15 Eylül 2010 Çarşamba

Cevizli Burma

Günaydınn canlarımmm:)))
Serin ve çisiltili bir sabahtan günaydınn sepetimi doldurdumm sizlere kavuştum yine çok şükür:))) Anacığım sağolsun kalkmış bu sabah bize kahvaltı hazırlamış ekmek kızartmış tereyağladık yedik bir güzel:)) Geldik işimizin başına:))
Tatlılarım ilk baklava yufkası denemelerim üstelik annemin eli değmeden kendi başıma:)) Şerbet konusunda endişeliydim biraz Hatta Mine Ablamla da paylaşmıştım ama sonra deneyen bir komşumuzun uyarısını dikkate aldım ve voila!!! Sonuç mükemmel.. Tıpkı hazır baklava!!! Hatta inanamayanlar oldu nasıl evde yapıldığına fotoğrafları gösterdim:)) Bir paket bir kilogramlık baklava yufkası aldım ve üç çeşit baklava ile bir çeşit börek çıkardım:)) Hepsi sırayla buluşacak sizlerle:))
İşte tarifimm:))

Malzemeler:
Dikdörtgen Borcam İçin:
12 kat baklava yufkası
200 gr. ceviz içi
250 gr. tereyağı
Şerbeti İçin:
4 su bardağı şeker
3 su bardağı su
1 dilim limon

Yapılışı:
İlk önce şerbet malzemeleri kaynatılarak hazırlanıp soğuması için bir kenara alınır.
12 kat baklava yufkası ikişerli gruplara ayrılır.. Bir sarmada iki kat baklava yufkası kullanılacak. İki kat yufka temiz bir zemine serilip üzerine eritilmiş tereyağı gezdirilir ve çekilmiş ceviz içi serpilir..

Oklava ile bir ucundan kıvırıp dikkatlice oklavaya sarılır.
Oklavaya sarılan yufkalar kenarlarından yavaşça büzdürülerek burma hatları sağlanır ve dikkatlice oklavadan çıkartılıp yağlanmış borcama dizilir.
Tepsi dolana kadar aynı işlem tekrarlanıp en son tüm tatlıların üzerine erimiş tereyağı gezdirlir ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında iyice kızarana kadar pişirilir..
Fırından çıkan tatlıların ilk sıcaklığı geçtikten sonra ılık şerbet ile buluşturulup bir iki saat dinlendirildikten sonra servis yapılır..
Afiyet bal şeker olsunn:))

14 Eylül 2010 Salı

Kabak Tava, Narince Bir Etkinlik !!!!

Günaydınn canlarımm.. Soğuukkkk ve çisil çisil yağışlı bir sabahtan günaydınn hepinize....
Bayramda o kadar çok tarif biriktirdim ki hangisini ne vakit yayınlayayım şaşırdım:)) Hep tarif stoğum vardır zaten ama bu sefer baya bir çoğaldı :))
Bugün sizlerle sevgili Necla Ablamın düzenlemiş olduğu şirin etkinlik için yine Necla Ablamdan öğrendiğim bir tarifi yayınlayacağım size..Bu biraz ondan alıp ona satmak gibi oldu ama bu tarifi çookk beğenmiş olmam diğer denemelerimi solda sıfır  bıraktı..
Çok pratik ve inanılmaz lezzetli bir tarif.. İsmi kabak tava olmasına rağmen, kabak cips, çıtır kabak, kıtır kabak gibi isimlerde yakışır diye düşünüyorum.. Deneyin tadın haklı olduğumu göreceksiniz..
Bizim bahçede tam manası ile kabak patlaması yaşanmakta en çok da babacığım sevdiği için hemen hemen her iftarda yaptım Ramazanda..:)) Anneme de yaptırmadı babacığım Deniz yapcak dedi işten gelip kabakları yaptım afiyetle yedik:)) Normal unla yapılsa da galeta unu veya mısır unu ile de deneyin ben denedim tadı çok nefis oldu!!! Sözün özü şiddetle tavsiye ediyorum..:))
Tarifim Narince Kabak Tadı Etkinliğine Gidiyor!!!
Necla ablam nasıl yapmış ona da bir bakınız tarifin orjinali burada!!!!

