylaşacağım inşallah..
Domates sos ile başlayalım ne dersiniz?

Malzemeler:
20 kg. olgun tarla domatesi
Tuz

Yapılışı:
Domatesler güzelce yıkanıp iri iri doğranır. Ben blendırdan geçiridiğim için kabuklarını soymuyorum. İri iri doğranan domatesler fazla sulanmadan tencereye alınıp üzerine bol tuz eklenerek ara ara karıştırmak suretiyle pişmeye bırakılır. Suyunu salıp çekmeye başlayan domatesler blendırla inceltilip kıvam alması için 10-15 dk. daha kaynatılır.
Bulaşık makinesinin en sıcak programında yıkayıp steril edilen kavanozlara sıcak sıcak doldurulup yeni kavanoz kapakları ile seri bir şekilde kapatılır, biz bez üzerine ters çevrilip bir gün bekletilir.
Ertesi gün serin ve ışık almayan biryere veya buzdolabına yerleştirilir.
20 kg. domatesten yaklaşık 20 kavanoz domates sos çıktı..

Afiyet olsun..

21 Ağustos 2014 Perşembe

Kıymalı Tarhana Çorbası


Merhaba..
Her işin başı sağlık sevgili okuyucum, sağlık dolu günler, tüm şifa bekleyenlere şifa diliyorum Allah' tan..
Üç gündür yaz gününde mide üşütmenin sancısını çekmekteyim, bir yudum su ya da bir lokma ekmek bile şiddetli kramplar geçirmeme yetiyor.. Hareket edememek de cabası.. Bir önerisi olan varsa dinlerim, zira hastaneye gittim ama hiçbir değişiklik olmadı..
Dün sizlere Kastamonu Hamur Tarhanası' nın yapılışını anlatmıştım, bugünde sıra geldi çorbasına.. Bizlerin yaz kış severek yediği ama özellikle kışın soğuk sabahlarda içimizi ısıtan şifa kaynağı çorbamız..

Malzemeler:
2 çorba kaşığı dolusu hamur tarhana
50 gr. kıyma
1 çorba kaşığı salça
1 çorba kaşığı tereyağ
1 litre sıcak su
Tuz ve karabiber

Yapılışı:
Hamur tarhana bir kaseye alınıp bir su bardağı kadar soğuk su eklenir kaşıkla ezerek yumuşatılır.
Tencerede tereyağ eritilip üzerine kıyma alınıp kavrulur, suyunu salıp çekince salçası da verilip bir kaç kez çevrilir. Sıcak su ilave edilip kaynatılır.
Kasede yumuşayan hamur tarhana tel süzgeç yardımı ile süzülerek tencereye eklenir. Kıvam alana kadar karıştırarak kaynatılır. Gerekirse su eklenebilir. Tuzu ve karabiberi kontrol edilip iki taşım kaynatılır. Ocaktan alınır.
Sıcak sıcak servis edilir.

20 Ağustos 2014 Çarşamba

Kastamonu Hamur Tarhanası


Merhaba..
Çok sıcak geçen bu günlere büyüklerimiz "hasıl sıcakları" derler.. Eskiden makine ağırlıklı tarım olmadığından tırpanla biçilen ekinler, günlerce kurutulur, anadut denilen yaba tarzı aletlerle ters çevrilir yine kurutulurdu..Sonrada düven ile samanı ile tanesi ayrılır, ayrılan buğdayda kurutulup değirmende un, taş değirmende bulgur yapılırdı. Ez cümle hasıl sıcakları kış hazırlıkları için de bir başlangıçtır.
Memleketimiz ve Anadolu' nun heryerinde tarhana vazgeçilmez bir çorbadır. Hazırlama şekli farklılıklar gösterse de tarhana izim için vazgeçilmez, her derde deva bir mamüldür.
Bende ilk kez bu yıl kendi tarhanamı hazırladığım için bu yıl paylaşmak kısmet oldu bloğumda.. Evveli annem yapar bana da getirirdi, bu yıl bu kuralı değiştirdik :) Kızım da çok sevdiği için Ramazan ayının başında yaptım ilk tarhanamı ama deneme olduğu için az yapmıştım, şimdi tamda zamanıyken bir sefer daha hazırlıyorum hamd olsun..
Bizde tarhana kurutulmadan hamur şekilde saklanır, nohut yada bulgur konmaz, genelde acılıdır ama ben acısız yapıyorum, daha bir lezzetli oluyor bu şekilde :) Bende size hamur tarhanayı tarif edeceğim bugün..

