22 Mayıs 2014 Perşembe

Zerde


"Kömür karası işlemiş nasırlı ellerindeki tüm çizgilere, yorgun, yorulmuş, tükenmiş..
Bir günü daha tamamlamış dönüyor yuvasına, elinde bir ekmek gazete kağıdına sarılmış...
Kim bilir ne tatlıdır o ekmek, eşinin gülüşü, çocuklarının cıvıltısı ile..
Dünyanın en mesud adamıdır o şimdi, çocuklarına kavuşacak çünkü cebinde iki tane çikolata en sevdiklerinden.. kim demiş yerin bilmem kaç metre altından çıktı da geldi, helalinden üç kuruş için elleri nasır tuttu..
En zengin adamıdır o dünyanın, bir tabak çorbasına daldırdığı zaman kaşığını...
Dizinin dibinde oturan eşi, oynaşan yavruları, her daim hayır dualarını eksik etmeyen anası..
ve ne zengindir ki o adam, nail olmuş Rabb' in rahmetine, cennetin ırmaklarında temizlenir kömür karası ellerinden yüzünden..
Hayat bazen güneşli pırıl pırıl, bazen de kara bulutlarla çevrili o adam pür nurun içindeyken o eş, o çocuk, o ana teselli bulacak bununla... Ama eksikliği her daim kursaklarında..
Biz unutacağız bir kaç güne, vereceğiz sırtımızı onlara ilerleyeceğiz kendi yolumuza..
Bir eş, bir baba, bir evlat akşam gelmeyecek onların evine, hiç bir ekmek o kadar tatlı olmayacak bundan sonra...
Rabbim tüm babaları, evlatları, sevgilileri rahmet eylesin, tekrar tekrar sabırlar diliyorum Ayşe ablaya, küçük Fatma' ya, Hatice Anaya..."

21.05.2014

Merhaba sevgili arkadaslarım, çok çok acı bir aranın ardından tekrar sizlerle buradayım..
Ülke olarak yaşadığımız bu üzüntülü, kederli günler hepimizi derinden etkiledi, oturup bir kez daha düşündürttü.. Dilerim ki tekrarları yaşanmaz, anneler, çocuklar, eşler ağlamaz..
Hayat acı veya tatlı olarak devam etmekte hepimiz için, bir yerden başlamak lazım değil mi?
Başlangıcımız tatlı olsun istedim, zerde babamın çocukluk günlerinin tatlısıydı hep anlatırdı, bende bu sefer geldiklerinde yapayım sevindireyim istedim, ilk denememde rengi tutturamadım ama ikinci denememde oldu sanırım.. Ferah ve lezzetli bu tatlı bence Ramazan sofralarında tercih edilecek..
Eskiden kızamık şekeri ve karanfil de eklenerek hazırlanan tatlı ülkemizin birçok yöresinde doğumlarda, düğünlerde ve Muharrem ayında yapılırmış.. Ben ise safran ve zerdeçal kullanarak yaptım..

Malzemeler:
6 su bardağı su
1,5 su bardağı şeker
1 çay bardağı pirinç
1 çay kaşığı zerdeçal
1 çorba kaşığı safran
1 çorba kaşığı mısır nişastası
Kuş üzümü
1 çorba kaşığı gül suyu
Tercihen, dolmalık fıstık
Üzeri için:
Toz antep fıstığı ve hindistan cevizi rendesi

Yapılışı:
6 su bardağı su kaynatılıp cam bir kaseye alınır içine safranı atılır ve üzeri kapatılarak safranın rengi çıkması için 15-20 dk. bekletilir. 
Pirinçler yıkanarak az bir suda haşlanır, süzülür. 
Kuş üzümleri yıkanıp bir kase suya konulur, şişmesi için bir kenara alınır. 
Safranlı su süzgeçten geçirilerek tencereye alınır, içine şekeri de eklenerek şeker eriyene kadar karıştırılır, kaynatılır. 
Kaynayan suya haşlanmış pirinçler atılıp bir iki dakika kaynatılır, zerdeçal,  kuş üzümleri ve tercihen dolmalık fıstıkta eklenip kaynatmaya devam edilir. 
Nişasta az bir su ile açılarak pirinçli safranlı suya ilave edilir, kıvam alana dek karıştırarak pişirilip gül suyu eklenir. Beş dakika daha kaynatılıp ocağın altı kapatılır.
Zerde kaselere pay edilip ılınınca üzeri fıstık ve hindistan cevizi ile süslenir, dolapta birkaç saat dinlendikten sonra servis edilir. 

Afiyet olsun.. 



9 yorum:

Tülin AKIN ATEŞAL dedi ki...

Enfes görünüyor canım şifa ve lezzet deposu...

bircanın renkli dünyası dedi ki...

ellerine sağlık *-*

selma tamer dedi ki...

unutulan bır lezzetımız ellerıne sağlık enfes duruyor

nursevincelezzetler-yemek tarifleri dedi ki...

AMİNNNN. inşallah son olur :( Ellerine sağlık. Ben hiçyapmadım inşallah en kısa zamanda yapabilirim. Hayırlı Cumalar

Hayat Cafe dedi ki...

Ben köy düğünlerinde birkaç sefer yemiştim,gerçeten dediğin gibi ferah ve lezzetli bir tatlı:)
Ellerine sağlık canım benim:)

Muhterem'le Afiyetle dedi ki...

Ellerine sağlık Denizim, zerde nefis görünüyor.
Hayırlı Kandiller...

PAPATYA PRENSES dedi ki...

Muharrem ayında mı yapılırmış? Yok artık..

Zerde kına gecesi, sünnet ve düğünlerin nohutlu pilav yanına olmazsa olmasıdır bizde. İçine asla gül suyu konmaz. Üzeri de mutlaka çam fıstığı ve kuş üzümle süslenir.

Bütün bunlara rağmen ben hiç sevmem:D

Ellerine emeklerine sağlık :)

Susam Corekotu dedi ki...

eline sağlık denizcim,Balıkesir de düğünlerde tatlı olarak yapılırdı üstüne kızamık şekeri dövülürdü

Vişnap Macide dedi ki...

Çok sevdiğim bir tatlıdır eskiden sünnet düğünlerinin olmazsa olmaz tatlısıydı ama artık diğer gelenekler gibi zerde de yok olmak üzere canımm ellerine sağlık bir ara ben de düşünüyorum yapmayı çok özledim inan ki