Malzemeler:
4 adet kabak
1 kahve fincanı süt
Tuz
1 kase un
Kızartmak için 1 su bardağı sıvıyağ

Yapılışı:
Kabaklar güzelce yıkanıp kabukları bıçak yardımı ile incecik kazınır. Soylmuş kabaklar dikine bıçak sırtı kalınlığında dilimlenir ve geniş derin bir kap içerisinde hafif tuzlanarak süte yatırılır.. 30 dakika sütte dinlenen kabakların sütü süzülmeden unlanarak kızgın yağda arkalı önlü kızartılır..
Sarmısaklı veya normal yoğurt ile sıcacık çıtır çıtır servis yapılır..

Afiyet bal şeker olsun!!!

13 Eylül 2010 Pazartesi

Çilekli Bon Bon

Günaydınnn canlarımm:)) Uzuunn ve çookk keyifli bir bayram tatilinin ardından yine masamın ve bloğumun başındayımm:)) Biraz yoğun bir gün olacak diye tahmin ediyorum tatilin ardından ama olsun tatil harika geçti ve çok güzel anlar yaşadım:)) Umarım sizlerinde bayramı aynı güzellikte geçmiştir..:))
Bayramda bol bol tatlı yedik:) Şaşıracaksınız ama denize girdik:)) Gezdik, asıl doğum günüm 20 Eylül ama hafta arasına denk geldiğinden tatili bulmuşken doğum günümü kutladık erkenden :)) Harika anlar yaşadım hakikaten:))
A Milli Basketbol Takımımızı canı gönülden tebrik ediyorum.. Basketbolla çok alakam olmasa da bu final beni de ekranlara kilitledi.. Dünya ikinciliğini kazanmak bile çok büyük gurur yaşattı. 12 DEV ADAM' ı yürekten tebrik ediyorum:))
Hepinizin geçmiş bayramını kutlarım canlarım:)) En kötü günümüz bayram günü gibi olsun:))
Bugün sizlerle bayram ikramlarından olan çilek pudingli bon bonlarımı paylaşacağım:)) Çilekli puding ile bir
kek yaptım sonra bu keki bonbonlara çevirdimm:))

Malzemeler:
Çilek Pudingli Kek (tarif için tıklayınız)
1 paket çilekli krem şanti
2 çorba kaşığı pudra şekeri
50 gr. beyaz çikolata
3 çorba kaşığı süt
1 çorba kaşığı erimiş tereyağ

Yapılışı:
Burada anlatıldığı gibi hazırlanmış olan keki robotan geçirilip kırıntı haline getirilir. İçine çırpılmış şanti, rendelenmiş beyaz çikolata, pudra şekeri, süt ve tereyağı eklenip güzelce yoğurulur..Elde edilen karışımdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılıp yuvarlanır ve üstleri süte betırılıp şekerler ile kaplanır..
1 saat kadar dinlendirildikten sonra servis yapılır..

NOT: İsteğe bağlı olarak hazır batın kekler ile de hazırlayıp üstünü kapatarak buzdolabında 3 gün saklayabilirsiniz...

8 Eylül 2010 Çarşamba

Herkese İyi Bayramlar !!!!!


Günaydınn sevgili dostlarım.. Arife Gününde yarım günde osa çalışıyor olmak erkenden blog başına getirdi beni çünkü yapacak başka bir işim yok:))

Çok şükür bu yılda tatlı anlarla dolu bir Ramazan Ayını Sonlandırıyoruz.. Allah seneye de Ramazan Ayına erişmeyi nasip etsin bizlere...

Hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.. Ablalarımın ellerinden, yaşıtlarımın yanaklarından öpüyorum...

Bayramı tatil olarak değil bayram olarak geçirmeniz dileklerimle..
Şeker tadında bayramlar hepinize!!!!!

Sevgilerimle,

Deniz..
(Kalpkurabiye-Çilek Kız)