Malzemeler:
5 kg. yoğurt
1,5 kg. kuru soğan
1 kg. kırmızı biber
1 kg. domates
Yarım kg. sivri biber
1 bağ darak dalı (tohuma gitmiş dereotu)
Yarım bağ reyhan
Yarım bağ maydonoz
1 komposto kasesi tuz
2 çorba kaşığı pul biber
Karabiber
5 kg. un

Yapılışı:
Yoğurt büyük kapaklı bir leğene alınır.
Soğanlar iri iri doğranıp yoğurda eklenir. Aynı şekilde domatesler, kırmızı ve sivri biberler, darak dalı, maydonoz ve fesleğen de doğranarak yoğurda ilave edilir. Tuzu, pulbiberi ve karabiberi de eklenip karıştırılır. Leğenin kapağı kapatılıp 3-4 gün ekşiyene kadar bekletilir. Hava çok sıcak olduğundan bu süre fazla uzun tutulmamalıdır.
Ekşiyen yoğurtlu karışıma azar azar un ekleyerek tarhana yoğrulmaya başlanır. Ele yapışsa da kıvamlı bir hal alana kadar un eklemeye devam edilir.
Yoğrulan tarhana mayalanacağından büyükçe başka bir kaba da pay edilir ki taşmasın iki üç gün mayalanmaya bırakılan tarhana cam kavanozlara üstü boş kalacak şekilde doldurulup üzerine bolca tuz eklenir, ağızları kapatılır. Serin ve ışık almayan bir yerde saklanır. İlk birkaç gün kontrol etmekte fayda var tarhana kavanozlarda mayalanıp taşabilir..
10 ila 15 gün bekleyen tarhana kullanıma hazırdır.
Yarın tarhana çorbasını da paylaşacağım..

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Cizlembe


Merhaba..
Mutlu ve bereketli haftalar dilerim..
Memleketin her yerinde sıcaktan kavruluyoruz, Rabbim yardımcımız olsun, bize bir kuple serinlik göndersin inşallah..
Haftaya Kastamonu' da özellikle kahvaltılarda çok sevilen Cizlembe' yi paylaşacağım..
E bildiğimiz krep bu demeyin bu bizim yöresel kahvaltılığımız :)))

Malzemeler:
3 adet yumurta
1 su bardağı süt
1 çay kaşığı karbonat
1,5 su bardağı un
1 çay kaşığı tuz
İsteğe bağlı olarak 1 su bardağı taze peynir (köy peyniri, beyaz peynir) rendesi

Yapılışı:
Yumurtalar tuz ile çırpılır.
Üzerine süt ve karbonat eklenip çırpmaya devam edilir. En son un eklenip hamur özleşene kadar çırpılır. Akışkan kek hamuru kıvamında bir harç elde edeceğiz..
İstenirse peynir rendesi de bu aşamada eklenir.
Tavaya çok az sıvıyağ konulup kızdırılır. Kızgın tavaya cizlembe harcından bir kepçe dökülüp tavanın her yerine eşit şekilde yayılır. arkalı önlü kızartılır.
Bütün harç bitene kadar işlem tekrarlanır.
Servis tabağında üst üste dizilen cizlembeler 4 eşit parçaya kesilip servis edilir.

Afiyet olsun..