7 Eylül 2010 Salı

Tatlı Pastane Kurabiyesi

Günaydın canlarımm...
Pırıl pırıl bir sabahtan günaydın hepinize sepetimde bol bol sevgiler var sizin için:))
Bugün düne nazaran çok daha iyiyim..Dün boş duramadım çünkü bayramlık kurabiyelerimi yaptım..:)) Hatta akşam Mine Ablam aradı ona da söyledim "iyiyim kurabiye yapıyorum" dedim.. "Ayyy ben diyorum hamarat gelin" dedi, yüzümde güller açtırdı sağolsun..
Yorumla, mesajla, maille, telefonla, facebook aracılığı ile bana geçmiş olsun dileklerini belirten tüm arkadaşlarıma, ablalarıma teşekkür ediyorum..
Gelelim kurabiyelerimize.. Kurabiyeler gerçekten pastane kurabiyesidir...80' li yılların ortalarında İstanbul' un ünlü pastanesi Baylan' da çırak olarak çalışan dayım vermiş bu tarifi anneme.. Hatta metal kalıplar da var ama ben onları kullanmayı sevmiyorum.. Kendi kalıplarımla yapıyorum.. O zamanlar çok yapılır ve satılırmış bu kurabiyeler pastanelerde bilenler bilirler, lakin ben bilmiyorum:))
Kastamonulular veya Kastamonulu tanıdıkları olanlar bilirler özellikle İstanbul' da yufkacı, kadayıfçıların yüzde sekseni Kastamonuludur:)) Ailecek çalışırlar.. Pastacılıkda pek yaygındır kısacası biz hamur işini ve pastacılığı çok seven bir milletiz:)) Dayım da keşke baylandaki kariyerini devam ettirseymiş kimbilir neler öğrenirmişiz..:)) Krem şantisini bile kendi yaparmış pastaların annemm öyle söylüyor..Gel gelelim unutmuş aradan yıllar geçince..
İşte böyle bayramlarda yapar ve ikram ederiz bu kurabiyeleri biz..Sizlerde belki yaparsınız diye buyrun tarife..

Malzemeler:
500 gr. un
200 gr. pudra şekeri
250 gr. margarin
1 pk. kabartma tozu
1 pk. vanilin
2 adet oda sıcaklığında yumurta (1 tanesinin sarısı ayrılacak)

Yapılışı:
Derin bir yoğurma kabına toz malzemelerin tamamı elenir, ortası havuz şeklinde açılır. Açılan havuzun içine iyice yumuşatılmış margarin ve oda sıcaklığında iki yumurta kırılır. Bir yumurtanın sarısı ayrılır. Malzemeler iyice özleşecek şekilde yaklaşık yarım saat güzelce yoğrulur. Çok yumuşak kıvamlı bir hamur çıkıyor.
Elde edilen hamur ikiye ayrılıp merdane ile bir parmak kalınlığında açılıp kalıplarla kesilir.. Yağlı kağıt serili tepsiye sıralanmış kurabiyelerin üzerine yumurta sarısı sürülüp çatalla çizilir ve önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında 25 dakika pişirilir.

NOT: Dayanıklı bir kurabiyedir. Cam kavanozda hava almayacak şekilde yaklaşık iki hafta saklanabilir..Özelliği kalın kalın olmasıdır:))

Afiyet Bal Şeker Olsun....

6 Eylül 2010 Pazartesi

Pelteli Bisküviler

Günaydın canlarımm... Bu sabah sizlere bulutlu bir havadan ve hasta hasta merhaba diyorum!!!! Bayram öncesi bu ne böyle anlamadım ama ne yazıkki hasta oldum!!!
Geç de olsa Mübarek Kadir Gecemiz Mübarek Olsun canlarım...Papatyam ve ASlıcığım dün akşam bana mesaj attıklarında parmağımı kıpırdatacak halim yoktu ki hala yok.. sanırım öğlene kalmaz evin yolunu tutarım ben....
Bayram geliyor mübarek Ramazan Ayının son günlerini yaşıyoruz.. Ufak ufak çalışmalar başladı..Sizlere bayram şekerinin yanında hoş bir ikramlık tarifi vereceğim bugün..Bizim ev halkı çok beğendiler..Üstelik her türlü meyvenin peltesi ile yapabilirsiniz.. Alternatifler çok fazla.. Ben geçenlerde yaptığım Kavun Pelteli Kedidili Pastamdan artan kavun peltesi ile yaptım.. buyrun bakın..

Malzemeler:
2 paket petit beurre bisküvi
Mevye peltesi (tarif için tıklayın)

Yapılışı:
Hazırlnamış ve soğumuş olan meyve peltesini bir  bisküvinin üzerine bolca sürüp üzerine ikincisini yapıştırılır ve servis tabağına sıralanır..Tercihen üzerlerine çikolata sos da gezdirebilirsiniz..

İşte bu kadar!!!! Deneyin beğeneceksiniz.. Özellikle çocuklar için nefis bir alternatif!!!

Afiyet bal şeker olsun!!!

3 Eylül 2010 Cuma

Bahçenin Yeni Üyeleri :))

Merhabalar Canlarımm... Bu sefer cumartesi gününün pırıl pırıl sabahından değil bol yıldızlı parlak bir gece yarısından yazıyorum sizlere.. Sebebi ise yarın işyerinde vakit bulamayacak olmam.. Hazır evdeyken  ve vaktim varken sizlere bu haftaki bahçe maceramı anlatayım dedim...
Bu arada sevgili Papatyam Teyze oldu.... Hayırlı Haberlerini Sahurda aldımm:))) Allah küçük bebeği analı babalı büyütsün inşallahh hayırlı olsun diyoumm..
Bu paticikte nedir?? Evet bunu soruyor olabilirsiniz..Bu paticikler bahçemizin evimizin, ailemizin yeni fertlerinden bir tanesine ait..Bize yeni katıldı keratalar ama çok sevdik vesselam:))

Çok tatlılar çok şekerler çok şirinler.. Biri dişi biri erkek.. Aslan ve Küboş :)) İsim anaları ve babaları annemle babam:)) Zira biz sevmekten isim bulmayı düşünemedik...

Çookk hınzır bu iki yaramaz bir dakika durmuyorlar.. Hep bir yarış bir telaş bir oyun içindeler..

İkiside yirmibeşer günlük minicikler.. Bol bol süt içip tavuk yiyorlar.. Babam kasaplardan marketlerden çorbalık diye adlandırılan tavuk parçaları alıyor yalnızca sütle ve bu tavuklarla besleniyorlar.. Birde bayat bisküvi yiyorlar tabii:))

Küçücük bebek oldukları için de ne bulurlarsa çekiştiriyorlar oynuyorlar.. Kapı önünde terkil ayakkabı görmesinler hemen arabanın altına veya kulübelerine taşıyorlar.. Babamın alet çantası da nasibini alıyor tabii.. Tornavidalar, eldivenler, üstübüler hep bahçelerde.. Ama terbiye ediyoruz yavaş yavaş..:))

Yukarıda gördüğünüz gibi babacığımın eldiveni zayi olmuş:)) O kadar fıkır fıkırlar ki bir de kangal köpeklerinin doğalarındaki dövüşçülük ruhu onları ekstra hareketli kılıyor.. Hep bir dövüş bir hareketlilik içindeler..

Çok minik olduklarından kucağa da alınabiliyor.. Her türlü aşı ve ilaçları yapıldığından tereddütsüz kucaklıyorum onları..

Şu tatlılığa bir bakarmısınız küçük olan herşey ne kadar da güzel...

ve akşam olduğunda bu yorgun minik bedenler uykunun kollarına bırakıyorlar kendilerini..

üstteki uyuyan yaramaz oğlan Aslan' dı, Alttakide tatlişkom benim Küboş' um..

Ne kadar şirinler değil mi.. Onları çok sevdik biz onlarda bizi.. Akşam işten geldiğimizde paçalarımıza bir atlayışları ver ki sormayın gitsin:)) Her halleri her şekilleri tatlı:))

Bu masum manzara ile sizlere mutlu bir haftasonu diliyorumm..
Zira ben pazar günü markette ve çarşıda bayram alışverişinde olacağım.. Planlarımı yaptım listelerimi çıkardım herşey hazır...
Hepinize kucak dolusu sevgiler, hürmetler...