15 Ağustos 2014 Cuma

Şadibey Çiftliği/Daday


Doğa içinde huzur bulanlardan mısınız?
Kastamonu tam size göre bir şehir o halde, 12 ay 4 mevsim doğası yaşayan, her köşesi ayrı cennet, yaşayan tarih, sizi mütevazılığı ile saran, kendine hayran bırakan nadide şehir..
Memleketim olmasa yine çok severdim bence ben :)
Yıllardır burada yaşamama ve memleketim dememe rağmen çoğu yerini doğru dürüst bilmiyoruz ne yazık ki..
Eşim geçen hafta Gümüşhane' den Kastamonu' ya gelen arkadaşlarını gezdirmek için bir rehber kiralamıştı, havaların aşırı sıcak oluşundan ve Elif' i bırakacak yerim olmadığından tura katılamasam da ilk fırsatta "Şadibey Çifliğini" görelim ne olur demiştim, öyle ballandırarak anlatmıştı ki :)
Dün akşam saatlerinde kalktık gittik, hayvanları akşam olduğu için içeri almışlardı ama o yemyeşil meydan yetti Elif' imin deşarj olmasına..
Şadi Bey Çiftliği 500 dönüm arazi üzerine kurulu 300 yıllık geçmişi olan bir çiftlik, konağı 1890 yılında inşa edilmiş ve bugüne gelmeyi başarmış nadide yapılardan, çiftliğin 1831 yılında inşa edilen Türk Hamamı yapıldığı günün dokusunda kalmış bugün de hizmet vermekte.. 
Zamanında ahır, kuruluk, süt evi, ekşi ve ekmek yapımında kullanılan kısımlar bugün açık/kapalı restoran olarak hizmet vermekte..
Profesyonel binicilik dersleri mevcut..
Konaklayan misafirler için, atlı geziler, kuş gözlemciliği, doğa yürüyüşü, fotoğraf gezileri gibi alternatifler sunulmakta..
Yine konaklayanlara çiftliğin bahçelerinde yetişmiş sebze meyveler, mandıra ürünleri ve bal hizmetlerine sunulmakta..
Ayrıca konak düğün, nişan, toplantı gibi özel gün ve gecelerde hizmetinizde...
ŞADIBEY ÇİFTLİĞİ
Kastamonu Daday Karayolu 14.km. KASTAMONU
TEL: 0366 252 8888 - 252 8822 - 252 8826

Çiftlik nasıl biryer derseniz; taze biçilmiş ot kokusu, hayvan cıvıldaşmaları, koşuşturan çocuklar ve miss gibi etli ekmek kokusu diyeyim özeti olsun :)
Kapıda sizi öküzlerle koşulan saban karşılıyor, ne çileliymiş büyüklerimizin işleri, eskiden bu yüzden mi daha bereketliydi herşey? Her adımda dökülen alınterindenmiymiş lezzeti o güzelim ekmeklerin..
Kapıdan içeri girerken bütün doğallığı ile karşılıyor sizi çiftlik..

Geniş avluda sizi minik bir havuz karşılıyor, su sesi huzur veriyor.. (evet havuz başındaki benim yaramazım)
Tarihi konak, konaklama için kullanılabiliyor, eğer gelebilme kalabilme imkanınız varsa muhakkak kalın derim, burda huzur bulacağınız kesin..
Benim minik kuzum çok eğlendi burada çocukların enerjisini atabileceği yorulurken dinleneceği harika bir ortam..

Çeşit çeşit hayvanlar cirit atıyor heryerde, midillileri görebilseydik çok sevinecektim başka sefere artık..
Lezzetlere doyum olmuyor ama en güzeli etli ekmek hem de Daday Usulü, Döğme Etten..
Ağaçlar elma, ayva dolu maşallah pek bereketliymiş bu yıl, öyle diyorlar..
Ağaç mantarları daha çok ilgimi çekti ama...

Kapıdan çıkarken kendinize hatıra olarak Şadibey Çiftliği kartpostallarından alabilirsiniz..
Eminim ki tekrar gelmek isteyeceksiniz..

Başka bir Kastamonu yazısında görüşmek üzere :)

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Biberli Mısır Ekmeği


Merhabalar..
Evde ekmek pişirmenin tadı da güzel, zevki de.. Bu yüzden evimi sık sık kendi yaptığım ekmeğin kokusu ile dolduruyorum, mutlu kahvaltılar yaşıyoruz :)
Mısır ekmeğini de çok seviyorum, sık sık yapıyorum da..
Bu kez Sevgili Sahrap Soysal' ın  Biberli Mısır Ekmeği tarifi ile mısır ekmeğine yeni bir boyut kazandırdım ve kırmızı biber, mısır ve hellim peyniri ile nefis bir lezzet yakaladım :)
Şiddetle tavsiye ettiğim çok lezzetli bir ekmek..