Tas Kebabı

Günaydın canlarımmm:))))
Mübarek Ramazan Ayının son Cumasından kucak dolusu sevgiler, hürmetler hepinize..
"Rabbimiz! Güçsüzlüğümüzü ve Senin isteklerini yerine getirmedeki yeteneksizliğimizi Sana şikayet ediyoruz. Üzüntümüzü ve tasamızı da yalnız Sana arz ediyoruz.
Özünün hakikati ve yüzünün nuru üzerine yemin ederiz ki, Sana duyduğumuz ihtiyaç, Senin zenginliğine denk! Sana olan ihtiyacımız Senin büyüklüğün kadar...
Bildirdiğin ve gizlediğin tüm isimlerini ve Kur'an-ı Kerim'i, kalbimizin baharı, gönlümüzün nuru, sıkıntımızın ilacı yap.
Amiinn"
Dünkü blog kardeşliği yazıma yaptığınız yorumlar beni çok sevindirdi... Düşüncelerimin ne kadar gerçek olduğunu anladım birkez daha.. Hepinizi çok seviyorum...
Bugün sizlerle Türk Mutfağının en nadide yemeklerinden olan Tas Kebabını paylaşacağım...Ben asıl usülü olan salçasız şekilde pişriyorum daima:) Denemenizi şiddetle öneriyorum hem bereketli, hem lezzetli..
Aşağıda sizlerle doğranmış domates fotoğrafı paylaştım ne alaka diyebilirsiniz ama bu domatesler bizim bahçedekiler daha olmadığı için köylü pazarlarından alınmıştı.. O kadar kırmızı ki yemeğe bu sefer salça koydum sandı bizim ahali:)) Bahçe domatesi yine kırmızılığına doğallına bir bakın diye eklemek istedim:)
Sevgiler..


Malzemeler:
1 kg. kuşbaşı kuzu eti
2 adet soğan
1 adet domates
Tuz, Karabiber
Bir defne yaprağı
1 çorba kaşığı tereyağı
2 su bardağı sıcak su
Üzerine kızarmış patataes


Yapılışı:
Kuşbaşı doğranmış etler tencereye alınıp kısık ateşte suyunu salıp çekene kadar sotelenir..Etler suyunu salıp çektiğinde yemeklik doğranmış soğanları eklenip sotelemeye devam edilir..


Küp doğranmış domatesler de eklenip tuzu, karabiberi ve defne yaprağı ilave edildikten sonra biraz daha harmanlanıp 1 çorba kaşığı tereyağı eritilip üzerine gezdirilir ve sıcak suyu eklenip kısık ateşte pişmeye bırakılır..
Pişen tas kebabı üzerine küp doğranıp kızartılmış patatesleri ilave edilerek sıcak sıcak servis yapılır..


Afiyet bal şeker olsun...

2 Eylül 2010 Perşembe

Patatesli Kıymalı Poğaça ve Blog Kardeşliği

Günaydınn canlarım....Hava bululu, kasvetl, karanlık ve sulugöz olsada biz onu pırıl pırıl hayal ediyoruz...Sebebi yağmura çok ihtiyacımızın olması..Değil mi?? Evet o yüzden güzeell pırıl pırıl bir sabahtan merhaba diyorum sizlere sepetlerim dolu yine:))
Efendim söze blog arkadaşlığı ile başlamak istiyorum, ben gerçek hayatta çok fazla arkadaşı olan bir kimse değilim, az ve öz seçilmiş kişilerdir gönül kapımı açtığım.. Bu blog alemine karıştım karışalı birbirinden güzel arkadaşlıklar, kardeşlikler edindim.. Çok kişi ile konuşuyorum ancak gönül kapımı araladıklarım kendilerini biliyorlar..
Şu günlerde hayatlarında önemli şeyler olanlardan bazıları;
Bir tanesi, sevgili Yeşim Ablacığım; çok şükür babacığı şifalara erdi.. Sağlığına kavuşuyor.. Kendi adıma çok sevindim..Dualar ettim Allah kabul etti çok şükür dedim...

ve sevgili Mine Ablacığım, Mis Kokulu Lezzetler bloğu ile bizlerle tanıştı ve onu çok sevdik dün birinci yaşını kutladı...Canı gönülden tebrik ediyorum bir kez daha nice güzel yıllara ve paylaşımlara diyorum..

ve Sevgili Hilal Ablacığım... LG TASTES GOOD 2010 Yarışmasında Tepside içli köftesi birinci oldu, sevgili CANKA' sı Ayşen Ablada Pilav Itri'si ile ikinci..Ülkemizi ve kendilerini Dubaide gösterecekler...Dualarımız onlarla..

Bir de sevgili Papatya Prensesim; Gece yarılarında bile dertleşip küçücük sırlar paylaşabiliyoruz.. Birbirimize destek olabiliyoruz...
Bu örnekleri verdim diye sanmayın bu kadar elbetteki tümm arkadaşlarımı çok çok seviyorum..Tek tek yazmasam da hepsi benim kendilerine olan davranışlarımdan bendeki yerlerini bilmekteler..
 Bu örnekleri vermekteki asıl amacım sanal da olsa, birbirimizi göremiyor olsak da, ayrı şehirlerde yaşasak da birşeyleri paylaşmayı başarabiliyoruz...
Asıl Mesajım ise; Blog Kardeşliği Gerçektir!!!!!
ve bugünün tarifi....Sahurda veya iftardan sonra çayınızın yanına eşlik edecek patates ve kıyma ile bütünleşmişş nefisss puful puful poğaçalar...