Malzemeler:
3 yumurta
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı yoğurt
1 su bardağı buğday unu
1 su bardağı mısır unu
1 adet kapya biber
1 çay kaşığı tuz
Pul biber
1 çay kaşığı kabartma tozu
2 çorba kaşığı hellim peyniri rendesi
2 çorba kaşığı konserve mısır
1 adet kesme şeker

Yapılışı:
Yumurtalar karıştırma kabına alınıp tuz ve pulbiber eklenerek yüksek devirde birkaç dakika çırpılır.
Yoğurt, kesme şeker, sıvıyağ ve kabartma tozu da sırası ile eklenerek çırpmaya devam edilir.
Un ve mısır unu ayrı bir yerde karıştırılıp yumurtalı karışıma dikkatlice eklenir, tahta kaşık ile karıştırılır.
Minik minik doğranmış kapya biber, hellim peyniri rendesi ve konserve mısır harca eklenip hamurla özleştirilir.
İster tepsiye yayılarak istenirse porsiyonluk olarak hazırlanan ekmekler önceden ısıtılmış 200 derece fırında pişirilir.
Ilınınca servis edilir.

Afiyet olsun..

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Susamlı Bal ve Bir Sofra Daha..


Merhaba...
Mutlu ve bereketli bir hafta olsun inşallah.
Ağzınızı tatlandıracak hazırlaması kolay, lezzeti enfes bir tarifim var size bugün.. Ramazan da kaymak eşliğinde tercih ettik genelde ama bence kahvaltı sofralarına da çook yakışıyor :)
Bu nefis tarifle tanıştırdığı için Papatya' ma teşekkür ederim :)
Ramazan' dan kalma bu soframı da sizlerle paylaşmak istiyorum..
Menüde:
Tarhana Çorbası
Etli Güveç
Safranlı Pirinç Pilavı
Muhallebili Kemalpaşa Tatlısı
Susamlı Cevizli Bal
Zeytinyağlı Yaprak Sarma
Kayısı Kompostosu
Mantarlı Börek vardı..

Malzemeler:
1 kase bal
Yarım çay bardağı susam
1 çay bardağı çekilmiş ceviz

Yapılışı:
Susamlar tavada rengi dönene dek kavrulur.
Bal bir kaba alınıp üzerine susam ve ceviz eklenip karıştırılır. Servis tabağına alınır.
Kaymak eşliğinde servis edilir.

Afiyet olsun..

7 Ağustos 2014 Perşembe

Dızmana - Göçmen Böreği


Merhaba..
Okulun tatil olmasından mütevellit kahvaltılar geç saatte ve coşkulu oluyor tüm evlerde kendimden biliyorum.. Özlemle hatırlıyorum o günleri elbette..
İşte bugün tam da o geç yapılan keyifli kahvaltılara yakışacak nefis bir tarifim var.. Göçmen böreği Dızmana..
Yumuşacık, hafif ıslak gibi ama çookk lezzetli..
Tarif Papatya' mdan..

Malzemeler:
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı süt
Yarım su bardağı su
5 su bardağı un
1 küp yaş maya
1,5 tatlı kaşığı tuz
2 tatlı kaşığı tozşeker

İçi için:
1 kase lor peyniri
1 dilim beyaz peynir

Üzeri için:
1 su bardağı yoğurt
Yarım su bardağı sıvıyağ
2 yumurta
Çörekotu

Yapılışı:
Yoğurma kabına un, tozşeker ve tuz alınıp harmanlanır. Ortası havuz şeklinde açılıp sıvı malzemeler ile maya eklenir. Ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğrulur. Gerekirse un ilavesi yapılabilir.
Üzeri örtülen hamur rüzgar almayan sıcak biryerde mayalanmaya bırakılır.
Mayalanan hamur yumurta büyüklüğünde bezelere ayrılıp içine peynir karışımından koyularak yuvarlanır. Yağlanmış fırın tepsisine sıralanırlar.
Sos malzemeleri bir kasede çırpılır ve bezelerin üzerine eşit şekilde bol bol sürülür.
Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişirilir.

Afiyet olsun..

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Patlıcanlı Saray Köftesi


Merhaba..
Bugün sizlerle Ramazan Ayında iftar soframızı şenlendirecek pratik olduğu kadar da lezzetli nefis bir yemek paylamak istiyorum..
Patlıcanın en güzel zamanlarında bol bol yapın tüketin efendim :)
Tarifim Papatya Prenses' imden..