Malzemeler:
5 su bardağı un
1 çorba kaşığı kuru maya
1 su bardağı süt
2 çorba kaşığı sıvıyağ
1 yumurta akı
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker
Aldığınca ılık su
İç Malzemesi:
4 adet haşlanmış patates
50 gr. kıyma
1 adet kuru soğan
bir tutam maydonoz
Üzeri İçin:
1 yumurta sarısı
Susam, çörekotu

Yapılışı:
Kuru maya ılıtılmış süt ve tozşekerle birlikte kabarmaya bırakılır..
Un ve tuz harmanlanıp derin bir kaba elenir ortası havuz şeklinde açılıp kabaran maya dökülür.. Maya hamura yedirildikten sonra yumurta akı ile sıvıyağ eklenip azar azar un ilavei ile ele yapışmayan bir hamur elde edilir.. Yumuşak kıvamlı bir hamur olacak...
Yoğrulan hamur üzerine nemli bir bez örtülerek 2 saat kadar sıcak bir ortamda mayalandırılır...
İç malzemesi için; patatesler rendelenir, soğanlar yemeklik doğranıp sıvıyağda pembeleştirilir, kıyması ve tuzu eklenip kavrulur en son patatesler eklenip harmanlanır ocaktan alınıp soğutulur..
Mayalanan hamuran yumurta büyüklüğünde parçalar koparılıp el yordamı ile açılır içine iç harçtan bir çorba kaşığı konup yarım ay şeklinde kapatılır..
Hamur bitene kadar işlem tekrarlanır..
Yağlı kağıt serilmiş tepsiye sıralanan poğaçaların üzerine yumurta sarısı sürülüp susam çörekotu serpilir ve 10 dakika tepside bekletilip önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında kızarana kadar pişirilir..

Afiyet bal şeker olsun..

1 Eylül 2010 Çarşamba

Patates Kroket

Günaydın canlarım...Gökgürültülü ve yağmurlu bir sahur yaşadık bu gece, sabah da aynı şekilde devam ediyor...:)) Bol gürültülü ve yağmurlu bir sabahtan günaydınn herkese...
Sıcaklar hepimizi çok fazla baymıştı doğrusu iyi geldi bu serinlik...:)
Bugün sizlerle sevgili dostum Aslıcığımdan bir tarif paylaşıyorum....Ben kroket hamurunu akşamdan hazırlayıp dolaba kaldırıyorum, sahurda çıkarıp kızartıyorum bizimkiler de bayılıyor..:))Çıtır çıtır yemeye doyulamayan bir lezzet emin olabilirsiniz..
Aslıcığım nasıl yapmış merak ediyorsanız ve Aslıcığımın yeni temasını görmediyseniz buraya tıklayınız!!!

Malzemeler:

5 adet orta boy haşlanmış patates
1 çay bardağı ezilmiş beyaz peynir
1 adet yumurta
2 çorba kaşığı nişasta
2 çorba kaşığı un
1 çay kaşığı kabartma tozu
Tuz ve karabiber
Üzeri İçin:
1 adet yumurta
1 kase un
1 kase galeta unu
Kızartmak İçin: Sıvıyağ

Yapılışı:
Haşlanmış patatesler rendelenip sırası ile verilen tüm malzemeler sırası ile eklenir, iyice karıştırılıp güzelce yoğrulur.. Ele yapışıyorsa eğer azar azar un takviyesi yapılabilir.
Yoğrulan patatesli hamurdan eller ıslatılarak ceviz büyüklüğünde parçalar koparılır, el yordamı ile şekil verilip önce una sonra yumurtaya en son galeta ununa batırılıp fazla kızgın olmayan yağda çevirerek kızartılır..
Kızaran kroketler servis tabağına alınmadan önce kağıt havluda bekletilir, fazla yağı süzdürülür..
Sıcak sıcak servis yapılır..

Afiyet bal şeker olsun...