Malzemeler:
3 adet patlıcan
Kızartmak için: sıvıyağ
Köftesi için:
500 gr. kıyma
1 soğan
Yarım su bardağı galeta unu
1 çay kaşığı tuz
Karabiber
Domates sos için:
1,5 su bardağı domates rendesi
1 su bardağı su
1 çorba kaşığı tereyağ
Tuz
1 diş sarımsak

Yapılışı:
Patlıcanlar alacalı soyulup bıçak sırtı kalınlığında dilimlenir. Tuzlu suda bekletilir.
Köftesi için; kıyma yoğurma kabına alınıp içine soğan rendelenir, galeta unu, tuz ve karabiberi eklenip iyice yoğrulur. Parmak köfte şekli verilir. Buzdolabına kaldırılır.
Tuzlu suda bekleyen patlıcanlar tekrar yıkanıp kağıt havlu ile kurulanır ve sıvıyağda arkalı önlü kızartılır. Havlu peçete serili tepsiye alınıp fazla yağı süzdürülür.
Her bir patlıcan dilimine bir köfte yerleştirilip, rulo yapılır ve fırın tepsisine sıralanır.
 Domates sos için; tereyağ eritilip üzerine domates rendesi, sarımsak rendesi ile tuz eklenerek sotelenir. Kaynayan domatesin içine bir su bardağı su eklenip, kıvam alana kadar pişirilir.
Tepsiye sıralanmış patlıcanların üzerine domates sos gezdirilip,önceden ısıtılmış 200 derecelik fırnda 20 dk. pişirilir.

Afiyet olsun..

5 Ağustos 2014 Salı

İnebolu' da Bir Gün..


Kocaman kocaman dağlarla sarılmış olsa da, mis gibi sahilleri de vardır memleketimin..
İstiklâl Madalya' lı ilçemiz İnebolu, sahile açılan kapımızdır. Hem tarihi, hem beşeri bakımdan önemli bir yere sahiptir.
Yeşille mavinin kucaklaştığı bu şirin ilçeyi sizler için fotoğrafladım, paylaşıyorum :)
Dediğim gibi İstiklâl Madalya' lı ilçemiz.. Kurtuluş Savaşında nice yiğitleri bağrından koparıp göndermiş, çalışmış, didinmiş, kendini Milli Mücadeleye adamıştır İnebolu..
İstiklal Savaşındaki nice yiğitlerden Koca Salih Reis..
Bakın hayat hikayesine..

Sonra Oğuz Atay doğmuştur, büyümüştür..

Yine, büyük şair Orhan Şaik GÖKYAY İnebolu' da doğmuş, büyümüştür.
Nesilden nesile aktarılan meşhur İnebolu evlerini atlamamak lazımdır, şehir meydanındaki "inebolu evi" temsili..
Sıra sıra taşlarla dizili, kah azgın, kah sakin Karadeniz, o gün biraz hırçındı.... Ama bize sahilde yürüyüş yapma keyfini çok görmedi..
Balık zamanı türlü balıkların satışa sunulduğu tezgahlarda yaz ayları İnebolu bereketini taşır, gittiğimiz zaman dut pek revaçta idi, şimdilerde ise incir boy gösterir..
Gittik gezdik, karnımızı da doyurmalı.. Esnafın tavsiyesi ile Kristal Et Lokantası' na girdik.. Hizmeti ve lezzeti ile bundan sonraki İnebolu durağımız oldu..
Sahil yolundan şehir merkezine girdiğinizde caddenin ortasında bir köşe başında karşılıyor sizi lokanta, ne yenir derseniz eğer, meşhur inebolu güveci ve karışık ızgarası şahane :)
Rengarenk insanı, sokakları ile sarıyor sizi İnebolu..

Geri dönüş zamanı geldiğinde ise vedalaşıyoruz İnebolu ile, süzüle süzüle kıvrımlı yollardan ilerliyoruz Kastamonu' ya..
Şerife Bacı' m Allahaısmarladık diyor, gidipte dönemediği İnebolu yolunu başında..

Çuha doruğunda inip bir nefes almak paha biçilemez..